Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Eylül '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
6344
 

Çok konuşuyorum, sorunluyum...

Çok konuşuyorum, sorunluyum...
 

Bunları ben söylemiyorum elbette. Etrafınıza bir bakın, biri sürekli aynı konu hakkında konuşuyorsa o konu ile ilgili sorunları vardır demektir.

Sürekli güvenden söz eden birinin, güven konusunda endişeleri ve sorunları olduğu gibi sürekli seksten, seksle ilgili konulardan ya da evlilik ya da endişesi olduğu konulardan bahsedenlerin de bu konu ile ilgili sorunları var demektir.

Sürekli konuşup kendini ifade etmek zorunda hisseder böyle tipler. Hani dünyada başka bütün sorunları bitirmiş, tek derdi o kalmış gibi, sürekli konuşur. Konu hiçbir zaman ileriye gitmez. Aksine sürekli aynı şeyleri geveler durur. Bir bakarsınız ortamı farklıdır ancak konuştuğu konu hep ama hep aynıdır.

Ezilmişliğin verdiği acı ile hiç durmadan, sanki dünyaya inat konuştukça konuşur. Aslında farkında bile değildir sorununun. Ona yardım edecek olan kişi konuştuğu kimseler değil bir usta yardımıdır. Yani bir doktora gitmesi gerekmektedir.

Aslında iyi prim yaptığını düşünür. Hani böyle cesurca konuşup, etrafındakilerin ondan çok etkilendiği düşünür ve çizdiği karaktere herkes gibi kendi de inanır bir süre sonra.

Özgür ruhlu biri, her şeyi konuşan ve herkese kafa tutan, cesur kişi, O…

Çok okur, çok konuşur.

Bilmediği tek şey ise; aslında kimse onu dinlemiyordur. Kandırdığı sadece kendisidir.

Merak ediyorum aslında, böyle kimseler gece olup da, başını yastığa koyduğunda yani aslında gerçek kendisiyle baş başa kaldığında, ne hisseder?

Merak ediyorum; gerçek kendi ile yüzleştiğinde kendi yüzüne bakabilir mi?

Merak ediyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne diyeceğim bak. Eğer bu yazıları devemlı yazan biri araştırma yapıp öğrendiklerini bizlerle paylaşıyorsa bu güzel bir şey bunda ne var ki. Ama sizin dedikleriniz gibi araştırma yapmadan bu yazıları okunsun diye yazanlar da var herhalde siz bunlardan rahatsız oldunuz bunun farkındayım. İnanıyorum ben bu yazıyı daha önce okudum diyen o blogları okumayacaktır. En baştan okunma sayısını yüksek tutanlar sonradan sayıları düşdükçe gerçeklerle yüzyüze kalacaklardır. Bundan emin olun ve fazla kafanızı bunlarla yormayın derim. Sevgi ve saygılarımla.

Ahmet Üstündağ 
 17.09.2007 11:05
Cevap :
bu yazıyı anlamış olmanıza öyle çok sevindim ki anlatamam. inanın bu yazıyı yanlış anlamak için herkes elinden geleni yaptı. ben ne cinselliğe ne de cinsel konularda yazanlara karşıydım aslında. ben tamamen bunu yem olarak kullananlara karşıyım hepsi bu. size çok ama çok teşekkür ediyorum.Sevgilerimle...  17.09.2007 12:36
 

asana hak veriyorum. bununla birlikte bu konuyla ilgili gördüüm ikinci bloğun belki başka da vardır. yazında bir şeydençok bahseden demişsin ya. eğer bu konudan da çok bahsedersen, acaba yanlış anlaşılır mı? okurken aklıma geldi paylaşmak istedim. bu arada benhep anılarımdan bahsediyorum. bu nasıl olcak? sevgiler saygılar arkadaşın karga...

karga 
 11.09.2007 18:42
Cevap :
Ben de evlilikten korkuyorum mesela kendimi savunmak için bazen çok konuştuğum oluyor. herkese oluyor bunlarrr... Belki sizde geçmişinizi özlemişsinizdir. Olamaz mı?  12.09.2007 9:28
 

en üstteki siyah kurdele zaten amacını yansıtıyor, tamamıyla siyahlara bürünmen , yenilgi olarak algınabilir, içindeki renkli, yumuşak ve espirili kişiliğini sayfana yansıtmanı diliyorum. Yanlış anlama sadece bir öneri olarak ; konuyu ve tarafları bilmiyorum ama bırak bu polemiği onların istediğini yapıyorsun eski yazıalrına dönmeni öneririm :)) sevgilerle

erol aslan 
 09.09.2007 20:33
Cevap :
Teşekkürler Erol Abi. Sözünü dinleyeceğim. Sevgilerimle...  10.09.2007 14:32
 

Sürekli aynı şeyden ısrarla bahseden kişi de anlattığı şeyin bozukluğu vardır. Hırsız yiğitliğini anlatırken hırsızlığını ele verirmiş...çokça yazılanrlarda böyle. yazılanların aslında kahramanı yazanlardır. öyle olmasaydı neyi nasıl yazardık.

Ahmet SEVEN 
 08.09.2007 11:09
Cevap :
Mesela ben sürekli Evlenmicem diyorum çünkü bu konuda sorunum var çünkü çok korkuyorum evlilikten. Neredeyse nikah masasından kaçtım ben yaaa... Yani neredeyse. Henüz doktorluk olmadım olunca giderim. Ahmet Bey yorum için çok teşekkürler.  10.09.2007 14:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 139
Toplam yorum
: 1145
Toplam mesaj
: 191
Ort. okunma sayısı
: 3163
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

Ya herşeyim ya hiçim.... Birbirinden güzel fotoğraflarıyla yazılarımı destekleyen canım arkadaşı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster