Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ekim '11

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
420
 

Çok mutsuz olacağız!(Fenerbahçe-İBŞB Maçı)

Çok mutsuz olacağız!(Fenerbahçe-İBŞB Maçı)
 

Hakemlerimiz sütten çıkmış ak kaşıkmış! Benim gözümde asla değil !


)Hiçbir şey daha iyiye gitmiyor.

Ölmek üzere olan bir insanın son bir nefes alışı aşamasındayız. Derinden, güçlü ve olabildiğince tatlı.

Sokaklarda yürüyenlerden hiçbir haz alamıyorsanız kendinizi suçlu hissetmeyin. Bilin ki onlarla paylaşacak hiç bir şeyiniz kalmamış zaten. Her şey bir başkasının zararı ve mutsuzluğu üzerine kurulmuş; Beğenmiyorsan başkası sırada, İşine gelirse; türünde söylemleri her zaman, her yerde size söylenebilecek alelade sözler arasında olduğunu siz de çok iyi biliyorsunuz artık. Her meslek grubunda yer alan insanlar bu sözle mutlaka haddini bilmeye zorlanmıştır. Ve hiçbir zaman bu sözü hiç kimsenin söylemeye hakkı olmadığı gerçeğini unutularak.

Televizyon seyrediyorum, hiçbir zevk ve haz almayarak. Sadece dışarısı daha korkutucu, ürkütücü ve daha  riskli diye evimden dışarı çıkamadığımdan televizyonlarda konuşulanların ne kadar iğrenç, ne kadar taraflı, ne kadar yönlendirici olduğunu göre göre öylesine bakıp duruyorum işte.

Televizyon yayınlarının büyük bir bölümünü işgal eden futbolda, yaz aylarında yaşanan olaylara rağmen hala aynı söylemlerin, yorumların, bakış açısının, kollama ve kayırmaların aynı şekilde devam etmesini artık çok iyi anlıyorum.

Şikeyi, şikeli bir tavırla yok etme” gibi garip ayak oyunları ile uğraşıyoruz. Ve taraflı tarafsız herkes bu oyunun bir gönüllü taraftarı olarak yaşayıp gitme sevdasında.

Ne garip çelişki değil mi?  Çok basit bir şike davasında “Adalet sistemine güvenmeyip taraftar ve çıkarı olanların buna karşı çıkmasını  gönül bağı ve hislerle veya menfaatle açıklayabilirsiniz. Haklısınız. Bende belki de aynı şekilde davranırım sanırım. Ama bir de diğer taraftar gruplarının ne hissettiğini, hissedebildiğini de düşünmek için iyi bir fırsatı ne yazık ki bencillik ve kibir yüzünden elinizin tersiyle itebilirsiniz. Mutlaka kendinize göre bir mantıklı açıklamanız vardır.

Başlangıçta belirttiğim gibi sokaklardaki yabancılığınız her şekli ile artmasından şikayetçi olmayacağız.

Bu hafta yaşanan futbol şöleni bir maç hariç seyredilmekten doyulamayacak olması futbolda gerekenlerin yapıldığı içindi. Harika maçlar izledik. Harika goller seyrettik. Çıkması gereken kartlar çıktı. Verilmesi gereken penaltılar verildi. Muhteşem bir haftayı bir maç hariç kapadık.

Fenerbahçe-İ.Büyükşehir maçı hariç.

Şimdi önyargılardan uzak bir şekilde düşünmeye çalışmanın aldatılmamak için gerekli olduğu düşüncesi  ağır basarak yazıyorum.

Televizyonda futbolcu iken şeytan olarak lakap verilen yorumcu şeytanca yorum yapıyor. 

Üst kameradan bakınca penaltı gibi duruyor, kale ardı kamerasında penaltı değil diyor. Ne kadar da haklı. Dedim ya şeytanca yorum, hatta şeytana şapka çıkartacak türden. Ama ne yazık ki hala gören bir göze sahibiz ve görüyoruz.

Teknoloji sayesinde maçlar sesli verilse körü körüne inanacağız ama şimdi öyle değil! Üst kamerada görünen bir elle itme  ve arka ayağa tırpan. Ve kale ardı kamerası dağların arkasını gösterebilecek bir donanıma sahip değil!

Futbolcu sarı kartlı, ve bir başka topu elle kesiyor.

Geçen yıl Karabük maçının yağlı güreşçisi ya da greko Romencisi, bekliyorsun, taraftarı eyvah diyor. Hakem  benden kıyak devam ulan devam diyor. Be ne dersem o olur!Adam topu almış gidiyor, tozu dumana katarak. Bir de bakıyorsun çekilmiş, düşürülmüş ama ikinci sarı kart yok. Kıyağa devam.

Ben ne dersem o olur!

Adam ceza sahası dışında indirilmiş ama televizyondaki muhterem yorumcunun yorumuna bakınca her şey o anda bitiyor. Yok kardeşim diyorsun. Bu ülkede maç falan seyredilmez, herhangi bir takımın taraftarı da olunmaz.“Çekmiş ama o çekme ile adam düşmez, düşmeyebilirdi. Attı kendini,azıcık formadan çekilme ile düşülmemeli” Adam fizik kurallarını ezbere biliyor ya. Kime ne kadar kuvvet uygulansa alaşağı edilebir diye.

Gülüyorum.

Ve televizyonda çok tartışılan bir futbolcu. Milli takımda iken ıslıklanmış. Sevecen, sempatik tavırlarıyla kafamda onlarca soruyu oluşturan altı aylık baba. Keşke seni maçlarda da böyle sevecen, sempatik görsek de sende bizim harika çocuğumuz olsan diyemeden alamadım kendimi.

Bir tek yorumu hariç; şöyle diyordu;  “Geçen sene kazandığımız şampiyonluk anamızın ak sütü gibi aktı” Keşke bu sözü duymasam. Mahkemenin vereceği kararın ne olacağı belli değilken! Ya mahkeme evet şike var, dedi.  Yabirileri sizin rakibinize adam gibi oynamayın demiş ise ve siz oynamış gibi kendinizi sanıyorsanız.. Birisi sana bu sözü hatırlatırsa ne söyleyeceksin merak ediyorum.

Ve Kulüpler Birliği yeni bir futbol yasası, tasarısı üzerine çalışıyor. Cezaların hafifletilmesi için. Ben bir taraftar olarak şunları öneriyorum;İlk kurban Fenerbahçe olmasın. Haklısınız. Bu güne kadar bir çok herzeler yenmiş belli. O zamanlar böyle yasalar yoktu diye onlar aklanmadı, aklanmıyor, aklanmayacak.

Tarihte olanları hiçbir şekilde temizleyemezsiniz. Yaşananlar yaşandığı gerçekte kalırlar. Yasa değişsin. Cezalar azaltılsın. İçeridekiler  çıkartılsın. Yeni bir fiyasko yaşanmayacağı garantisini  bu anlayış ile, bu medya ile, bu hakemler ile kim garanti ediyor, ya da edecek. Normalde liglerin başlaması gereken tarihte play of maçları icat edebilecek Ali Cengiz yonunun başrol oyuncuları TFF mi?

Şikeyi şike ile kapatmaya çalışan bir yönetim anlayışı ile mi?

Bu gün Türk futbol tarihinde bir maç hariç her şey harika idi. Muhteşemdi.  Harika goller, harika futbol, harika mücadele.

Bir maç hariç; Fenerbahçe-İ. B. Ş Belediyesi. İlk yarıda zavallı bir futbol, güven sorunu yaşayan ülkem futbolunda yine mi dedirten hakem kararları ve bir kesim hariç herkese rahatsız eden maç.Birisi bana bu Fenerbahçe’ye en son ne zaman penaltı golü atıldığını söylesin.

Doksan artılardaki bir gol için ofsayttı değildi tartışmalarını medyaya pompalayan teknik adamlar ve buna balıklamasına atlayan gazetecileri Allah’a havale etmekten başka yapabileceğiniz bir şey yok.

Bir Fener sevdası tüm doğruluğumuzu, adalet anlayışımızı, bizi yok ediyor farkında değiliz. En kötüsü bu yaşananlardan en çok Fenerbahçe’nin sevdalı seyircisi zarar görüyor. Gerçek bu.

Ne yendiklerinde zevk alıyorlar ne de yenildikleri zaman eyvallah. Futbolda bu da var deyip kabullenebiliyorlar. Beraberlik bile onların mutsuz olmasına yetiyor. Öyle bir hale getirildiler ki mutlak ve ezici bir skorla galip gelmeliler anlayışı onlara medya tarafından bir şekilde pompalanmış. Bu duygu ne kadar sağlıklı tartışılabilir. Bir yerde bir şekilde patlak verecek ve birilerinin canı yanacak.

Maçlar eskisi gibi zevk vermiyor. Alınan galibiyetin veya yenilginin anlamı kalmamış. Öylesine, dışarısı daha riskli olduğu için televizyon başında maç özetlerini seyrediyorum. Duyarsızlık içerisinde. Yorumlara gülüyorum. Yorumculara kızgınlık anımda garip bir tebessüm kaplıyor yüzümü. 

Bu mu yani ! diyorum.

Buymuş.

Bu ülkede yaşanan ve yaşanabilecek en kalite günler bu günler diyorum, yaşanacak olanlar daha berbat ve iğrenç olacak diye  büyük bir korku var içimde.

Meraklanmayın daha çok mutsuz günlerimiz olacak. Sen beni düşünmüyorsun, ben seni düşünmüyorum. Kimse kimseyi düşünmüyor.

Empati denen şeyi hiç yaşayamayacağız.

Haksız ama olsun ben kazanayım anlayışı ile gidebildiğimiz yere kadar gideceğiz.

Para- çıkar- yayıncı kuruluş çıkarları için katledilmeye çalışılan ve topluma  dayatılan uç fikir ve davranışlar  yaşanacak olanlardan sonra doğru denilen şeyi (suç ve ceza,adalet-gurur-hak gibi kavramları)bir daha ağza alırla mı bilemem ama bu yüzsüzlük, bu pişkinlik  ve bizde de bu unutkanlık olduktan sonra neler olmaz ki?

Elektriğe zam, doğal gaza zam.

Ülkede en uç ne varsa o yaşanıyorken saflık yapıp daha mutlu günler beklentisi içerisinde olmamayı öneriyorum. Hani hayal kırıklığı yaşamayın diye söylemiş oldum. Gaziantep-Beşiktaş maçı ertelensin ertelenmesin lagara lugarasına girmenin yeri ve vakti değil şimdi. O maça kadar oynanan tüm maçlar( Fenerbahçe-İBŞB hariç) tüm maçlar harikaydı. Nefes kesiciydi.

Sağlıcakla kalınız.   

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 66
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 466
Kayıt tarihi
: 10.01.09
 
 

Tarih Öğretmeniyim. Trabzon/Of doğumluyum. Yazmayı seviyorum. Yazanları, yazarak paylaşanları daha ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster