Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Şubat '12

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
1506
 

Çok okunan Blog yazarı olmak

Çok okunan Blog yazarı olmak
 

Milliyet Blog sayfasında şimdiye kadar yayımladığım eser ve yazılarım içerisinde geçen hafta yazmış olduğum bir tanesi (ilk kez bir eserim) yaklaşık 3000 kez okundu ve haftanın en çok okunanları arasına girdi. Şimdiye kadar ki okunma ortalamamın 300 olmasına rağmen nasıl mı bu kadar tıklandım? Şöyle:

Daha önceden beri “Edebiyat” alanında yazılar yani öykü ve şiirler yazıyor ve bloguma ekliyordum. Doğal olarak ülkemiz edebiyat okurunun azlığı, amatör yazarlara kapalılığı gibi sebepler yüzünden çok az sayıda okura ulaşabiliyordum. Bu sebeple, nasıl daha fazla okunabileceğim üzerine kafa yormaya başladım. Güncel konularda yazdığım küçük köşe yazılarını da eklemeye karar verip uygulamaya koyuldum.

Eurovision şarkı yarışmasında Türkiye’yi temsil edecek şarkının belli olduğu döneme rast gelmişti bu süreç, temsilcimiz Can Bonomo hakkında da İlluminati’ye üye olduğu, Yahudi olduğu gibi birçok iddia ortaya atılıyor, şarkımız “Love Me Back” hakkında da yerinde olan olmayan birçok eleştiri ve görüş ileri sürülüyordu. Ben de, bu hususta düşünce ve tenkitlerimi kaleme almaya karar verip hemen işe koyuldum ve nihayetinde “Can Bonomo ve İlluminati”  başlıklı yazıyı yayımladım. (Yazı için : http://blog.milliyet.com.tr/can-bonomo-ve-illuminati/Blog/?BlogNo=350382) Sonuç ortada. Bu kadar çok blog yazarını ve blog yazısını kapsayan Milliyet gibi bir blog ve haber sitesinde başarının ölçütü bence elbette ki çok okunabilmek ve bunu istikrara taşımaktan geçer. Yazı yazmanın amacı okunmak olmayabilir lakin yazılan yazıyı yayımlamanın amacı okunmaktan ibarettir. Ne kadar çok okunursanız o kadar amacınıza ulaşmışsınızdır. Yazının redaktif başarısı, dil, yazım ve imla kurallarına uygunluğu, anlatım nitelikleri ise apayrı bir şey, sakın ola karıştırmayalım. Bu saydıklarım, yazarın değil yazının niteliğini ve başarısını ortaya koyar. Bir yazar, ne kadar nitelikli yazarsa yazsın, 7-8 kez okunmaktan öteye gidemeyebilir ve bu da onu daha ileri götürmeyecektir. Edebiyat ve yazın alanında yazının niteliği önemli, yazarın ki önemsiz iken, blog yani sanal alanda yazının niteliğinden ziyade yazarın ön plana çıktığı aşikardır.

Bu yüzden, başarılı bir blog yazarı olunmak istiyorsa benim gözlemim şudur ki; güncel ve okunan kategoriler analiz edilmeli, bu kategorilerde sıkça okuyup gündem konusu teşkil eden hususlar belirlenmeli ve bu konularda iyi araştırıp iyi bir şekilde kaleme alarak ve farklı açılardan bakarak yazılar yazılmalıdır. Yani 1- kategori araştırması 2- gündem araştırması 3- konu araştırması iyi yapılmalı, 4-sıradışı olan uslüp veya bakış açıları ile 5- ilgi çekecek başlıklar seçilerek yazı kaleme alınmalıdır. 

Daha sadece bir yazısı çok okunan biri olarak sanmayın ki ders veriyorum. Kendi yolumdan ulaştığım ilk sonucu gözlemleyerek bir deneme yanılma sürecine sizleri de davet ediyorum.

Saygılarımla,
Av. Arda İNAL

Hüseyin Başdoğan, Merve Tfkçi bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhabalar... Yazınızı az önce anasayfada gördüm ve merak edip tıkladım. Son bölümde belirttiğiniz tanım bana eğreti geldi ve bunu belirtmeden geçemedim. Başarılı blog yazarı tanımınız çok ama çok yanlış bana göre. Başarılı yazar tıklarla mı ölçülüyor. Bazen öyle kötü usluplu öyle kötü konular öyle çok tık alıyor ki bu yazanın başarılı olduğunu göstermez öyle değil mi? Bunun tam tersini düşünürsek de çok güzel yazılmış bir yazı bazen gözden kaçıyor bazen de konusu gereği atlanıp fazla tık alamamışsa bu yazanın kötü bir yazan olduğunu göstermez... Bu arada kulağıma gelen sağlam duyumlarda fazla tık almayan yazılarını sil ki okunma oranın artsın diyenler de varmış. Örneğin son yazılarımdan Cabaret az tık aldı siler miyim, asla! Ortalama şu bu tık mık umurumda değil, okuyan 200 kişiye hakaret etmiş olurum silersem, hem zaman harcayıp parmaklarımı zihnimi yormuşum, güzel bir oyunu önermişim, benim kıymetlimdir yazılarım, yorumlarım, az veya çok tıklarım. Naçizane fikrimdi... Sevgiyle kalın

Sema Sener 
 28.02.2012 19:48
Cevap :
Diğer yorumlara verdiğim cevapları okumuşsanız bilirsiniz ki benim de görüşüm aslında sizinkiyle aynı. Bu yazı magazinel konuları işleyen yada konuları magazinel olarak işleyen ve çok tıklanmayı amaçlayıp başlığı şişiren kimselere yapılmış bir tenkîdî yazı idi. Tezatlardan yola çıkarak insanları belli bir noktaya ulaştırmayı hedeflemiştim. Amacıma da ulaştığımı düşünüyorum. Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazıma kıymet verip okuduğunuz için de... sevgilerimle.  29.02.2012 9:07
 

Çok okunmak amaç olmamalı.Yazdıklarınızla insanlara bir şeyler veriyor olmak daha önemlidir.Ben çok okunan bir yazar değilim ama örneğin 2008 yılında yazdığım yazının bugün hala okunuyor olması ilginç değil mi?

Kerim Korkut 
 28.02.2012 6:28
Cevap :
Öncelikle yorumunuz için teşekkür ederim. Ben de size katılıyorum. Yazım da kendim için değil aslında tenkitsel olarak çok okunan bir yazar olmak adına magazinel başlıklar ve bloglar yazan kişiler için bir değerlendirme niteliğindedir. Saygılarımla.  28.02.2012 13:20
 

Ödüm kopar, googl'den kaynaklanan "hormonlu" tıklardan. Dopingtir bu! Ayrıca; bu sitede yayımladığım yazıları "ESER" diye adlandırmadım! Biraz "haddimi" bildim yani!Ama yine de siz bir soruşturuverin bakalım;"Halayın başı" kim miş? Selamlar, saygılar. Not: Profillerde kullanılan "vesikalık" fotolar hakkında da bir araştırma yapın isterseniz. Cep telefonuyla da olsa çok daha "naturel" pozlar elde edilebiliyor. Yine de siz bilirsiniz tabi:)

Ümit Culduz  
 27.02.2012 23:03
Cevap :
Öncelikle yorumunuz için teşekkür ederim. FSEK kanununda "eser"in yanımı yapılmış ben de bu tanıma istinaden hareket ederim. Bunun had bilmekle alakası olduğunu düşünmüyorum yani. :) Fotoğraf hakkında neyi kast ettiğinizi anlayamadım lakin ben fotoğrafımdan memnunum teşekkürler.   28.02.2012 9:20
 

Okumak ve okunmak güzel bir şey. Çoğu zaman kendimiz için yazarız. Yazarken düşünürüz de çünkü... Ama ara sıra da olsa başkalarının okumasını yada daha doğrusu bizim gibi düşünenleri veya düşünmeyenleri bilmek. Sevindiğimiz, şaşırdığımız olayları kendi dilimizden aktarmak yorumlamak isteriz. Siz bir tespit yapıp okunmayı başarmışsınız tebrikler.Ama şaşırdığım bir şey daha belirtmek isterim ki sevgililerini, çocuklarını anlatan blog yada köşe yazarlarımızda oldukça çoğunlukta ve nasıl oluyor da akıl almaz bir durumda okunuyorlar bilmiyorum. Saygılar

Nelliy İzbudak 
 27.02.2012 19:48
Cevap :
Ben aslında biraz tartışmalı bir konuya değinmek ve yorumlar sayesinde biraz da tartışma yaratmak istedim. görüyorum ki MB yazarlarının gözünden hiçbirşey kaçmıyor, bu beni çok mutlu etti. En azından kendi kabuğundan dışarı bakabiliyor insanlarımız. Diğer yorum cevaplarımda da söyledim başarı hiçbir zaman tek bir yola sahip değildir. Benim şahsi fikrime gelince, bence yazın alanında başarı Dünya'ya küsmüş de olsa bir yazarın, ilk okuyanın ağzında bıraktığı tattır. Yorumunuz için teşekkür ederim. Saygı ve sevgilerimle.  28.02.2012 9:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 19
Toplam yorum
: 45
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 3312
Kayıt tarihi
: 30.08.09
 
 

"Baba, koca, yazar, hukukçu, piposever, felsefî bir şövalye ama en çok... alelade bir adam." "Fat..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster