Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ağustos '11

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
1333
 

Çok oldunuz

Çok oldunuz
 

Öncelikle uzun bir aradan sonra tekrar merhaba. İşlerimin yoğunluğu sebebiyle geçen sezon devre arasından itibaren çok sevdiğim MB ailesinden uzak kalmak durumunda kalmıştım. Fenerbahçe ile ilgili gelişmeler nedeniyle tekrar geri dönmek ve düşüncelerimi paylaşmak istedim. Özetle Fenerbahçe' nin başına gelen her şeyi hak ettiğini düşünüyorum. Neden mi? 

Çünkü Fenerbahçe sistemin üzerine çıkmaya başladı. Yayın gelirleri, hasılatlar, tesisleşme, Avrupa vizyonu ve mali yönetim ve kurumsallaşma çabaları ile Türkiye' nin üzerine çıkmaya başladı. Avrupa' nın mali açıdan en güçlü 20 kulübünden bir tanesi oldu. İşte bu durum kabul edilemezdi. Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor her anlamda bu kadar geri kalmışken, bir türlü siyasi yardımlar almadan ayakta kalamazlarken (örneğin stad yapımı), bir kulüp çıkıyor ve şunu iddia ediyor: biz devletten beş kuruş almadan, kendi imkanlarımızla ve gayretlerimizle Avrupa' nın en büyüklerinden bir tanesi olacağız. İşte stadımız, işte Fenerium' lar, işte tesislerimiz, işte kapalı spor kompleksimiz, işte üniveriste projemiz. İşte bu durum, Türkiye' de sistemi tehdit eder hale geliyor. Bugün tv yayın ihalesinde bile FB belirleyici oluyor. Rakipler isyan ediyor. Herkes düşman oluyor. Sistemi çalıştıran, suyun başındaki büyüklerimiz de bu durumu tehlikeli buluyorlar. Haklılar mı? Sonuna kadar haklılar. Eğer bir süre daha bu şekilde devam ederse, Fenerbahçe arayı daha fazla açacak. Bu durum da Türk sporunda tekel konumu yaratacak. Sistemi yönetenler bu tehlikeyi görüyor ve tedbir alıyorlar. Fenerbahçe dünya çapında bir kulüp olmamalı çünkü! Olursa, sistem üstü bir hale gelecek. Tıpkı Barcelona gibi, Real Madrid gibi, Milan gibi dünya çapında taraftara sahip, uluslararası bir marka olacak. Sistemin denetiminden, kontrolünden çıkacak. Türkiye' ye sığmayacak. Bunu kabul edemediler. 

Aynı kulüp çıkıyor ve şunu da iddia ediyor: Biz bir spor kulubüyüz. Sadece futbol takımı değiliz. Sadece futbola değil, diğer tüm profesyonel ve amatör spor branşlarına da ciddi kaynak ayıracağız! Peki ne oluyor, su topu hariç tüm profesyonel ve amatör branşlarda şampiyon oluyor. Öyle bir şampiyon oluyor ki, arkadan gelenler nal topluyor. Bu kulüp, Türkiye' de basketbola, voleybola, tüm kapalı spor salonu gerektiren branşalara ev sahipliği yapacak muhteşem bir spor kompleksi inşaa ediyor. Neden? Başkan' ın kendi ağzından ifade edelim: "Biz gençlerin spor yapmasına imkan vermek istiyoruz. Maalesef Türkiye'de amatör branşlara yatırım yapılmıyor. Biz yapacağız!" Bu vizyon, bu bakış açısı da sistemin hoşuna gitmedi. Sistem, amatör branşların Fenerbahçe' nin tekeline düşeceğinden korktu. Korktu ve önlem almak gerektiğine inandı. Sistem, amatör branşlardan o kadar nemalanıyor ki güçlü amatör sporlar, takımlar, sporcular, yöneticiler ve sponsorluklar istemiyor. Kontrolü kaybetmek istemiyor! 

Sistem kim mi? Statükoyu sahiplenen, kendi çıkarlarını ülke menfaatlerinin üzerinde tutan, yabancı hayranı ve aşırı otoriter siyasetçiler, bürokratlar, yargı mensupları ve spor adamları. Korkudan beslenen, büyük düşünmeye karşı, yenlikçilere düşman gözüyle bakan, sistemin üzerine çıktığını düşündükleri her şeyi yıkabilecek kadar güçlü, 25 milyonu karşılarına alabilecek kadar pervasız kişiler topluluğudur! Sistem, Türk sporunun önündeki en büyük engeldir. Sistem, kendisi hariç tüm sistemleri dışlayan, sistemsizliği sistem olarak sunan zihniyettir. Hiç bir siyasetçinin bu tekere çomak sokmayacak kadar akıllı olduğunu düşünüyorum. Sistemi karşısına alanın, güç kaybedeceğini biliyor. Sistem, tahakkümüne devam ediyor ve edecek. 

Yanlış anlaşılmasın, bir dönem Fenerbahçe kulübü böylesi bir sistemin içinde mutlu mesut yaşıyordu. Hatta Fenerbahçe' nin değerli Başkan ve yöneticileri de sistem içinde önemli roller de üstlenmişlerdi. Ama ne olduysa oldu, Fenerbahçe sistemin üzerine çıkmaya başlayınca, sistem kendi çocuklarını kustu. Mesele bu kadar basittir. İddia ediyorum, mesele şike filan değildir. Türkiye' de şike yapmamış kulüp hemen hemen yoktur. En azından teşvik primi vermemiş veya almamış takım olduğunu sanmıyorum. Şike iddiaları, sistemin kendi çocuklarını yeme ve Fenerbahçe' nin gücünü kırma operasyonunun örtüsüdür. Operasyonu halk nazarında haklı çıkarmak için oynanan bir tiyatro oyunudur. Zinhar saygıdeğer yargı mensuplarını ve süreci hafife alıyor falan değilim. Sayın savcılarımız görevlerini yapıyorlar. Şike varsa da gereğini yapacaklardır. Hepimiz de bu süreci destekliyoruz. Ama bu adımlar Türk sporunu temizlemeyecektir. Yetmeyecektir. Tam tersi sistemi güçlendirecektir. Üstüne gidilmesi gereken, şike değil, şikenin yıllarca hamiliğini yapmış olan ve şikeyi bir dönem meşrulaştıran (kendi çıkarları için) sistemdir. Bu süreçten Fenerbahçe zararlı çıkacaktır. Ama Türk futbolu falan temizlenmiş olmayacaktır. 

Fenerbahçe' nin sistemin operasyonu nedeniyle Şampiyonlar Liginden uzak kalması en az 50 milyon Euro kayba neden olacak. Pek çok futbolcu takımdan ayrılacak veya satılmak zorunda kalınacak. Ligden düşürme olmasa bile Fenerbahçe bu moralle ve eksik kadrosu ile yeni sezonda ilk 5' e bile giremeyecek. Yani Şampiyonlar Ligi seneye de hayal olacak. İşte bu şekilde Fenerbahçe birkaç sene geriye gidecek. Diğer takımlar ile arasındaki fark kapanacak ve Fenerbahçe yeniden sistemin kontrolüne girecek. 

Tabi ki, bu düzeni bozmak mümkün. Fenerbahçe taraftarı takımına sahip çıkarsa, her Fenerbahçeli imkanları doğrultusunda kulübe maddi katkı sağlarsa ve camia daha da fazla kenetlenirse, Bank Asya'da bile maçları şenlik havasında oynar, o kenetlenmeyle seneye de Super Ligin tozunu atarız. Tabi sistem Fenerbahçe' ye darbe üstüne darbe vurmak için çalışmaya devam edecek. Fenerbahçe' yi bölmeye çalışacak. Ama taraftar akıllı davranır, bölünmez ve tek yürek olursa, sistemi fark eder ve kötü niyetleri anlamaya başlarsa sistem güç kaybetmeye başlar. Türk sporunda bir temizlenme, bir devrim olacaksa bu arınmayı ve devrimi Fenerbahçe taraftarı sistemi alaşağı ederek yapar. Üstelik kendi içindeki çürük elmaları da ayıklayarak yapar bunu. Kendi içindeki sistem unsurlarını deşifre edip, şutlayarak yapar bunu. Yeterki gerçek tehdit fark edilsin. 

Şimdi ilk adım, Fenerbahçe' nin ligden düşürülmek ve Bank Asya'da oynamayı şiddetle talep etmesidir. Sonra havuzdan çıkılmalı ve nihai olarak da, ligden çekilme ve başka bir ülkenin liginde oynama alternatifleri düşünülmelidir. Bunlar radikal tedbirler olabilir ama sistemin fişini çekmek ve sistemi komaya sokmak için şarttır. Aksi halde sistem kazanacak ve dünya devi olmaya aday bir camia sessizce bastırılarak, önü kapatılacaktır. 

Tüm ülkemizin ve MB Blog ailesinin Kadir Gecesi mübarek olsun. Herkesin bayramını kutlarım. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çünkü sizin gibi FB taraftarı olarak yazı yazan bir çok yazar bu tip yorumlarda her nedense üslubunu kaybedip çamur atmaya ve konu dışı (belatı) vurgular yapmaya başlıyor... Sizin bu beyefendi duruşunuz herkese örnek olmalı! Diğer husus ise FB'nin Futbola yaptığı yatırımların bence başarısız olduğudur; stadı büyütmek ve tesisleşmek söz konusu olduğunda Almanya'nın Hoffenheim takımı bile bizlerden çok çok öndedir ama bu yeterli olmadığı gibi dediğiniz üzere gereklidir, bu tıpkı baba olmak için erkek olmanın gerekli ama yeterli olmaması çocuk sahibi de olması gerektiği gibidir. Son 7-8 yıldır Türk Futbolunun patinaj yapmasından ve BJK/GS/TS nin yaptığı yatırımlardan %20 verim bile alamamasından dolayı FB nispeten rakipsiz gibi görünmüş ve bu da siz dahil bir çok FB'liyi FB kandırmıştır. Aslolan FB ileri gitmiş değil diğerleri gerilemiştir. Hapoel'lerin, Zürich'lerin, Cluj'lerin, Salzburg'ların tur atladığı bir şamp. liginde bile hala Chelsea maçıyla övünmek bunu ispatlar niteliktedir.

ÖNDER KURU 
 09.09.2011 10:00
 

Avrupa vizyonundan kastınız nedir? Mali konular mı başarılar mı? Mali konular ise Gençlerbirliği şu an Avrupa standardının üzerindedir... Amatör branşlara yatırım sponsorluk anlaşmaları mıdır yoksa futbol gibi döner sermaye ve borçlanma mıdır? Eğer sponsorluksa bu kulübün mü yoksa sponsor olan firmaların mı yatırımıdır? Eğer döner sermaye ise neden şike operasyonunun başından beri hiç bir amatör branşa "yatırım" yapılmamıştır? Bir dönem GS amatör dediğimiz diğer branşlarda uzun süreler (nette birçok bilgi ve istatistik mevcut) şampiyonluklar yaşamış ama bu tekelcilik oluşturmamışken FB'de buna nasıl kanaat getirdiniz? Spor sonuçta sonucu bilinmeyen ve bu yüzden heyecan veren bir uğraştır. Sonuç olarak koyunun olmadığı yerde keçiye abdurrahman çelebi denildiği şu dönemde (2001'den beri) o bahsettiğiniz başarıların edirne'den öte esamesinin(pardon acıbadem sayesinde avrupa 2 nciliği) okunmaması tek ve görmezden gelinemez kanıtıdır! Daha çok söylenecek şey var ama 1000 harf yetmedi...

ÖNDER KURU 
 02.09.2011 11:48
Cevap :
Önder bey, Avrupa vizyonu derken sürdürülebilir başarı, mali gelir yaratma potansiyeli ve dünya genelinde taraftara sahip olabilmeyi kast ediyorum. Bu yolda atılmış adımları siz de gayet iyi biliyorsunuzdur. Bence sürdürülebilir başarı önemlidir. Bu bir süreçtir. FB bu süreci başlatmış ve son hızla gidiyordu. Kimlere nelerin peşkeş çekildiğini 25 milyon FB'li gayet iyi biliyor. Şu görüşünüze ise kesinlikle katılıyorum, Türkiye'de uluslararası sportif başarı gösteren takım yoktur. Avrupa çapında kulüp yoktur. Bu kafa yapısı ile de asla olmayacaktır.  08.09.2011 23:35
 

Bir akademisyen kaleminden çıktığı belli olan, son derece analitik bir gözlemle yazılmış mükemmel bir yazı. Fenerbahçe'ye gönül vermiş herkesin okumasında fayda var...

onur gürses 
 02.09.2011 2:31
Cevap :
Değerli görüşleriniz için teşekkürler.  08.09.2011 23:24
 

devletten en büyük yardımı fb aldı ve bu parayıda maalesef şikede kullandı. sen herhal duymadın. yada duydunda dıger fb lıler gibi kafan kumda ıdı de duymadın. ben şunu savunuyorum her konuda bu devlet bır hukuk devletı ise suç işlemenını bır cezası var ıse neden ınsnlar bu sucluyu savunurlar anlamak mumkun degıl. eger bır suc işlenmişse bu sucluların peşine neden insanlar destek veriyor anlamış degılım. sadece futbol için demıyorum. her konuda bu böyle.

salih zeki bozali 
 01.09.2011 8:25
Cevap :
sevgili salih kardeşim, fb devletten ne parası almış acaba bir izah edebilir misin? fb devletten beş kuruş almadan stad yapmış, tesis yapmış tek kulüptür. bu devletin hukuk devleti olmasını hepimiz temenni ediyoruz. inşallah Allahın izniyle olacak da, ama daha gidilecek çok yol var.şikeye zaten destek vermenin mantığı yok, yapan varsa en ağır şekilde ceza alacak zaten. ama bu olay bu kadar basit bir olay değil.  08.09.2011 23:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 558
Toplam yorum
: 204
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 578
Kayıt tarihi
: 10.05.07
 
 

İlgi alanları ekonomi, para politikası, siyaset, edebiyat, futbol, Türk ve Ortadoğu Tarihi, AB ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster