Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Mart '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
4756
 

Çok partili dönem...

Çok partili dönem...
 

Cumhuriyetin 80. Yılında Fotoğraflarla Türk Demokrasi Tarihi


1954 GENEL SEÇİMLERİ

Özellikle mevcut belediye başkanları muhalefet partilerinden olan şehirlerde merkezi yönetim - yerel yönetim uyumunun sağlanması için aynı partiden olmanın gerekliliği sıkça vurgulandıkça ve İsmet İnönü adı geçmeye başlayınca seçim konuşmalarında “ o yıllar “ ilgimi çekti ..

İktidar partisinin % 56, 6 oranında oy ile TBMM de milletvekillerinin % 93, 2 sine sahip olduğu,

Seçim sonuçlarına kızılıp da bir gecede Kırşehir’ in ilçe yapıldığı, Malatya’ nın ikiye bölündüğü ,

Yapılan kanun değişikliği ile o günlerdeki en büyük kitle iletişim aracı olan radyoyu muhalefetin kullanmasının yasaklandığı ,

1950 de demokrasi söylemleri ile iktidara gelen mutlak çoğunluğa sahip partinin demokratik söylemlerini unuttuğu,

Basına “ İspat Hakkı “ tanınmayan “ o yıllar “ …

1954 seçimleri aynı zamanda çok partili rejimde, tamamen sivil bir ortamda ve TBMM çoğunluğuna dayanan güçlü bir sivil iktidar döneminde yapılmış ilk seçim olması açısından da önemlidir.

***

Demokrat Parti – DP Türk siyasetinde tek partili döneme son verilip çok partili demokratik ortama geçişin simgesi olmuş bir partidir.

Demokrat Parti siyasi yaşamının başlangıcında o günün şartlarında ileri demokratik hedefler dile getiren bir partidir.

Parti içi demokrasi anlayışı da bu güne göre bile oldukça gelişkin ve ileri düzeydedir.

Parti içinde demokratik bir ortam mevcut olmalıdır ki kendi içindeki muhalefet en azından ilk dönemde mevcudiyetini sürdürmüştür.

***

<ı>

DP iktidara geldikten sonra genelde basın, üniversite ve özellikle de muhalefeti sindirecek antidemokratik uygulamaları gerçekleştirmiştir.

Bu durum bir iktidar sarhoşluğu mu yoksa intikam alma hırsı mıydı ?

Bunu tam olarak kestirmemekle beraber bu dönemin demokrasi anlayışının, tek partili sürecin demokratik hayatını andırır bir halde olduğu görülmektedir.

İşte " o yıllara " dair bazı satır başları …

CHP ‘ NİN MAL VARLIĞINA EL KONULMASI :

DP gerekli yasal değişikliği yaparak 1952 de CHP denetiminde olan halkevleri ve halkodalarını kapatmış ve mallarının hazineye devri sağlanmıştır.

Bunun ardından CHP’ nin malvarlığını haksız olarak elde ettiğini iddia edip bu kez de mallarına el konulması ve hazineye devredilmesi istenmiştir.

Demokrat Parti yöneticileri, CHP’ nin haksız olarak kazandığı mal varlığının 500 milyon lira olarak hesaplandığını, bu paranın 350 milyonun halkevleri ile halkodalarının mallarının hazineye aktarılmasıyla karşılandığını, geri kalan 150 milyonun tahsili amacıyla CHP nin tüm mallarına el konması gerektiğini
belirtmişler ve bunun için gerekli yasal düzenleme bir çırpıda yapılmıştır.
9 Aralık 1953 de Demokrat Partili 92 milletvekilinin hazırladıkları tasarı, TBMM‘ye sunulup komisyonlardan geçirilerek 14 Aralık’taki genel kurul gündemine alınmıştır.

Bu tasarıyı eleştiren İsmet İnönü, bunun tümüyle Anayasa ve insanlık haklarına aykırı olduğunu beyan edip bu tutumun, “ TBBM ’ ni yargı kurumuna dönüştüreceğini “ vurgulamış ve o ünlü cümlesini söylemiştir.

“ TARİH KÜRSÜSÜNDEN HALİNİZİ SEYREDİYORUM. SUÇLULARIN TELAŞI İÇİNDESİNİZ.’’

Meclis’teki karşılıklı atışmalardan sonra, tasarı aynı gün oylanıp 5 ’ e karşı 341 oyla kabul edilip yasalaşmıştır.

<ı>Ancak Demokrat partiden 120 milletvekili oylamada yer almamıştır.

15 Aralık 1953 ’te Cumhurbaşkanı Celal Bayar tarafından, onaylanarak yürürlüğe giren yasayla CHP’nin taşınır-taşınmaz tüm malvarlığı hazineye devir edilmiştir. Sadece parti binası ve Maliye Bakanlığınca kabul edilecek olanlar CHP’ye bırakılmıştır.

Bu olaydan sonra kamuoyunda hatta Demokrat parti grubunda da tepkiler olduğu ve Adnan Menderes' in, parti grubunda gelen eleştirilere yanıt vererek İnönü’ nün TBMM’ye sürekli hakaret ettiğini, konuyu gayri meşru saydığını belirterek , ‘‘ Önümüzde seçimler vardır. Haksız olup olmadığımızı seçimlerde millet tayin edecektir.’’ dediği kaydediliyor.

Nitekim 1954 seçim sonuçlarına göre Adnan Menderes’ in ifadesiyle bu durum millet tarafından haklı olarak değerlendirilmiştir ( ! ) .

ÜNİVERSİTE PROFESÖRLERİNİN SİYASETLE UĞRAŞMALARINI YASAKLAYAN KANUN

Demokrat Parti, üniversite çevrelerinin CHP’ye olan yakınlığını ve aktif olarak birçok profesörün CHP içinde görevde bulunmasını engellemek amacıyla ‘ Üniversite profesörlerinin siyasetle uğraşmalarını yasaklayan ’ tasarının 21 Temmuz 1953’ te yasalaşmasını sağlamıştır.

Bu tutum aynı zamanda Demokrat Parti’ nin anti demokratik uygulamalarını sürdüreceğine dair de bir işaret gibidir.

MİLLET PARTİSİNİN KAPATILMASI

DP nin, kendisine rakip gördüğü Millet Partisi’ ni sindirmek için her türlü fırsatı kullandığı geriye dönüp bakıldığında görülüyor.

Her iki partinin tabanları ortaktır. Millet Partisi liderleri ve özellikle Osman Bölükbaşı DP ‘ yi sürekli eleştirmektedir. Osman Bölükbaşı çok güçlü bir konuşmacı ve çok dürüst bir politikacı olarak bilinmektedir.

5 Mart 1953 de Menderes bir basın toplantısında Millet Partisi’ ni, dini siyasete alet etmekle suçlamıştır.

Bundan kısa bir süre sonra, TBMM den dini siyasi amaçlar için kullananlara verilen cezaları artıran ve suçun kapsamını genişleten yeni bir kanun çıkarılmıştır.

Bunun ardından da Millet Partisi, din mezhep ve tarikat esaslarına dayalı bir kuruluş olduğu suçlamasıyla, Ceza Mahkemesinde yargılanmaya başlamıştır.

Ekim 1953 de mahkeme Millet Partisi’ nin “ Amacını gizleyen, dine dayalı bir cemiyet olduğu ” kararına vararak partinin faaliyetlerini yasaklamıştır.

BASINLA İLGİLİ YASA DEĞİŞİKLİKLERİ :

· Temmuz 1953 de Ceza Kanunu’ nda yapılan bir değişikle, o zamana kadar, sıfat ve hizmetlerinden dolayı bakanlara yapılan hakaretin takibi ilgili bakanın şikayetine bağlı iken, bundan böyle savcılık kendiliğinden kovuşturma açabilecek, bakanın sadece onayını alması gerekecektir.

· BASIN KANUNU Değişikliği :

Şubat 1954’ te TBMM’ ne sunulan tasarı, yayın yoluyla ve radyo ile işlenecek bazı yeni cürümler tanımlayarak bunları ağır müeyyidelere bağlamaktadır.

Basın yoluyla itibarı kıracak, şöhrete veya servete zarar verebilecek bir eleştiri veya haberden dolayı 6 aydan 3 yıla kadar hapis ve 1 000 liradan 10 000 liraya kadar ağır para cezası getirilmişti.

<ı>Bu suçlar resmi sıfata haiz olanlara karşı yapıldığında, cezalar üçte birden yarıya kadar artırılıyordu.

Devletin siyasi veya mali itibarını sarsacak nitelikte yalan bir haber halinde ise bir seneden üç seneye kadar hapis ve 1 000 liradan 10 000 liraya kadar ağır para cezası konmuştu.

· SUÇLANAN GAZETECİYE İDDİASINI İSPAT ETME HAKKI VERİLMİYORDU.

Basın Kanunu Değişiklik Tasarısı genel kurulda 7 mart 1954 de görüşülmeye başlamış, büyük tartışmalara neden olmasına karşın 9 mart 1954 ’ te kabul edilerek yasalaşmıştır. .

İspat hakkının olmaması bu gün anlamakta zorluk çekeceğimiz derecede inanılmaz bir uygulamadır.

Bu uygulama bir çok DP milletvekilini de isyan ettirmiştir.

19 Demokrat Partili milletvekilinin “ İSPAT HAKKI” uğrunda verdikleri mücadele Adnan Menderes tarafından alay konusu yapılınca bu milletvekilleri Demokrat Partiden ayrılmışlar ya da çıkarılmışlar.

O günlerde 19 ’ lar olarak anılan grubun içinde Turan GÜNEŞ, Ekrem ALİCAN, Fevzi Lütfi KARAOSMANOĞLU, Ekrem Hayri ÜSTÜNDAĞ gibi isimler vardı.

Bu Kişiler 1955 de Hürriyet Partisini Kuruyorlar.

SEÇİM YATIRIMLARI
:

Demokrat Parti iktidarında liberal ekonomiye geçiş kapsamında kısıtlamalar kaldırılınca fiyatlar hızla yükselmiştir. Sabit gelirli bir kesim olan memurların durumu iyice sarsılmıştır.

DP Aralık 1953 te çıkarılan kanunla memurlara yılda fazladan üç maaş ödenmesini temin eder.

Bu az da olsa memurların durumunu düzelten ve olumlu karşılanan bir uygulamadır.

Aynı zamanda memur kesiminin CHP ye desteğinin azaltılmasına da hizmet ettiği açıktır.

SEÇİM KAMPANYALARI:

Demokrat Parti, o güne kadar pek bilinmeyen Amerikanvari gösterişli temel atma törenleri ve kurdele kesilerek yapılan açılışlarla seçime hazırlanır.

4 Nisan 1954 ’ te Samsun Limanının temel atma töreni yapılır.

22 Nisan 1954 de, İzmit’ teki 3.kağıt fabrikası Celal Bayar tarafından hizmete açılır.

26 Nisan 1954 de Mersin Liman inşaatına başlanır.

DP seçim kampanyasının temelini esas 1950 - 54 arasındaki dört yıllık hizmetleri oluşturmaktadır.

Barajlar, köprüler, limanlar, köy içme suları kampanyada sıkça değinilen konular arasındaydı.

Partinin dört yıl boyunca uyguladığı tarım politikaları (Traktörleşme, zirai krediler vb.) köy oylarını almada sıkıntısının olmayacağını gösteriyordu. Zaten o tarihlerde köy oylarını alan seçimi de alıyordu.

Ayrıca Demokrat Parti Kore Savaşı ve dış politika, petrol ve yabancı sermaye kanunu gibi konulardaki icraatıyla da oy istemiştir.

SEÇİM İÇİN KAMUOYU ARAŞTIRMASI :

Vatan gazetesinin 1954 seçimleri için yaptığı ve sonuçları 24 nisan 1954 de açıklanan kamuoyu araştırma sonuçlarına göre ; ‘‘ DP - % 59, 9, CHP - % 25, 2 , Karma Listeye oy verecek - % 14, 5, CMP ve Türkiye Köylü Partisi’nin toplam oy oranı % 0.4’ ’ olarak öngörülmüştür.

Bu kamuoyu çalışması herhalde Türkiye’ de bir ilk olup oldukça yakın sayılabilecek sonuçları vardır..

DP için % 59, 9 öngörülmüş fakat % 56, 6 gerçekleşmiştir.

CHP için % 25, 2 öngörülmüş fakat % 34, 8 oy oranı gerçekleşmiştir.

Kanımca o günkü kısıtlı imkanlarla yapılan başarılı bir çalışmadır.

***

CHP, 1954 seçim kampanyasını İsmet İnönü’ nün şahsiyeti, DP ve Menderes ’ in partizanlığı ve ekonomik konular üzerinde yürütmüştür.

İsmet İnönü ve diğer CHP’ sözcüleri, Petrol Kanunu’ nun ( yabancı sermaye ile işletmecilere geniş haklar tanıyan yasa) yeni bir kapitülasyon olduğunu, yabancı sermayenin ( yabancı yatırımcıların Türk vatandaşlarına tanınan kolaylıklardan eşit olarak faydalanmasını, dışarıya çıkarılacak kar oranlarındaki % 10 sınırlamasının kaldırılmasını, ) gelişinden duydukları rahatsızlığı belirtip Menderes’i ciddiyetsiz olarak tanımlamaktadırlar.

Kampanyada CHP radyodan muhalefetin de yararlandırılacağı sözü hariç, herhangi bir vaatte de bulunmamış ve iktidara gelirlerse ne yapacakları belirsiz kalmıştır.

***

Seçim sonuçlarından sonra, CHP nin hazırladığı rapora göre ‘‘ CHP seçimler için 158 000 TL harcarken Demokrat Parti ’ nin kasasından 1 500 000 TL çıkmıştır .’’

***

1954 SEÇİMLERİ :

Başbakan Menderes’in DP grup toplantısında 2 Mayıs’ta yapılmasını önermesi üzerine 12 Mart 1954 günü TBMM seçimlerin bu tarihte yapılmasına karar vermiştir.

Bu arada seçim yasalarında yapılan değişiklikle bazı aksaklıklar düzeltilmiş ve seçim tutanaklarının onaylanması TBMM’den alınıp Yüksek Seçim Kurulu’na verilmiştir.

Seçimlere 4 parti katılmıştır.

Demokrat Parti ve Cumhuriyet Halk Partisi bütün illerde, Cumhuriyetçi Millet Partisi 40 ilde, Türkiye Köylü Partisi 19 ilde seçime katılmaktadır.

***

Seçimlerde partilere rekor sayıda başvuru olmuş ve sadece DP ve CHP’ ye 14000 müracaat yapılmıştır.

Demokrat Parti aday tespitini 28 Mart 1954 Pazar günü yapmıştır. Listede, Demokrat partili 260 milletvekili ve 281 yeni isim vardır. 1950 seçimlerinde 12 kişi iki ilden adaylık koymuşken, 1954 seçimlerinde bu sayı 4 e inmiştir Parti’nin dört kurucusu dışında iki ilden birden aday olan başka kimse yoktur.

Demokrat parti listelerinde 11 isim de bağımsız aday olmuştur.

Bu seçimde Demokrat parti listesinde, Orgeneral Nuri YAMUT, Hikmet BAYUR, Behçet UZ, Nuri DEMİRAĞ, Lütfi KIRDAR, Ahmet TEKELİOĞLU, Rauf ONURSAL gibi tanınmış simalar da vardır.

SEÇİM SONUÇLARI :

1954 seçimleri, 1950 de olduğu gibi ÇOĞUNLUK USULÜ’ ne göre yapılmıştır. Ve doğal olarak partilerin, kazandıkları oylar oranında parlamentoda temsil edilmeleri mümkün olmamıştır.

1954 seçimlerine katılım % 88, 6 gibi oldukça yüksek bir oranda gerçekleşmiştir.

Seçim sonuçları Çoğunluk Sisteminin ne kadar adaletsiz olabileceğinin en iyi örneklerinden biridir.

· Muhalefet toplam oyların % 41, 7 sini almasına rağmen sandalyelerin ancak % 6, 8 sını kazanabilmiştir.

· İktidar partisi ise oyların sadece % 56, 6 sını almasına rağmen sandalyelerin % 93, 2 sine sahip olmuştur.

Üstelik 1950 seçimlerine göre, CHP oylarını 304 000 oy artırmıştır.

DP ise 375 000 oy kaybetmiştir.

Fakat seçim sistemi nedeni ile DP - 505 ve CHP - 31 milletvekilliğine sahip olmuştur.

SEÇİMLERDEN SONRAKİ DURUM

Demokrat Parti, 1954 seçimlerinden çok başarılı çıkmıştır. TBMM de ezici bir çoğunluğa sahiptir.

Artık bu yerleşiklik ve güven duygusu ile daha liberal ve muhalefete karşı hoş görülü politikalar izlemesi beklenirken tam tersi olmuştur.

· 1954 seçimlerini, ezici çoğunlukla kazanan Demokrat Parti, Türk siyasi tarihinde ilk kez rastlanan bir çeşit ‘‘Gerrymandering’’ gerçekleştirmiştir.

10 Şubat 1954’ te kurulup seçime katılan Cumhuriyetçi Millet Partisi’nin Kırşehir’de büyük başarı kazanmasına duyulan kızgınlıkla bu ilin ilçeleri başka bir ile bağlanmıştır.( Nevşehir iline).

Yine Cumhuriyet Halk Partisi’ne oy veren Malatya İli’ de Malatya ve Adıyaman diye ikiye ayrılmıştır.

. 30 Haziran 1954’ te ‘‘ MİLLETVEKİLİ SEÇİMİ KANUNU’’ nda birtakım değişikliklere gidilmiştir.

· MUHALEFETİN RADYO KULLANMASI YASAKLANMIŞTIR. Böylelikle o günlerdeki en büyük propaganda aracı muhalefetin elinden alınmaktadır.

· Bir siyasi partiden adaylığı reddedilmiş bir kimse, başka bir siyasi partiden ya da bağımsız olarak aday olamamaktadır.

· Memurların adaylığı için de seçimden 6 ay önce istifa etmesi koşulu getirilmiştir.

· Ayrıca siyasi partiler ortak liste ile aday gösteremeyecektir. Böylelikle muhalefet partilerinin seçimlere ittifak yaparak girmeleri önlenmiştir.

EMEKLİ SANDIĞI YASASINDAKİ DEĞİŞİKLİKLER :

· Daha önce Emekli Sandığı Yasasına göre 30 hizmet yılını bitirmiş olanlar ile 60 yaşını doldurmuş memurların kurumlarınca emekliye gönderilmeleri öngörülürken yapılan değişiklikle bu süre indirilerek 25 yılı dolduranların emekliye edilmesini sağlayacak değişiklik yapılmış ve buna karşı da yargı yolu kapatılmıştır.

· Aynı amaçla 6422 sayılı yasa ile Yargıtay, Danıştay başkan ve üyeleri ile Cumhuriyet baş savcısının ve üniversite profesörlerinin emekli olmaları için hizmet süreleri memurlar gibi 25 yıla indirilmiştir.

Böylece partizanlığa alet olmayacak deneyimli memurlar ile üst kademe yargı organları başkanları ve üyeleri ile üniversite profesörlerinin genç yaşlarda, iktidarın isteklerine uymamaları halinde, emekli edilmeleri yasallaştırılmaktadır. Üstelik yargı yolu da kapatılmaktadır.

· Seçim yasasında da güvenceden yoksun, istenildiğinde tayin veya işten çıkarmaya maruz bırakılabilecek yargıçların denetiminde ve iktidarın öngördüğü biçimde bir seçim yapılmasını sağlayacak değişiklikler yapılmıştır.

***

SON SÖZ :

55 yıl önce ülkede çok partili siyasal yaşamın ve demokrasini henüz emekleme döneminde yaşananlar bunlar..

Aradan geçen onca yıl, askeri darbeler dolayısıyla kesintiler, değişen anayasalar ve diğer yasalar…

Bilinen şeyler.

Üstelik son yıllarda önümüzde AB hedefi vardı..

Demokrasilerin güçlenmesi ve yerleşmesi için seçim tek geçerli mekanizma ..

Kentlileşme sürecinin insanlarımızı " kul" luktan yurttaş / birey olmaya ne kadar dönüştürebildiğini seçim sonuçlarıyla göreceğiz.

Yurttaşlık bilincine ulaşmış her bireyin demokrasinin güçlenmesi ve yerleşmesi için, bu sorumlulukla seçime katılması ve oy kullanması gerekiyor...

Seçime katılmamak, oy kullanmamak genel sonuçlar içerisinde farklı bir duruş olarak tanımlanamayacak belirsiz davranışlardır.

Seçime katılarak, seçim propogandaları sırasında iyice ayyuka çıkan keyfiliklerin, partizanlıkların seçimden sonra da devam etmemesi için, bunu sağlayacak şekilde oy kullanacağım.

Oy kullanmak hakkımı mutlaka kullanacağım...

KAYNAKÇA

AKŞİN Sina; Ana Çizgileriyle Türkiye’nin Yakın Tarihi, İmaj Yayıncılık, Ankara, 2001.
AYDEMİR, Ş.Süreyya; Menderes’in Dramı, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1999.
TOKGÖZ, Zübeyir; Demokratikleşme Sürecinde Siyasal Partiler, Günce Yayıncılık, Ankara, 1999.
TURAN, Şerafettin; İsmet İnönü –Yaşamı Dönemi ve Kişiliği- Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, 2000.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 61
Toplam yorum
: 397
Toplam mesaj
: 55
Ort. okunma sayısı
: 3324
Kayıt tarihi
: 25.12.08
 
 

İnşaat mühendisiyim. İTÜ mezunuyum.   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster