Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ocak '14

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
341
 

Çok sevsem de gitme!

Çok sevsem de gitme!
 

Çok sevdiğinde gidermiş gerçekten sevdiklerin.

Kimi uzaklara gidermiş.

Kimi hiç dönmemek üzere gidermiş.

Uzaklara gidenler gitmiş sayılmasa da özlemi yakarmış.

Ya hiç dönmemek üzere gidenler.

Gözyaşlarının ne kadar sıcak aktığını sana hatırlatırlarmış.

Önce bir salaklık çökermiş üstüne.

Sonra kaçıncı kayıbım diye saymaya başlarmışsın.

Bırakıp gidenleri ve hiç dönmeyecek olanları hatırlarmışsın.

Sevdiğinin ismi cismi hiç önemli değilmiş.

Ne kadar anı biriktirdiğini, ne kadar emek verdiğini, ne kadar bağlandığını görürmüşsün.

Gerçekten de çok sevdiğinde gidermiş sevdiklerin.

İçine sokasın gelerek sevdiğine son defa dokunduğunda ellerin buz keser ve diline gelen çığlığın gözyaşı olarak sicim gibi süzülürmüş yanaklarından.

Gittiğini bilsen de, hiç dönmeyeceğini bilsen de kulağın kapıda, gözün camda kalırmış.

Durup durup kapıyı açarmışsın mesela. Merdivenlerden gelen sesleri onun sesi zannederek.

Evin içinde arkanda yürüdüğünü bilerek aniden dönermişsin de boşlukla karşılaşırmışsın.

Gözyaşların kendiliğinden akar ve yanaklarını yakarmış.

İlk değil ki diye kendini teselli etmeler ise fırtınalı denizde boğuşmak gibiymiş.

Daha önce en sevdiğini, en değerlini kaybetmiş olmanı hatırlarsın..  Ve daha çok acır kalbin.

Bir daha hiçbir şeyi bu kadar çok sevmemeli diye kendini suçlarsın.

Evet. Çok sevdiğin için sevgini suçlarsın.

Bağlanmadan sevmeli sözünü hatırlarsın.

Bağımlı olmadan sevmeli diyenleri hatırlarsın.

Bağlanmadan aitlik duygusunu vermeden, almadan sevmek nasıl olur onu bilemezsin.

Aniden, hiç beklenmedik anda hiç gelmemecesine gittiğini anlayamazsın.

Aklım oyun oynuyor bana dersin.

Uyanacağım ve bunun bir rüya olduğunu göreceğim diye kendini kandırırsın.

En zoru da bu acıyı kimseye anlatamazsın.

Önce sen göğüslersin.

Önce sen kabullenmeyi beklersin.

Sonra “ O  gitti ve hiç gelmeyecek” cümlesini kurabilmek için güç toplamaya çalışırsın.

Öldü diyemezsin.

İnsanların bile insanca değer görmediği bir dünyada bir yaşına bile gelmeden ölen kedine ağlamanı anlayamazlar.

Sevgi ve emek insancadır ve her canlı bunu hak eder. Bunu bilmezler.

Bu dünyanın sadece insanlara ait olduğunu düşünen bencil insanlar çoğaldıkça sen insanlığından utanırsın.

Hayvanların yaşam alanlarını ellerinden aldıkları yetmezmiş gibi yaşam haklarını da ellerinden almayı hak görenlere öfken büyür.

Evin bahçesinde gezinen bir kedi yavrusunu zehirleyerek insanım diye gezenlere tiksinerek bakarsın.

Kendini suçlarsın bu kadar sevgisiz insanlarla aynı havayı solumak zorunda olduğun için ve nefretlerini yenemediğin için kendini suçlarsın.

Ve en zoru da senin anlayamadığını oğullarına nasıl anlatacaksın?

Ne suçu vardı ki? Diye soracak çocuklarına ne diyeceksin?

Gözyaşlarım yanaklarımı yakıyor.

Sadece sevmeyi bilen insanların kalbinin acı dolu feryadındayım bugün.

hercaideniz 

Alabanda bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 44
Toplam yorum
: 75
Toplam mesaj
: 31
Ort. okunma sayısı
: 1082
Kayıt tarihi
: 17.08.07
 
 

Aşktır hayata anlam katan, aşktır bizi yaşama bağlayan. Sustuysa içinizdeki çocuk, aşk zamandır ş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster