Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ekim '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
488
 

Çok sinirlendim

Çok sinirlendim
 

İnsanları sevmenin ve empatik olmaya çalışmanın en büyük risklerinden biri sevgi pıtırcığı ya da sevgi kelebeği ilan edilerek küçümsenmektir. Sanki sizin hiç aklınız fikriniz yokmuş gibi mantıklı olmaya davet ederler ve eklerler: gerçekleri de görmek lazım. Görmediğimi mi sanıyorsunuz ey at gözlüklü kardeşlerim? Bu kadar karamsara bir tane de iyimser gerek, derdim bu!

Yaptığım şeyin adı sevgi pıtırcıklığıysa illa ki, o da kabulüm…Her ne kadar söylenişi bana pek bir itici gelse de :) Sevgi pıtırcığı denince aklıma gelen sıfatları söyleyeyim : Saf, aptal, mantık yürütmesi eksik, zekası hafiften kıt... Hımm, demek ki bana sevgi pıtırcığı denince anladığım bunlar. Neden zoruma gittiği ortada. :) İşin aslı bu kelime ile yalnızca bir kere karşılaştım. Demek ki hala yükünü üzerimden atamamışım :) Siz iyi niyetle ara bulmaya, anlamaya çalışırken, küstüm oynamıyorum dedirtecek bir söz bu bence. İyi niyetiniz karşısında edecek laf bulamayan sinsilerin, sinsi bir biçimde sizi sindirmek için kullandıkları bir söz…

Bazen böyle insanları hiç sevmeyesim geliyor. Ama sevgi pıtırcıklığı (!) var ya kanımda, yine de pembe gözlüklerimi geçiriveriyorum. At gözlüğü takmaktansa pembe gözlük takmak daha iyidir sanki, değil mi?

Kendimi kandırmayı hiç sevmem. Hatta ki en sevmediğim şey, kendi kendimi farkına varmadan kandırmış olmaktır. Çeşitli konularda, çok samimi olduğum veya tutarlı göründüğüm konularda bile kendimi farkındalık testinden geçiririm. O bakımdan sevgi pıtırcıklığım ya da pembe gözlüklerim, gerçeklerin farkına varmamış bir toprakta yetişmiyor.Aslında sevgi pıtırcığı olmanın en önemli şartı, gerçekleri net bir biçimde görebilmek ve mantığı kullanabilmektir.

Şöyle ki, durumun farkındasınızdır. İnsanların bir kısmı hatalıdır, bir kısmı haksız, bir kısmı mağdur.Kimisi cahildir, kimisi empati yoksunu, kimisi dertten mustarip. Ama çok genellemeden söyleyecek olursam, bence birçok kişinin harhangi bir olayda haklı bir tarafı vardır… Çünkü her insanın davranışlarını ve düşüncelerini oluşturan kendine has yaşadıkları var… Bir insanla ilgili olumsuz hüküm vermek kolay…Surete bakarak, derinlerine inmeden yargılamak kolay…Peki ya kendini onun yerine koyarak, onun gözleri ile bakmak? İşte bu zahmetli, değil mi?

Mesleğim icabı bir çok insanla karşılaşıyorum, bir çoğunun derinlerine yolculuk ediyorum izin verdikleri ölçüde… Kimi zaman önyargılarımın bakış açımı ne denli değiştirdiğine tanık oluyorum. Bir insanı yüzeysel tanıdığınız zaman onunla ilgili duygu ve düşünceleriniz ile, daha yakından ve derin bir tanışıklık sonrasındaki duygu ve düşünceleriniz öylesine farklı oluyor ki. Bunu yaşamak için psikolog olmak şart değil, eminim bir çok kişi aynı deneyimi kendi hayatında tatmıştır.

Güncel bir örnek vermek istiyorum. Sınırdan geçerek ülkemize geldiler. Adları “PKKlı”ydı. Onları sınırda karşılayan binlerce insanı izledim. Şaşkınlıkla, merakla, kimi zaman acışarak… Nasıl dedim, nasıl oluyor bu böyle… “İşte bunların hepsi PKK yandaşı, yüzlerini gösterdiler, ülkeyi bölmektir hedefleri” diye düşünmek, inanın kolay. Ama bu manzara karşısında kendime empatik olmayı telkine ettim. Empatik olmak içinse dinlemek, aralarına girmek, beraber yaşamak lazım… Kulaktan dolma ve yanlı bilgilerle hareket etmek çok kolay… Ve birçok konuda birçoğumuzun yaptığı bu… Ekrana bakarak şöyle dedim: “Bu işte bir yanlış anlaşılma var. Burda bir gariplik var. Bir iletişim problemi var, ne biz onları anlayabiliyoruz, ne onlar bizi…”

Elbette art niyetli insanlar var. Sinsisi var, düşmanı var, fitneci fesatçısı var… Ama insanları, özellikle de kitleleri yargılamadan önce, biraz daha vicdan ve empatiye gereksinim var.

Bu bana zamanında sevgi pıtırcığı demiş olanlara :-P Çatlayın da, patlayın. :)))

eMPe3 çalarımdan: Göksel Baktagir-Masum Aşk

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Geçen sene kaçırdığım, bu yıl tesadüfen gördüğüm bu yazı gerçekten çok güzel. Herkes diğerinin koşullarından değerlendirebilse belki daha farklı olurdu olaylar ve yaşam. Elinize sağlık. Sevgiler...

n. 
 22.10.2010 20:12
Cevap :
Yorumunuz için teşekkür ederim Nilüfer Hanım. Sevgilerimle...  06.06.2011 9:37
 

İşte ben de wara wara, nova ta çiya diye yazdım ya... Varlar...hep vardılar ama biz yoklarmış gibi yaptık...belki şimdi bunun acısını çıkarıyorlar ifrata kaçarak... Ben şöyle düşünüyorum: Olmayan ve özlenen bir şeye (örneğin para) kavuşuldu mu insan ilk başta deli gibi harcar ya hani...sonra durulur...onların ki de biraz öyle birşey... eminim orta yol bulunacak... sular durulacak...öyle olmaz ise akıbet hiç de hayrlı olmayabilir...saygılar

Çiğdem ALTINÖZ 
 27.10.2009 2:38
Cevap :
Söyledikleriniz mantıklı Çiğdem Hanım. Ben de öyle olacağını umut ediyorum.Teşekkürler yorumunuz için :) Sevgilerimle...  28.10.2009 9:49
 

Yazınızı gerçekten severek okudum, sanki benim anlatmak istediklerimi benden önce siz anlatmış ve duyurmuşsunuz gibi geldi ..:)başarılarınızın devamını dilerim sevgiyle kalın..

SADE VE DUYGUSAL 
 26.10.2009 16:36
Cevap :
Teşekkür ederim, lafı ağzınızdan almışım demek ki :) Beğenmenize sevindim. Sevgilerimle...  26.10.2009 17:45
 

Çok güzel duyarlı bir yazı yazmışsın. Bügüne kadar hep empati yaptım. PKK nın oluşumu için bile kendimi onların yerine koyup düşündüm. Sonunda ben o insanları anladım ve destek verdim.Ama verdiğim destek barış içindi, kardeşlik içindi. Orada yaptıkları davullu zurnalı gösteri benim zoruma gitti. Neden dersen, ben aylardır,onların bize dost olduğunu,bizimle kardeşçe yaşamak istediklerini söylüyordum. Bu son hareket beni biraz utandırdı açıkçası.Ben o kadar haklarını savunurken, onların da sağduyu göstermesini beklerdim.Onlar da diyeceklerdi ki, arkamızda bu kadar insan var, onları küçük düşürmeye hakkımız yok. Sessizce gelip,sessizce barışı beklemeliydiler.Yine de kızmıyorum.Üzüntüm, onlara kızanların,bu sefer haklı çıkması.Keşke daha olgun davranılsaydı.Paylaşamayacağımız hiç birşey yok.bu kan davası bitsin,rahat bir nefes alalım.Şimdi bir de, şehit anneleri için empati yapma zamanı aslında.İki tarafıda memnun etmeyen bir çözüm,çözümsüzlük getirir.Duyarlılığına teşekkürler.Sevgilerimle

SINIR 
 23.10.2009 14:58
Cevap :
Teşekkür ederim Melda Hanım :) Konuyla ilgili aynı duygular içerisindeyiz. Son olaydan sonra ben de kendimde bir incinmişlik hissediyorum...Yine de iyi niyeti elden bırakmayacağım...Ve kesinlikle, zaten o görüntüleri izlerken şehit yakınları geldi aklıma ve onlar adına üzüldüm...Umarım en kısa zamanda daha iyi şeyler olur.Sevgilerimle...  23.10.2009 15:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 29
Toplam yorum
: 159
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 509
Kayıt tarihi
: 03.10.09
 
 

Psikoloji mezunuyum, ve bundan dolayı olsa gerek kendini analiz edip hırpalama konusunda oldukça iyi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster