Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mart '09

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
9322
 

Çok ve Az Su İçmek...

Çok ve Az Su İçmek...
 

Günlük su içme ihtiyacı göreceli


İran depreminde 57 yaşında bir insan enkazlar altında sıkışıp kalmış. 13 gün sonra canlı olarak çıkarılmış sıkıştığı yerden. Yanında bulunan sudan içerek hayatta kaldığı tahmin ediliyor. Bu gibi zor durumlarda su hayat kurtarabiliyor.

Bir insan normalde en fazla 4 gün susuz kaldığında ölebiliyor. Bunun yanısıra yoğun spor yaparken; beden aşırı efor harcadığı esnada, fazla su içildiginde de öldürücü olabildiği açıklanıyor. Bunlar arasında; fazla su içen 250 kişiden en az yedisinin öldüğü, İngiltere'de "British Medical Journal" tıp literatur dergisinde; Kapstadt üniversitesi bilim araştırmacı D. Noakes tarafından belgelendiği açıklanmış. Kanda tuz miktarının aşırı düzeye düşmesiyle beyinde şişkinliklerin oluşması ölüm nedeni olarak açıklanıyor. Geçen sene Boston Maraton koşusunda ölen Ekvatorlu Cynthia Lucero'nun ölüm nedeni olarak belirtiliyor.

Yoğun yorucu spora başlamadan 2 saat önce 500 ml., ondan önce yine 500 ml., spor esnasında her 10-15 dakikada 125-250 ml. su içilmesinin doğru olduğu açıklanıyor.


Az su içildiğinde kan kalınlaşıyor sindirim sisteminin çalışması yavaşlıyor. Bedende oluşan toksinlerin atılması gibi birçok dengesizlikler oluşuyor.

Vücut meatabolizma sının sağlıklı çalışabilmesi için gün içinde su miktarinin dengeli biçimde, abartılmadan giderilmesi gerekiyor.

Fazla su içmek vücut mekanizması için zararlı olabiliyor. Böbreklerin aşırı çalışmasına neden oluyorken, tuz oranında dengesizlik ve- toksinlerin atılamaması gibi bir çok nedenler ortaya çıkıyor.

Aynı gün aynı miktarda suyun atılması için günde ortalama 1,5 - 2,5 litre su icmek organlarin saglikli fonksiyonları için gerekli.
Her insanda yaş ve vücut ağırlığına göre su ihtiyacı farklı olabiliyor. Sebze ve meyvelerde su içeriyor. Hatta bir çoğunda su miktarı %90 cıvarında olduğu dikkate alınırsa, relatif günlük su ihtiyacımızın ne kadar olabileceğini tahmin etmek mümkün.

Bedenimizi hoyratça kullanmamalıyız. Biraz bilinçli ve duyarlı oldugumuzda onların ufaktefek agri sizi gibi sinyallerinden çok veya az su içtiğimiz uyarısını almak mümkün.

 

Beynin takriben %75'i su. Beyin fonksiyonu için su hayati önem taşıyor olsa da yukarıdaki habere göre çok fazlası zararlı olabiliyor.

Kanın takriben %80’i su. Bir dakikada 5 litre kan damarlara pompalanıyor.

Tende bulunan su molekülleri ter hücrelerine giderek vücut ısısını dengede tutuyor. Özellike sıcak havalarda ve spor çalışmalarında bedenin fazla su kaybedeceği dikkate alınmalıdır. Azalan suyun telafisi için, azar azar içerek metabolizmanın sağlıklı işlevine destek verilmelidir.

Bedenimizin her alanının suya ihtiyacı var. Yemek borusundan geçerken mukoza/sümükdoku tarafında bir miktarı emilirken dokular besleniyor.

 

Susuz kaldığımızın ilk sinyalleri: „Ay dilim damağım kurudu“ der ağzımızda dilimizi hareket ettirmekte zorlanırken kendimizi pek iyi hissetmeyiz ve acilen bir yudum da olsa, su içme ihtiyacı hissederiz.

Suyun hayati önem taşıdığını bazı rahatsızlıkların susuzluktan kaynaklandığını, vücudun susuz bırakılmaması gerektiğini benim gibi bir çok insan pek önemsiyor olabilir; ancak susuzluk hissetmedigi icin, su içmek aklına gelmeyebilir. Bu durum özellikle yasli insanlarda daha sık rastlanmakta. Bu bakımdan kendi ihtiyacını karşılayamayan yaşlı insanlara, özellikle içmeleri için hatırlatmak veya yanlarında su bulundurmak gerekiyor.

Çarşıda pazarda nerede olursak olalım yanımızda küçük de olsa, sıcak havalarda bir şişe su bulundurursak arada bir su içmeyi unutmamis oluruz..

Su akciğerlerin fonksiyonu için de çok önemli. Rahat nefes almamızı sağlıyor. Nefes alıp verirken bir miktar su buharlaşarak nefesle dışarı çıktığı için su takviyesi gerekiyor.

Ben yatağımın yanında bir şişe su bulundururum. Gece ya da sabahları uyandigimda bir kaç yudum içerim. Çünkü uyku esnasında nemlenen veya terleyen beden - nefes verirken de su kaybediyor. Sabahları aç karnına birkaç yudum su içilmesi sindirim sisteminin rahat çalışmasını sağlıyor.

Yemek arası su içmek gerekiyor ancak su çözgen bir madde oldugu icin mide asitini seyreltiyor- inceltiyor. Hazımsızlığa neden olmaması için yemek arası bir-iki bardaktan fazla su içilmemesi öneriliyor uzmanlar tarafından.

Su ince bağırsaklarda tuz, hormon, protein, vitamin, şeker gibi hücreleri ayırıyor.

 

Ortalama yaşam sürecinde 65 bin litre su kullanıyor insan vücudu. 30 ton yiyecek 8 metre uzunluğunda barsaklarda sindirme işlevi için sürekli çalışıyor ancak su ihtiyacını aşırıya kaçmadan karşılamak gerekiyor.

Vücuttan atılacak suyun büyük miktarı böbreklere gidiyor. Oradan 180 litre kan filtrelenerek toksinlerden arındırılıyor.

Organlarımız suyu gerektigi -yeteri kadar kullandıktan sonra idrar yolu ile son durak olan idrar kesesine ulaşıyor bedeninimizden atılması için.

Bizden habersiz harıl harıl çalışan bu sihiri ve hala tam olarak keşfedilememiş insan beyni ve vücuduna karşı birazcık olsun saygılı ve duyarlı olurken; onları ne fazla suyla boğmak, ne de susuz bırakmamak gerekiyor.

 

 

Akıllı vücut mekanizması dışardan destek almadan hastalıkların %90 dan fazlasını kendisi önlüyor ve tedavi ediyor olsa da sağlıklı yaşam ve her konuda olduğu gibi bedenimiz, sağlığımız konusundada bilinçli olmak zorunluğu doğuyor.

 

Ben her bilimsel çalışma- araştırma sonuçlarına yüzdeyüz inanmıyorum. Bilim ve ilimle uğraşan insanlar da hatalar yapabiliyorlar. Sonuçta onlarda insan. Yıllar önce bilimsel yapılan araştırmalardan alınan sonuçlar günümüze kadar biriken deneyim ve bilgilerle karşılaştırılıp araştırıldığında hatalarını görüp itiraf edebiliyorlar.

Bilim araştırmaları yapan insanların öneri ve bilgilerini göreceli dikkate alıyor, bilgilerimi bedenimin ve içimin sesine göre sentezleyip kendi kararımı uyguluyorum.

Bizde bir deyim vardır:" Her koyun kendi bacağından asılır". Bu bağlamda her birey her konuda yaptıkları ve yaşadıklarından kendi bilgi ve iradesinin gücü nispetinde sorumlu olduğunu bilmelidir diye düşünüyorum.

Göreceli de olsa beynimize ve bedenimize gereken ihtimamı göstermeliyiz.

Hep sağlıklı ve mutlu kalın

Mine
14.03.2009

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 142
Toplam yorum
: 549
Toplam mesaj
: 185
Ort. okunma sayısı
: 2485
Kayıt tarihi
: 27.07.06
 
 

Doğayla iç içe yaşamayı seviyorum. Hayvanları seviyorum. Spor, yürüyüş vb. bedensel aktivitel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster