Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Nisan '17

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
373
 

Çok yorgunum..

Çok yorgunum..
 

Görsel alıntıdır..


Yoruldum..

Özlemekten ve ‘mış’ gibi yaşamaktan..

Yoruldum..

‘iyiyim’ yalanını söylemekten..

Yoruldum..

Her sabah gözlerimi aynı acıya açmaktan..

Geçti diyebilmek istiyorum. Bir sabah uyandığımda yine gördüğüm ilk yüz babamın olsun istiyorum. Yine o mutlu kız olmak istiyorum. Daha az sinirli ve daha çok gülen geveze kişi olmak istiyorum. Dünyada benden çok sevilen kimse yokmuş gibi hissetmek, başımı babamın omzuna yaslayıp, tüm dertlerimin, her acımın yok olmasını istiyorum. Yanağımı her uzattığımda babam bir öpücük kondursun, saçlarımı okşasın, dokunuşlarıyla “seni seviyorum” desin istiyorum. Tüm bunların hayalini kurmak yerine, yaşıtlarımın bir çoğu gibi uyumadan önceki son dakikalarımı gelecek hayalleri kurmaya ayırmak istiyorum. Uykumu kaçıran düşüncelerin basit bir kafa karışıklığı, ya da hata olmasından korktuğum bir kaç basit karar olsun istiyorum...

Benim tozlanmış raflara kaldırdığım hayallerim var. O raflarda hiç gerçekleşmemeye mahkum edilmiş hayallerim var. Babam gelsin birlikte o hayalleri gerçekleştirelim istiyorum. Ya da zaman daha çabuk aksın, dünya yine dönsün ama ben yolculuğumu tamamladığım zamana bir an önce kavuşayım istiyorum. Zaten anlamıyorum “hayat kısa” diyen insanları, çünkü en sevdiğini kaybedince insan, hayat fazla uzun geliyor bence...

Babam gidince hayata dair çok şey öğrendim.. Mesela insanların ağzından çıkan ‘iyiyim’ kelimesine rağmen gözlerinden geçen acıyı görebiliyorum artık.. Büyük acılar yaşayan insanların zamanla sadece daha iyi rol yapmaya başladığını öğrendim, görünmeye çalıştıkları kadar iyi değillerdir her zaman..

Öğrendim, insanlar bana güçlü durmam gerektiği ile ilgili telkinler verdikçe, ben acımı daha iyi saklamayı öğrendim.. Birileri bana ağlama dedikçe gözyaşlarımı içime akıtmayı öğrendim.. Paylaşmayı öğrendim, acının da mutluluk kadar paylaşılır bir duygu olduğunu, ama her insanın başkalarının acısını paylaşacak kadar büyük bir yüreğe sahip olmadığını öğrendim.. Şimdi tüm bunları unutup, babamın bana gözleri parlayarak baktığ ve sadece babamın öğrettiklerini bildiğim zamana dönmek istiyorum. O’nun gidişiyle öğrendiğim ne varsa unutmak, ve yeniden öğrenmemek istiyorum..Göründüğüm kadar güçlü olmak, içimde ki kırıklarla başa çıkmayı öğrenmek istiyorum. Olmayacak çok şey istiyorum...

Ruhumun aldığı hasarları onarabilecek başka bir kahraman arayışım hiç olmadı. Ben galiba onarılmaz hasarlarımla yaşamayı kabullendim. Hasarlarıma, tüm yara ve acılarıma, hayatın benden aldıklarına rağmen yine babama sığındım. Ben onun sesini artık duyamasam da, zamanında O’nun sesinden duyduğum ve ezberimde kalmış her cümleyi kendime kahraman ettim. Yine babamın yokluğundan kanayan yaralarımı babamın varlığında öğrettikleriyle sarmaya çalıştım, ama sanırım yeterince denemedim, kıyamadım yaralarıma. Başka bir yazımda da dediğim gibi “bazı yaraları sarmaya kıyamaz insan” çünkü...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yaşamı güzel kılan yaşarken gördüğümüz gerçeklerdir. Oysa bazen göremediğimizde anlıyor ve görmeye çalışıyoruz ki artık zaman geçmiştir. Böyle olmazsa bile yaşamın her anında gördüğümüz güzellikleri ya gönül gözlerimizle göremiyor ya da eksik bırakıyoruz bir şeyleri.. Her durumda da kaybetmek zor gerçek ve buna alışmak daha da zor..

Fahrettin Çitil 
 02.05.2017 18:27
Cevap :
Kaybetmek, bu durumu kabullenmek ve alışmak gerçekten çok zor.. Yorum için teşekkürler, cümleleriniz bir çok kişi için geçerli olan gerçekleri özetliyor gibi.. Saygılar..  06.05.2017 0:39
 

"acının da mutluluk kadar paylaşılır bir duygu olduğunu..." Ah arkadaşım, ne zaman dinecek yüreğindeki sızı?

Kerim Korkut 
 27.04.2017 22:18
Cevap :
Çok iyimser bir yapıya sahip olmama rağmen, acım asla dinmeyecekmiş gibi hissediyorum bazen.. Dindiremiyorum arkadaşım fakat paylaşıyorum tüm samimiyetimle.. Sağlıklı ve huzurlu günler dilerim, saygılarımla..  01.05.2017 23:25
 

ahh ki ahh! ...Baba gidince bir şey kalıyor...öye bir şey kalıyor ki hiçbir yere gitmiyor...hiçbir şeye benzemiyor...ahh ki ahh iişte.!

Nedim ÜSTÜN 
 22.04.2017 7:06
Cevap :
ve söz biter .. Sağlıkla kalın saygılar..  25.04.2017 0:19
 

Ne diyeceğimi, seni nasıl teselli edeceğimi düşündüm bir kaç gündür. Babanı özlüyorsun, onu görmek, sarılmak istiyorsun, onunla sohbet etmek ve dilediğin gibi hayaller kurmak istiyorsun, o kadar haklısın ki yorulmakla! Yazdığın her cümle kalbimde sızı günlerdir Gözde'cim, ben de annesiz ve babasız büyüdüm ama ikisi de hayattalar ve hala onlardan ayrı bir şehirde, onlarsız sürdürüyorum yaşamımı. Çocukluğumda da yoktular, senede bir aycık görebilirdik kız kardeşimle, elbette ölüm ayrılığının acısı çok başkadır, ama ayrılığın hiç değişmez tarafı sessiz bir hüzündür içimizde, sepsessiz hem de... öpüyorum o yaşlı gözlerinden, üzdün beni günlerdir ama lütfen yaşamı kendine zehir etme, lütfen ablacım... yaz, hep yaz...

Nermin Ayduran 
 21.04.2017 13:36
Cevap :
Üzmesem, hiç üzülmesek isterdim.. Ayrılığın her hali zor... Eminim sen de minicik halinle kocaman özlemişsindir ayrı kaldığınız zamanlarda anneni babanı.. Yazarak akıtıyorum sanki içimdeki zehri, o yüzden hep yazarım.. Beni yüreklendirdiğin için ve eşsiz desteğini esirgemediğin için ayrıca teşekkür ederim.. Ne güzel bir kalp ki bir başkasının cümlelerine/duygularına sızlayabiliyor.. Güzel kalbinden öpüyorum selam olsun ablacığım..  22.04.2017 3:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 40
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 219
Kayıt tarihi
: 30.09.15
 
 

Dokunduğu her hayata iyilik katmayı hedefleyen bir pedagog adayı. 1993 Kopenhag doğumlu bir deli...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster