Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ekim '08

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
265
 

Çöken adalet sistemi 1

Çöken adalet sistemi 1
 

Mahkeme


ÖN SÖZ

Adaletin yeterince gerçekleşemediği ülkemiz Türkiye’de, haksızlıklara isyan ediyor ve kamuoyunu; bu sistemde yapılan haksızlıklar karşısında, duyarlı olmaya çağırıyorum. Çünkü biz; anlatacağım olaydaki haksızlıklar ve benzerleri karşısında susacak ve sesimizi çıkarmayacak olursak: Haksızlıkların üremesine destek vermiş oluruz.

Bu nedenle ben, bir kısım riskleri göze alarak, meydanlara çıkıp, bağırmak suretiyle, sesimi duyurmak istedim. Bunu yaparken başıma geleceklerin neler olacağı ve beni ne durumlara düşüreceği hususunda endişelerim yok değil. Çünkü: Türk Ceza Kanununun 535. Maddesi; Topluma açık olan yerlerde bu gibi eylemleri yasaklıyor ve bu kafayla biz; Avrupa birliğine girme çabası içinde bulunuyoruz.

Bir Amerikalının söylediği ( Bizim ülkemizde haksızlıkları açıklıyanlara mükâfat verilir. Siz de ise ceza verilmekte. Bu nedenle yolsuzlukları önleyemiyor ve geri kalıyorsunuz ) sözleri bir gerçek.

Bu eylemi yaparken ellerim kelepçelenmiş olarak savcılığa götürülmem de mümkün. Çünkü burada zülfü yare dokunuyor, adalet sistemimiz içinde dönen dolaplardan ve bir kısım avukat¸ yazı işleri görevlisi ve hâkim dayanışmasından söz ediyorum.

Bu benim başıma bir kısım işler açabilir. Bunun bilincindeyim ama haksızlıklara katlanamayan ve haksızlıklar karşısında susarsak bunların üremesine destek vermiş oluruz inancında olan biri olarak, bu eylemi yapmaktan da kendimi alamıyorum…

Medyanın da bu olaya nasıl bakacağını bilmiyorum. Çünkü medya; daha çok paparazzi ağırlıklı, sansasyonel haberlere yer vermekte, böyle ciddi konulara pek eğilmemektedir. Buna rağmen, ömrümün son demlerine geldiğim şu ihtiyar halimle, meydanlara çıkıp, kamuoyuna sesimi duyurabilirsem; haksızlıklarla mücadele yolunda yeni bir çığır açacağım için, mutlu olacağım…

Burada hikaye ettiğim olay; belki bunun kat be kat üstünde haksızlığa uğrayan, yüzlerce vatandaşımızın başına gelen olaylara nazaran, hiç kalacak derecede küçüktür. Ama amacım: Kendi olayımı anlatmak değil; haksızlıkları su yüzüne çıkarıp bu haksızlıkları yapanları, bir daha yapmamaları için uyarmaktır…

Olayımızda özel idare müdüründen, kaymakamına, avukatından, yazı işleri müdürüne ve hâkimine kadar, idari ve adli sistemimizin içinde bulunduğu aczin ve dönen dolapların izleri bulunmaktadır.

Hikayemizde isimler açıklanmamış, sadece, makamlar belirtilerek isim yerine Gazinocu, Emlakçi, Kaymakam, Hâkim ve Avukat gibi sıfatlar kullanılmıştır.

Ama olayın tamamı gerçektir.

Hikayenin kahramanları; okudukları zaman kendilerini tanıyacak ve sebebiyet verdikleri durumlar nedeniyle belki biraz vicdan azabı çekeceklerdir ama içlerinden bazıları o derecede vicdanen körlenmiş, ahlaken çökmüşlerdir ki: Yaptıklarını okudukları zaman; belki bu yaptıklarıyla övüneceklerdir…

Saygılarımla

H. Hilmi Polat

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 104
Toplam yorum
: 334
Toplam mesaj
: 77
Ort. okunma sayısı
: 706
Kayıt tarihi
: 11.04.07
 
 

6 Mayıs 1927 Simav doğumlu, İstanbul Yıldız Teknik Okulu’nun ( Bu günkü Yıldız Üniversitesi) son sın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster