Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ocak '11

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
292
 

Comicsss

Kızım ve iki arkadaşı Kızılay da giderlerken yerde oturan bir dilenci kadın bunlara seslenmiş. Benim kıza defalarca anlattığım organ mafyası hakkındaki şehir efsaneleri nedeniyle hiç aldırmamış. Diğerleri de ilgilenmemeye çalışmışlar. Ancak kadının ısrarla bağırması sonucu kızımın arkadaşlarından birisi kadına doğru yaklaşıp “ne istiyorsun?” demiş. Kadın ”gahaholu züt istiyom” demiş. Bizimkiler pek anlayamamış. “Ne istiyosun teyze diye?” sormuşlar. Kadın kızgın kızgın “gahaholu züt diyom” demiş. Kızım ”herhalde kakaolu süt istiyor“ diye bir tahminde bulunmuş. Kadın evet anlamında başını sallamış. Çocuklar köşedeki büfeye doğru meyil etmişler. Kadın ”durun“ diye seslenmiş. Mavi eski bir cüzdanı açıp içinden 90 kuruş çıkarıp bizimkilere uzatmış. Bizimkiler almak istemeyince o zaman almayın diyerek zorla sütün parasını vermiş. Sonra da “O büfede yok. Piynirci market de var“ demiş. Bizimkiler salaklaşmış vaziyette markete girip kakaolu sütü alıp kadına vermişler. Parası da tamı tamına 90 kuruşmuş. İşleri bitip aynı yerden geçerlerken kadını simit ile kakaolu süt içerken görmüşler. Kendileri ofise dönüp kakaolu sütle simit yemeği denemişler ama pek beğenmemişler… 

Bizim evin sokak kapısında güvenlik amaçlı demir parmaklıklar var. Çok uzun süreli evden ayrılmadıkça o kapıyı kapatmıyoruz. Bir Cumartesi günü yine evin dışındayken komşumuz beni aradı kapı ile demir kapı arasında bir çocuk kalmış. Koşa koşa eve gittik. Yazık 8 yaşlarında üç çocuk broşür dağıtmak için apartmana girmişler. Bizim kapı ilglerini çekmiş oynarlarken kapı kapanmış biri arada kalmış. Yazık hali pek acınasıydı. Kafese kapatılmış ya da kapana kısılmış gibiydi. Diğer ikisi de bırakıp gitmemişti ama gülüp duruyorlardı. Çocuğu çıkardık . Biraz da azarladım “sakın bir daha kimsenin kapısını kurcalamayın” dedim. Ama içimden de hem güldüm hem de sevesim geldi. Çünkü zavallı yavrucuk çok korkmuştu. Yani şeytanın bile aklına o daracık mesafeye bir çocuğun kaçacağı gelmez. Artık eşim her evden çıkışta o kapıyı da kapıyor “aman allah korusun araya çocuk falan kaçar“ diyor. Gülüyoruz… 

Babam her Cuma camiye gider. Camiye giderken de en eski ayakkabılarını giyer. Çünkü millet namaz kılarken ayakkabıları çalıyorlarmış. Kimileri ibadet kimileri kabahat peşinde anlaşılan. Neyse… Cuma namazı bitince babam eve gelmiş. Ama ayağının biri çok rahatsızmış. Pek aldırmamış. Evde yemek falan yemiş. Tekrar dışarı çıkmak için ayakkabıları giymeye kalkınca , birinin çok büyük olduğunu fark etmiş. Gözü de pek iyi görmediği için anneme ”buna nolmuş?“ diye sormuş. Annem de bakınca basmış kahkahayı. Ayakkabının teki başka teki başkaymış. Biri kendisine ait diğeri başkasının ayakkabısının tekiymiş. Güle güle o biri büyük biri ayağına göre ayakkabılarla camiye ikindi namazına gitmiş. Sahibi belki gelir diye. Gerçekten de öbür amca da gelmiş ama tahmin edersiniz ki o amcaya ayakkabı küçük geldiği için ayakkabıyı toynak gibi ayağının ucuna giymiş de gelmiş… 

Ailece arabayla bir yerden dönüyorduk. Tunalı da bir şey almak için eşim arabayı park etti. Biz arabanın içinde bekliyorduk. Bir den arabanın penceresinin dibinde bir adam peydahlandı. Yaz olduğu içinde pencereler açıktı. “Amca heykel ihtiyacınız var mı?“ Diye babama sordu. Heykel de hani şu bahçelere konulan alçıdan kaz ördek nevinden şeyler. Bakakaldık. Kimin acil heykel ihtiyacı olabilir ki… Emergency heykel servisi. Ne komik... 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Eğlenceli durumlar, bence hepsini biraz daha tasvirle ayrı birer yazı olarak sunabilirdiniz. Kakaolu süt ve simiti düşünemiyorum.

Hasan ARSLAN 
 04.02.2011 9:41
Cevap :
Bunu bana tüm yaşamımda söylediler. Her işim telaşlı ve net ve en kısa yoldan.. Lise 2 fizik dersi vermek için bir çocuğa özel derse başlamıştım. 3 haftada bütün sömestre konularını anlatıp bitirdim. Dershane sahibi (bana bu özel dersi ayarlayan) arkadaşım "yahu bu ne sürat biraz ticari boyutu düşünsene ne kadar uzatırsan o kadar çok para alırsın" demişti.Sen bu halinle niye yazı yazmaya kalkıyorsun? diyebilirsiniz. Ama yazmak istedim işte...  07.02.2011 11:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 80
Toplam yorum
: 94
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 624
Kayıt tarihi
: 06.07.10
 
 

Fizik Mühendisiyim. Ankara'da oturuyorum.Türkiye' radyoaktif kaynak giriş ve çıkışını takip eden bir..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster