Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ekim '08

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
1222
 

Çorap yumurtası

Çorap yumurtası
 

Bugün, saat, gözlük ve elektrikli küçük ev eşyalarını tamir eden bir dostumuzun yanına uğradık. Ben, ne olursa olsun sahip olduğum bir nesneyi sonuna kadar tamir ettirdiğimi söyledim, ta ki artık tamir edilemez duruma gelinceye kadar.

Gerçekten de hiç kıyamam, atamam ne eski bir saati, ne de sevdiğim diğer nesneleri. Sanırım bu yaşla ilgili bir şey. Bizler kolay, rahat ve ferah bir dönemde yaşamadık çocukken. Bir kurşun kalemin bile kıymetini bildik, sonuna kadar kullandık. Öyle kısalırdı ki açtıkça, kısalan kalemi uzatmak için arkasına eklenen parçalar satılırdı. Bazı arkadaşlarımızın kalemtıraşı olmazdı, kalemi jiletle açarlardı. Köyden söz etmiyorum, fakir bir muhitten de söz etmiyorum bunları yazarken, şehrin en gözde okullarından birinde yaşadığım gerçekten söz ediyorum.

Bütün bunları yaşayan biri bu yaşa (54) gelince sahip olduğu eşyalardan kolay kolay vazgeçemiyor tabiî ki. Hepsi bu kadar da değil üstelik. Yazdığım örnek, çocuklar için geçerli olan kısmıydı. Annelerimizin naylon çorapları kaçarsa, kaçan teli tutmak ve onarmak için çarşıdaki sarışın, güzel gülüşlü bir ablaya götürürlerdi. O abla da zarif el hareketleriyle çorabın kaçmış telini bulmak için, minik bir makinanın üstüne gererdi çorabı. Seyretmeye doyamadığım bir işti kaçık naylon çorap telinin tutulması.

Ya erkeklerin çorapları eskir ve delinirse? Onlar çarşıya götürülmezdi, evde onarılırdı. Peki ama, nasıl? İşte bugün, yaşça benden küçük olan tamirci dostumuza da bu soruyu sordum; Çorap yumurtası nedir, bilir misiniz? Hayretle baktı yüzüme, şaka yaptığımı sandı.

Çorap yumurtası, tahtadan yapılmış, cilâlı, sevimli bir yumurtadır. Zaten şekli ve boyutları yumurtayla aynıdır. Çorabın delinmiş kısmı yumurtaya geçirilir ve kolayca dikilir, gerekirse yama yapılır. Daha doğrusu yapılırdı.

Yıllar önce, televizyonun, dolayısıyla reklamların yıldızlarının yeni yeni parladığı yıllarda ' Eskimiş çoraplarınızı atın, atamazsanız paspas yapın ' çığırtkanlıklarını çok dinledik ve toplum olarak ata ata bu hâllere geldik. Önce çoraplarımızı attık, sonra kısalan kurşun kalemlerimizi, daha sonra da güzelim alışkanlıklarımızı, geleneklerimizi, güzel ve insanca olan her şeyimizi...

Eski kafalı mıyım? Asla! Değerbilir biriyim ve eskiyi seviyorum. Tahta bir çorap yumurtasına sahip olmanın ne kadar onurluca ve insanca bir şey olduğunu bilerek büyüdüm. Çorap yumurtaları varken çok çok önemli bir şey yoktu; sınıf farkı. Ben öğretmen çocuğuydum; sınıf arkadaşlarım otel sahiplerinin, bankacıların, kuyumcuların, doktorların, işçilerin, terzilerin çocuklarıydı. Hepimizin kalem uzatıcısı vardı. Hepimizin annesinin çorap yumurtası vardı.

Eşyalarımla gönül bağı kuran biriyim. Komik ama, gerçek. Eski ve çok değerli bir dosttan ayrılmak gibi gelir eşyalarımdan ayrılmak. 10 yaşımdayken annemin parfüm şişesinin cam kapağına bayılmıştım. Babam Almanya'dan getirmişti parfümü. Küp şeklinde bir cam kapaktı. 44 yıldır saklıyorum, diğer pek çok anısı olan nesneyi sakladığım gibi. Keşke bir çorap yumurtam olsaydı da saklayabilseydim, ya da annem saklamış olsaydı...

Hamiş: Evim ' Çöp Ev ' değil.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Keşke diyebileceğimiz o kadar çok şeyi yitirdik ve yitirmekteyiz ki.Geriye baktığımızda o müthiş uçurumun farkına ancak varabiliyoruz."Keşke" diyebileceğimiz bir çok anımızın olması ve geleneklerimizden uzaklaşıyor olmamız da ne kadar ürkütücü.. Yazınızla; keyif ve hüznü birlikte yaşadım

Mustafa Nuri Gürsoy 
 27.10.2008 21:55
Cevap :
Yitirdiğimiz öyle çok değer var ki. En başta manevi değerler. Çorap yumurtası olmadan da yaşayabiliyoruz. Ama manevi değerlerimizi yitirirsek nasıl yaşarız, bilemiyorum. Sevgiyle...  27.10.2008 22:31
 

Annelerimizde babalarımızın pantolonlarının paçalarına,fermuarı ikiye böler,yarısını bir ,diğerini öteki paçasına dikerek,aşınarak çabuk eskimesine önlem alırlardı,şu yaratıcı güce bakarmısın?Tüketim bilinci kazanmış bir kuşağın çocuklarını ve geleceğini hangi güç bu hâle getirdi? Yine sıcacık içtenlik dolu,okurken yaşatan,özlem dolu bir yazı.Hüseyin Bey'in dediği gibi nerden buluyorsun bu bizi ortak paydada buluşturan duyguları işleyen konuları?Hay ,kalbinin belleğinde taşıdığın bu değer yüklü anıları bize taşıyan kalemine sağlık.Hoş kalemde klavye olduya. Sonsuz sevgiler.

Şerife Mutlu 
 26.10.2008 21:38
Cevap :
Şerife'ciğim, fermuar olayını hatırlamaz mıyım, ben de yapmıştım üstelik:) Daha öyle çok anım var ki, sırayla aktaracağım sizlere. Sen de iyi ki varsın biricik arkadaşım.  26.10.2008 22:48
 

yazınızla bizleri de eskilere döndürdünüz yani,,,,,,,çorap yumurtasını hiç duymamaşıtım ama buna benzer oyuncaklarımız ve eşyalarımız vardı küçükken,,,,,eskiler her zaman daha güzel bunu kimse inkar edemez,,,,,sağolunuz arkadaşım,,,,,,,,,sevgiler,,,,,

Alyoşa-Sevmek Güzeldir. 
 26.10.2008 19:27
Cevap :
Sevgili Alyoşa, sen bizden küçük olduğun için görmemişsindir çorap yumurtasını:) Aile büyüklerin mutlaka bilirler. Sevgiyle kal...  26.10.2008 22:52
 

Bu yazdıklarınızdan evim çöp evi değil diye not düşmeniz şaşırttı beni. Kıymet bilmek denen bu olguya çöp ev gözüyle bakan olursa o onun aybıdır başka bir şey değil. Hemen hemen aynı kafadayız. Ben mesela kullandığım kalemlerden kolay kolay ayrılamam. Hala, mürekkep ve dolma kalem kullarınırım. Kaveko marka kalemim 20 yıldan fazla bana dostluk etmiştir ondan nasıl ayrılabilirimki.? Taki, bir yanlışlık sonucu üstüne basıp kırılana kadar sanırım miyadı dolduğu için ve bende ondan ayrılamadığım için o kalemim yok olma adına öyle bir oyun oynadığına inanırım hala.. Kalemlerim o geçmişteki alışkanlıklarımdandırki böyle bir ruh halindeyim. Sevgilerimle.

Ermert Revsen 
 26.10.2008 18:16
Cevap :
Birbirine yakın yaştaki insanların yaşama karşı duruşları, zevkleri de yakın oluyor sanırım. Dolmakaleminiz için üzüldüm. Belki de gerçekten kendisi istemiştir yok olmayı:) Eskiye değer veren biri olduğunuzu zaten yazılarınızdan anlıyordum. Sevgiyle...  26.10.2008 22:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 261
Toplam yorum
: 2348
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2127
Kayıt tarihi
: 23.07.07
 
 

1954 Antalya doğumlu ve Antalyalı'yım. Ülkemin ve özellikle bu şehrin sevdalısıyım. Sanatın pek çok ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster