Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Kasım '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
851
 

Çorbayı pişiren, altında yanan ateşin sıcaklığı değildir

Çorbayı pişiren, altında yanan ateşin sıcaklığı değildir
 

Anadolu Rock'ın efsane isimlerinden baba lâkaplı değerli sanatçıya, bir röportajında şöyle bir soru yöneltilmişti;

'Bir dönem ikinci sınıf café ve barlarda da program yaptınız. Neden?'

Verdiği cevap aynen şöyleydi:

-Ne yapalım, yoksa çorba kaynamazdı !

Cevap gayet güzel ve sempatik. Bir o kadar da anlamlı.

Çorba.

Çorba sevmem ya da içmem diyen birini şu ana kadar hiç duymadım.

En sevmeyenimiz bile, şu şu şu çorbaları sevmem ama...dedikten sonra, illâki hoşuna giden bir çorba ismi söyleyebilir.

Sınırlı mutfak kültürümle birkaç çorba ismi sayayım.

Ezogelin, mercimek, yayla, domates, tarhana...

Çorbanın bu çeşitliliğinin yanında, bir lezzet yumağı olduğu konusunda da bir çok insan hem fikirdir.

Sizce çorbayı lezzet merkezi ya da çorba yapan, sadece içinde barındırdığı baharatlar veya yapıldığı özü müdür ?

Bence değil.

Çorba öyledir ki; içinde huzur vardır.

İçinde paylaşma vardır.

İçinde ismi daha önce telaffuz edilmemiş kolektif bir biz bilinci vardır.

İçinde samimiyet vardır. Çorba bir evin dışarıdan görünmeyen ama içerideki tüten bacasıdır.

İçinde ortaklaşacılığın ve eşitliğin geldiği son nokta vardır.

Çorba, musikimizdeki peşrev gibidir. Asıl yemekten önce gelir. Ön sevişme gibidir de aynı zamanda.

İçinde istikrarlı bir ev ortamının görünmeyen nüveleri vardır. Çorbanın bu özellikleri, onun lezzetini bile sollayabilir bir anlamda.

Güneydoğu Anadolu'nun Hakkari'sinde de, Doğu Karadeniz'in Artvin'inde de çorba çorbadır.

Ritz Carlton ya da Ceylan Intercontinental'da da.

Çorba, artık sıradan bir öğünde önünüze gelen yemeklerin ötesinde bir anlam kazanabilir.

Uyumun, armoninin, ahengin bazen de çiftlerin kendi aralarındaki konsensüsün izdüşümünün resmi olmuştur çünkü.

Yalnızken, canınız tost çektiğinde kalkıp yapmışsınızdır, makarna ya da başka bir çeşit yemek de olabilir bu yaptığınız.

Vardır belki ama, canım çekti deyip kalkıp kendisi için çorba yapan birini hiç duymadım.

Hasılı; çorba içmek güzeldir. Soğuk kış günlerinde ise bir başka güzel.

Hele elinden içtiğiniz kişi çorba kadar sıcak olursa...

Sabrın sonu ile

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şimdi olacak mis gibi domates çorbası. Üstüne kızarmış ekmek ve kaşar peyniri rendesi. :) Bu çorbaya hayır diyecek kimse yoktur. Sevgiler, kendine iyi bak.

Esma KAHRAMAN 
 20.05.2008 14:50
Cevap :
Ayıptır söylemesi rejim yapıyorum da. Çorbaya hele betimlemesini yaptığınız çorbaya hayır demem Esma Hn. ..Teşekkürler  21.05.2008 17:53
 

başlangıçlar, girişler, ilk izlenimler çok önemlidir.nasıl başlarsan nasıl devam edeceğine dair bir fikir verir sana. oyüzden belkide bu kadar önemlidir kimbilir :)) çok hoş bir yazıydı...

beenmaya 
 22.11.2007 17:26
Cevap :
çok teşekkür ederim, beğendiğinize sevindim.  22.11.2007 19:08
 

sevgi ile pişer ve sevgi ile paylaşılır. Eline sağlık Baver, güzeldi. Sevgiler. Nilgün

nilgun 
 21.11.2007 14:02
Cevap :
tabii böyle yazımın ana fikrini bir iki cümle ile de okuyunca keyifli oluyor nilgün. teşekkür ediyorum.  22.11.2007 19:09
 

Hastayken bize iyi gelen şey çorba...Kim bilir belki de içindeki vitaminlerden ziyade, yazında bahsettiğin samimiyet, huzur, sıcaklıktır???

Zeyno 
 19.11.2007 23:24
Cevap :
Ne de güzel evlâtlar yetiştirdiğini bildiğim ve ailesine de ne de güzel huzurlu ortamlar tesis ettirebildiğini bildiğim sevgili Zeyno Anne, senin bu konudaki yorumların elbetteki çok önemli. Teşekkürler sana.  20.11.2007 21:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 398
Toplam yorum
: 1354
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1738
Kayıt tarihi
: 08.01.07
 
 

>Haziran 1975 doğumludur. >Samimîyetsiz gözlerdeki, yapmacık sözlerdeki haset ve kıskançlık k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster