Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mayıs '20

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
68
 

Corona Morona

 

Dünyada bir ekonomik düzen var ve bazıları sistemin üzerinde kendilerine kendilerince bir rol biçmişler çalışmadan diğer köle ülkelerin üzerinde bir efendilik taslıyorlar ki alında bakılırsa son derece işlevsizleştirilmiş bir toplum haline getirilmişler. Bu uzunca ve sistematik bir süreç ve borçla yönetilen halkının ciddi bir oranı kadar okuma yazma dahi öğrenememiş son derece cahil bir toplum ve onun arkasından sürüklenenler.

Gerçekten de dünya düzeninde gerçekten söz sahibi olsanız Amerikan toplumunun dünyayı tehdit edebilme gücünden ötürü dünyayı sömürmesi bu mukabil asalak bir toplum oluşması son derece pahalıya nedeniyle onlardan sıkılmaz mıydınız?

 Halkının önemli bir kesimi hareketsizlikten “aşırı şişmanlamış” Amerika ile nüfusunun önemli bir kesimi artık yaşlanmış Avrupa bugün hâlihazırda zaten üretimi Batı’dan doğuya kaptırmış durumdalar ve neticede maliyetleri Çin ve Hindistan’la kıyaslandığında son derece pahalıya mal oluyorlar. Kullanışlılıkları tamamen silah gücüne, kaba kuvvete dayanıyor. Saçma sapan eğitim sistemleri dayatıyorlar ve bir şekilde oyun toplumu oluyorlar. Üstelik doymak da bilmiyorlar. Günümüzde maliyet açısından Batılı bir işçinin Çinli ya da Hintli bir işçiye göre maliyeti kaç kattır hiç düşündünüz mü? Üstelik söz konusu toplumlar halklarını son derece denetim altında tutabiliyorlar.

Şu anda Batı muhtemelen Doğu’dan aç gelen insan gücü olmasa herhalde aynı refahta olamazdı. Bizim en nitelikli mühendislerimizin, bilim adamlarımızın düzenli olarak Batı’ya göç etmeleri sayesinde olabiliyor. Yetişmesine herhangi bir katkıları olmayan yetişmiş insanları sıfır yetiştirme maliyetli olarak kullanıyor ve sistemlerini bir şekilde revize ediyorlar. Şu anda Avrupa’nın A klas bir ülkesine gidilse yazılım mühendislerinin neredeyse 3. Dünya ülkesi vatandaşlarının transfer edildiği bir dünya olduğu, bu insanların bir şekilde batı ekonomilerini ayakta tuttukları gözlenebilir. Nispeten ucuza çalışan bu işgücü yine kendi ülkelerinde bozulan sistemin onları Batı’ya itmesiyle çalışır. Diyelim ki Batı B ile gelişmekte olan ülke de C ile gösterilsin. C ülkesinin sistemi en nihayetinde B tarafından dizayn edildiğinden, düşünen ve kendi ülkesinin iyiliğini düşünen insanı C ülkelerinde yok sayacak mutsuz kılacak şekilde torpil, dini savaşlar, sistematik fikri ezmeler ile nitelikli işgücünü hakkını alamaz, mutsuz ve kendini bir şekilde dışlanmış hissetmelerine neden olur. Bunda maddi ödüllerin de payı yok değildir tabi en nihayetinde C ülkelerinde bir kazanan bir kişi B ülkesinde on kazanabilir, hem yaşantısına müdahale edilmez hem de adalet mekanizmasındaki sapma gözüne sokulmaz. Mesela İran’da Sünni olmak, Arabistan’da Şii olmak yükseleceğiniz yerleri baştan belirleme aracıdır. C ülkesinde zenginliklere konmanın, yönetimde kalmanın bedelleri vardır. Bu bedeller hem maddi güçleri paylaşmak hem de işe yarar insan gücünü de sömürüyorlar. Sömürmenin yöntemi ise basit; mutsuz azınlıklar yarat, onları hiçbir şekilde kucaklama, onların bedelsiz olarak B ülkelerine koşmalarına neden olurlar.

Elbette bunlar olurken, sistemin en tepesinde bir A takımının varlığı burada tam da bugünlerde gerekli hale geliyor. A oyunun kurallarını artık değiştirmeye karar verdi. Hâlihazırda B, C, D dünya düzeninde kölelik aslında asla var olmamıştı. B’nin maliyeti çok artmıştı. Yaşlıydı, artık işe yaramazdı, tembeldi, şişmandı, dünyadaki enerjiyi ekosistemi yok ediyordu, kısacası B artık gereksizdi. A dünyayı kontrol aracı olarak kullandığı B silahını değiştirmeye karar verdi.

Biz mi?

Biz bu zamana kadar ne yaptık ki? A’nın güçlenmesini elimizden geldiğince destekledik, B’ye elimizden geldiğince gerekli desteği sağladık. Tüketim alışkanlıklarımızı değiştirdik, kültürümüzü değiştirdik, tarihimizi unuttuk, araştırmadık, belki bunu bilinçli yaptık o zaman B karşısında açık hedef haline gelmiştik. Malum 1. Dünya Savaşı sonrası bizi Yunanlılarla hizaya getiren İngilizler o zamanlar savaşın gerçek kazananı B adına İngiltere idi A’nın direktifleri doğrultusunda gereğini yaptı. Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. Batı Medeniyeti yok eder, sonra mazeret bulurdu, bunu yüzyıllarca yıldır, İspanya, Portekiz, İngiltere, Fransa ve hatta Hollanda bile defalarca yapmıştı. Birileri onları durdurdu diye düşünen birisi olarak A içinde o zamanlar Türklerin gerekliliğine karar veren organ, bugünlerde ne düşünüyor göreceğiz.

Eğer A gerekli olduğumuza karar verirse, verdiyse yola devam, yoksa yol bitti demektir.

A-Üst Organizasyon

B- Batı Avrupa ve Amerika ile Kanada, Avusturalya, Yeni Zelanda,

C- Gelişmekte olan ülkeler  

D- Az gelişmiş ülkeler, Ortadoğu, Afrika

E- Çin, Hindistan,

F- Singapur, Malezya, Kore, Japonya

G- Rusya

A hepsine rol dağıtan, oyun kuran ve oyunu oynatan merkezsiz merkez.

jale kasap bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yeryüzünde yaşayan niceleri gibi hep ayni hataları yapmakla meşgulken merkessiz merkez kendimiz olabilirmiyiz? Gezip göremediğimiz ve okuyup anlayamadığımız için mutsuzluklarımızı kullanıyor olabilirler mi? Hepimiz bir şeylerin içinde sıkışıp kalmışız

jale kasap 
 06.05.2020 7:30
Cevap :
Eğer bu virüs üretilen bir virüs ise ki biz doğrusunu asla bilemeyiz.  06.05.2020 10:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2249
Toplam yorum
: 321
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 158
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster