Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

uzm fizyoterapist mehmet ünal

http://blog.milliyet.com.tr/manuelterapi

27 Mart '20

 
Kategori
Genel Sağlık
 

Corona virüs ve stres

Corona virüs (Covid-19) ve Stres

Psikonöroimmünoloji

Corona virüs haberleri her yerde ve herkesin aklında. Virüs dünyaya yayılıyor ve enfekte hasta sayısı her geçen gün artıyor. Kaygı, stres ve bulaşma korkusu daha da hızlı bir oranda yayılıyor gibi görünüyor.

Duygusal rahatsızlıkların ve kaygıların bağışıklık sisteminde bozulmaya yol açtığı ve stresli olmanın vücudunuzda ekstra kortizol salgılanmasına neden olabileceği, uyku kalitesini ve bağışıklık sisteminizi olumsuz etkileyebileceği bilimsel olarak kabul edilmektedir. Psikonöroimmünoloji alanında yapılan birçok çalışma, stresin bağışıklık fonksiyonları üzerinde olan baskılayıcı etkisini göstermiştir.

Böyle bir salgın-pandemi durumunda gelişen korku ve endişenin vücudumuzda neler yaptığını biraz derinlemesine açıklayalım. Burada yer alan kelimeler size yabancı gelebilir ancak elimden geldiği kadar açıklamasını yapacağım. Amaç olayın ne kadar önemli olduğunu göstermektir.

Kronik stres fagositlerin sayısını ve işlevini bozar, çeşitli immünoglobulin türlerinin sentezini ve salgılanmasını bloklar, doğal öldürücü (NK) hücrelerin sayısını ve aktivitesini azaltır, bağışıklık sitokinlerini ve CD4 + T (Enfeksiyonlarda bağışıklık yanıtının oluşmasında rol oynar) hücrelerinin üretimini baskılar. Bu hücreler yardımcı T hücreleri olarak adlandırılır ve bağışıklık sisteminin virüsler dahil mikroplara karşı savunmasında aktiftir. Stres, T'ye bağlı antijenlere birincil antikor yanıtını azaltır ve alloantigen kaynaklı sitotoksik T-lenfositini (Bağışıklık) baskıladığı bulunmuştur.

Stres, iç ortamı bozan herhangi bir dış veya iç zorluk olarak tanımlanabilir. Bir strese karşı memeli yanıtı, homeostazı (Vucut dengesi) eski haline getirmek için tasarlanmış çeşitli uyarlanabilir fizyolojik mekanizmaları içerir. Stresörlere (Strese neden olan etmenler) fizyolojik yanıtlara öncelikle iki nöroendokrin sistem aracılık eder: sempatik sinir sistemi (SNS) ve hipotalamik-hipofiz-adrenal (HPA) ekseni. Doku ve plazma katekolaminlerindeki (Adrenalin-Noroadrenalin-Dopamin) artışlar, çeşitli stres faktörlerinin neden olduğu artan sempatik sinir sistemi aktivitesinden kaynaklanır. Sempatik aktivasyonu, sempatik sinir uçlarından norepinefrinin lokal salınmasına ve adrenalin kromaffin hücrelerinden epinefrinin hormonal olarak salgılanmasına neden olur.

Stresli uyaranlar ayrıca HPA (Beynin hipotalamus bölgesi, beynin altında yer alan hipofiz bezi ve böbrek üstü bezlerinden oluşan hat) eksenini aktive eder ve sonuçta plazma glukokortikoidlerde (Stes durumunda salgılanan steroid hormonlar) artışlara yol açar. Stres koşulları altında bu hormonlar, uyarlanabilir metabolik, kardiyovasküler ve antienflamatuar etkilere aracılık eder. Salgılanması hipofiz adrenokortikotropik hormon (ACTH) ile uyarılır.

Bu stres hormonlarının, bağışıklık efektör hücreleri üzerindeki direkt baskılayıcı etkileri gösterilmiştir. Lenfositler tarafından interlökin-2 (Bağışıklık düzenleyici-Beyaz kan hücreleri) ve makrofajlar tarafından salınan interlökin-1(Enfeksiyonlarda bağışıklık yanıtının oluşmasında rol oynar) gen ekspresyonunu baskılar.

Ayrıca strese bağlı salınan hormonlar, T-hücresinin endotelyal hücrelere bağlanmasını baskılar. Stresin birkaç farklı bağışıklık hücresi üzerindeki doğrudan etkileri olduğuna dair kanıtlar vardır. Strese bağlı aktif olan mekanizmalar antikor üretimini baskılar. Ayrıca T-lenfosit, IFN-y üretimini ve IFN-y kaynaklı makrofaj aktivasyonunu ve MHC sınıf II ekspresyonunu (Bunlar bağışıklık sisteminin virüsler dahil mikroplara karşı savunmasında aktiftir) baskıladığı gösterilmiştir.

Vücudumuzun enfeksiyonlarla savaşabilmesi için yukarıdaki saydığımız sistemlerin düzgün çalışması gerekir. Korku ve endişe, enfeksiyonlarla savaşan bağışıklık sistemi elamanlarının düzgün çalışmasını engeller. Bir kriz sırasında üzgün, stresli, şaşkın, korkmuş veya kızgın hissetmek normaldir. Güvendiğiniz insanlarla konuşmak yardımcı olabilir. Arkadaşlarınız ve ailenizle iletişim kurun. Evde kalmanız gerekiyorsa, sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürün.  Düzgün beslenme, uyku, egzersiz ve evde sevdiklerinizle sosyal iletişim kurun. Diğer aile ve arkadaşlarınızla e-posta ve telefon ile görüşün. Eğer bunalmış hissediyorsanız, bir sağlık görevlisi veya danışmanla konuşun. Gerekirse fiziksel ve zihinsel sağlık ihtiyaçları için nereye gideceğiniz ve nasıl yardım alacağınız konusunda bir planınız olsun.

Gerçekleri öğrenin. Makul önlemler alabilmeniz için riskinizi doğru bir şekilde belirlemenize yardımcı olacak bilgiler toplayın. DSÖ web sitesi veya yerel, eyalet halk sağlığı ajansı gibi güvenebileceğiniz bir kaynak bulun. Sizin ve ailenizin üzücü olarak algıladığınız medya yayınlarını izlemek veya dinlemek için harcadıkları zamanı azaltarak endişeyi ve ajitasyonu sınırlayın. Geçmişte, önceki yaşamın olumsuzluklarını yönetmenize yardımcı olan ve bu salgının zorlu zamanlarında duygularınızı yönetmenize yardımcı olacak hobileri kullanın.

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 65
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 149
Kayıt tarihi
: 18.05.13
 
 

Omurga Sağlığı Merkezi Uzman fizyoterapist Mehmet ÜNAL Medipol üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster