Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Temmuz '20

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
135
 

Coronanın Düşündürdükleri

Çok yakındığımız gürültücü kalabalıkları özler mi olduk?  Yoksa ürkütüyor mu bizi alışmadığımız bu suskunluk. İkisi arasında bir yerde duramadığımız aşikar, ancak ne geriye gidebiliyoruz ne de ileriye doğru bir adım atabiliyoruz. Anlamaya çalışıyoruz, geçekten tehlikede miyiz, yoksa bizi korkutup uslu çocuklar mı olmamız isteniyor?  Ölümü gösterip de sıtmaya mı razı olalım istiyorlar, kim bunlar? Bu gelgitler arasında neye inanacağız, belirsizlik ne zaman bitecek? Sorular soruları kovalarken korku bütün benliğimizi esir mi alacak? İstedikleri  bu mu, korkuya tutsak düştüğümüzde bizi hamur gibi yoğurup istedikleri kıvama mı getirecekler? Perde arkasını görme şansımız var mı? Yoksa sisler arasında kaybolup gidecek miyiz? Ne istiyorlar bizden, aklımızı kullanıp cesur adımlar atabilecek miyiz? Dualara mı sığınacağız, dualar sorularımızın anahtarı olabilir mi? Yoksa bize uzun vadeli sabırlar mı gerekiyor? Sorular bitecek gibi değil, elime bir kitap alıp bir köşeye çekiliyorum, çay da demledim. Ama gitmiyor işte, bir kaç satır okuduktan sonra devam edemiyorum. Kalktım, perdeyi araladım, dişarıyı seyrediyorum, kediler köpekler dolaşıyor caddede, özgürce. Ve kuşlar bir o ağaçta bir karşıki damda, bulutlar geçiyor pembe beyaz. Güneş bir görünüyor bir kayboluyor. Pencereyi açtım ve temiz havayı kokluyorum, dağlardan esen çiçek kokuları ruhuma akıyor. Kırlar geliyor aklıma, coşkuyla akan dereler. Bir kadın gördüm, elinden tuttuğu çocuk ile hızla geçip gözden kayboldu. Yine sorular geliyor aklıma, geçmiş ne kadar geçmişte kaldı, gelecek var mı? Yoksa gelecek hiç gelmeyecek mi? Karşı damda kuşlar havalandı, bir çırpıda ufka doğru uçtular, az sonra gözden kayboldular. Gittiler işte, özgürce uçarak geleceğe gittiler geride beni sorularla baş başa bırakıp gittiler. Belirsizlik hayatta insanı kemiren en kötü şey, kuşların havalandığı evin damı da öylece bom boş kaldı. Belirsizlik diyordum insanı yiyip bitirir, alacağınız kararlar atacağınız adımlar beklemeye girer. Hata yapmaktan endişe eder, çekinirsiniz. Özgür iradenizin ipotek altında olduğu duygusu yıpratır sizi, uzun süre hiç bir şey yapmamak ise çıldırmanın bir adım öncesidir. Şimdi ılık bir duş alacağım, çıkınca bornozla öylece yatağa uzanacak ve dinleneceğim. Belki bu arada dalar giderim, böylece asla yanıtını veremeyeceğim sorulardan da bir süre kurtulmuş olurum....

Ersin Kabaoglu, ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Evet,son altı aydır son derece olağanüstü günler yaşıyoruz. Keza bu "Covid 19 pandemisi "sanki görünmez, sinsi bir savaş ya da doğal felaket" hali gibi maalesef. Uzunca bir süredir gerek yaşam pratıklerimiz gerekse medya yoğunluğu ile de hissettiğimiz algı bu yönde. Durumun nasıl gelişeceği, nereye doğru evrileceği, olabildiğince kontrol altına alındığında-ya da alınamazsa- nasıl bir dünya ve yaşamla karşılaşacağımız hususu ise büyük bir belirsizlik taşımakta!

Ersin Kabaoglu 
 15.10.2020 0:39
 

Fakat insanlık tarihindeki çok daha kötu salgınları, savaşları, kıtlık ve diğer doğal afetleri anımsayarak bunun da üstesinden gelineceğine olan inancımızı korumamız gerek. Genel olarak bilime ve özel olarak da sağlık bilimlerine olan inanç ve güvenimizi de sabırla, moralle yüksek tutarak..

Ersin Kabaoglu 
 15.10.2020 0:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 220
Toplam yorum
: 286
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1941
Kayıt tarihi
: 02.07.06
 
 

Yazmak, ufkun da ötesine taşan engin bir serüven gibi gelir bana ve gençlik yıllarımdan bu yana v..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster