Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ekim '15

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
72
 

Coşkun bir Karabulut

Coşkun bir Karabulut
 

Coşkun Karabulut


Değerli yazar dostum Ali ERDEMLİ Fethiye Beşkaza Gazetesi'ndeki köşesinde (19 Ekim 2015) yayınlamış. Teşekkürler!

COŞKUN BİR  KARABULUT

Bakmayın siz onun soyadının Karabulut olduğuna… Kara bulutlar kasvetlidir, iç sıkar, boğar insanı, hüzünlendirir. Onun bulutları neşe, yaşama sevinci, espri, ironi iyonlarıyla yüklüdür. Bu, onun yaşam biçimidir. O, adının anlattığı anlamla; Coşkun yaşar hayatı, başkalarına da öyle yaşatır.

Kimden söz ettiğimi anlayanlar çıkmıştır. Coşkun Karabulut, Fethiye’de kültür-sanat bağlamında önemli ve özgün etkinliklere imza atmış, şiirle yatıp şiirle kalkan bir şairimizdir.

O, Ölüdeniz Belediyesi’nin yılbaşı arifesinde düzenlediği ve Noel Baba kadar kendi kültürümüzün değerlerinin de çocuklarımızca tanınmasını amaçladığı etkinlikle Nasrettin Hoca olur, üstelik eşeğini de Noel Baba’ya çektirir. Beldedeki ilköğretim okulu öğrencilerine çeşitli hediyeler yanında Atatürk’ün yazdığı Nutuk adlı eserini de dağıtır.

Bu etkinliği düzenlerken aslında birçok alanda kültür erozyonu yaşadığımız ülkemizdeki kanayan bir yaraya parmak basar. Kültürümüzdeki birçok kişiliğin diğer kültürlerdekiler kadar önemli ve  değerli olduğunu gündeme getirir. Geyiklerin çektiği kızağıyla karda oradan oraya giderek çocuklara hediyeler götüren Noel Baba karakterini bizim kültürümüzün Nasrettin Hoca’sıyla yan yana getirir.

Coşkun Karabulut’un “yaratıcı ve özgün etkinliklerin adamı” sözünü hak edecek etkinliklerinden bir başkası:  Bir bakarsınız köpeğiyle birlikte şehir merkezindeki büyük bir alışveriş merkezinin önünde kitap imza günü düzenlemiştir. Yeni yılda hayvanların da hediye alma hakkı olduğu düşüncesiyle düzenlediği imza gününün tüm geliriyle Fethiye Hayvan Barınağı’ndaki hayvanlara mama ve ilaç alacak kadar hayvan dostudur.

   Türkiye’de nerede Kitap Fuarı açılırsa, Coşkun Karabulut’u orada kendine ayrılmış stantta kitaplarını imzalarken bulursunuz. Okuldan okula koşar şiire, edebiyata duyarlı öğretmenlerin çağrısıyla; kitaplarını imzalar, içlerinden şair-yazar çıkacak öğrencilerle söyleşir. O, öğrencilere ve büyüklere kitap okumanın, insan olmanın bir gereği olduğunu söyler ve“Her roman, her şiir, her öykü bir yaşam demektir. Ne kadar çok okursak o kadar çok yaşamı çoğaltmış oluruz.” der.

   Coşkun Karabulut, adeta sözcüklerle kuyu kazar. Kısa şiirleri, bir sayfa yazının anlattığını anlatır. “İroni”, onun kendisine şiirde seçtiği biçemdir.

     Coşkun Karabulut,yerinde duramayan bir çocuk misali oradan oraya koşuşturup duruyor.  Gürül gürül çağlayan “coşkun” bir nehir, geçtiği yerlere hayat veren bir ırmak gibi, sanatsal ve edebi etkinliklerle Ölüdeniz’i, Türkiye’ye ve dünyaya tanıttı. Ona,“Ölüdeniz’in tanıtım elçisi” demek yanlış olmaz. Ölüdeniz Kültür ve Sanat Festivallerinde ulusal bağlamda tanınmış birçok şair ve yazarın Fethiye ve Ölüdeniz halkıyla buluşmasını sağladı. Ölüdenizli Yarenler ekibiyle o festival senin, bu televizyon benim gezip durdu. Son olarak Ölüdeniz Yarenler Grubunu “Gangnam Style” şarkısını “Mangal Style” biçiminde söyletmiş ve dans ettirmiştir. Hızını alamayıp onlarla yurt dışına da çıkardı belki ama ah şu Büyükşehir yasası…

    O, zifiri karanlıkta gelse, şiiri ayak sesinden tanıyan, kendisi de iyi şiir yazan biridir. Şairliğinden utandığı da olur onun. Ne zamanki birileri şiir olmayan şeyleri şiir yazıyorum, şiir yazdım diye ortalarda okuyorsa ve yayımlıyorsa o buna dertlenir. Gecekonduda oturmadan sarayda oturmak isteyenlere, şiirin yel değirmenine kalburla su taşıyanlara; kısacası değersiz sıradan şiirler yazanlara kızdığı kadar hiçbir şeye kızmaz. O, ozanların, yazarların, sanatçıların eserlerinin tıpkı parmak izi gibi özgün olmasının, birinin diğerine benzememesinin gerekliliğine inanır. 

    Türkiye’de ironik yazan şairlerin azlığı herkesin malûmu. Çünkü ironik şiir yazmak zor, her şairin harcı değil. Şiirde zor bir kulvar seçen hemşehrimiz Coşkun Karabulut, (hemşehrimiz diyorum; çünkü uzun yıllardır Fethiye’de yaşıyor) düzyazılarıyla da göz dolduruyor.  

    Yazarlıkile şairlik farklı özellikleri gerektirir. Şair duygularını, yazar düşüncelerini sözcüklere döker. Her yazar şair olamaz; ama bazı şairler iyi bir yazar olabilir. İşte Coşkun Karabulut şairlikle yazarlığı at başı götüren nadir edebiyatçılardandır.   Yerel bir gazetede haftalık olarak yazdığı “şiir-edebiyat, kültür-sanat” yazılarının yanı sıra yazılarını ulusal bağlamda da sürdürüyor.  “Sözcükler de Ölür” ve “Kolay Görünen Zor: Şiir” adlı Deneme türündeki iki kitabı büyük ilgi gördü. Bu kitaplarını Muğla Üniversitesi Edebiyat Bölümü hocaları öğrencilerine aldırdı, derslerde okutuluyor.  Başka birçok üniversitenin Edebiyat bölümlerinde de öğrencilerce okunuyor. Ayrıca ulusal bağlamda yayımlanan şiir dergilerine konuşmacı olarak çağrılıyor. Şiirleri ve yazıları İnternettekiblog sayfası aracılığıyla Türkiye ve dünyanın en uzak köşelerinde okurlarla buluşuyor.  Coşkun Karabulut’un yazı yelpazesinde yer alan konular çok çeşitli. Ancak bunlar da şiiri gibi; toplum gerçeklerine “iğneli”, “dokundurmalı” değiniyor. Onu tanımak için şiirlerini okumak, onunla yarım saat sohbet etmek yeterlidir.

   Coşkun Karabulut,şiirleriyle yaşamı bütünleşmiş bir şairdir. Başka türlü yaşayıp, başka türlü yazmaz. Onun şiirleri kendisinin ta kendisidir.

Coşkun Karabulut’un yayımlanmış 9 kitabı var. Bunlardan 7’si şiir, 2’si Deneme türündedir: Taramak Gökyüzünü, Bizim Olan Ne Var ki, Aklımda Sen, Çizgi, Beni ZamansızBırak, Sözcükler de Ölür, Kolay Görünen Zor: Şiir, Beni Zamansız Bırak(Toplu Şiirler), Pılı Pırtı Şiirler.

Sevgili Coşkun Karabulut’ubirkaç şiiriyle selamlayalım:

“türküler çiçeğe söylenir  / övülen topraktır nedense  / sevgiliye sunulan her çiçekte /  bir bulutun gözyaşları gizlidir / biraz da bundandır belki / her çiçek verilişinde / gözümüzün dolması” (Yazgı)

  telef ettikçe sen beni / yok satıyor / canımın acısıyla yazdığım / şiir kitaplarım / telif hakkın çok birikti /  gel de al! (Telef Hakkı)

 “küçük harfle başlıyorum / isimleri yazarken / kurallara aykırıymış / olmaz efendim olmazmış // ne diye yazacağım / özel isim diyerek / özellik kalmış gibi / bunca cinslikten sonra”(Cins)

       İyi ki varsınCoşkun Karabulut, sevgili dostum… İyi ki varsın… Stresli anlarımızda, hap niyetine okuduğumuz şiirlerin bizlere iyi geliyor.  Pılısını kaybetmiş, pırtı kadar yalnız değilsin. Türkiye’nin her yerinden; Sarıkamış’tan Fethiye’ye dost biriktirmişsin. Ne mutlu sana… Ne mutlu senin gibi dostları olanlara…

 

 

    

 

 

 

 

 

    

    

             

    

                     

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sizi biri anlattığı için güzel olmuş. Siz kendiniz kendinizi anlatsaydınız nasıl olurdu acaba?

Kerim Korkut 
 09.11.2015 12:58
Cevap :
Ben kendimi anlatsam haddimi bilirim:-)))  10.11.2015 11:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 264
Toplam yorum
: 1089
Toplam mesaj
: 196
Ort. okunma sayısı
: 1079
Kayıt tarihi
: 30.04.07
 
 

1956 Sarıkamış Kars doğumluyum. 6 şiir kitabım ve 2 deneme kitabım var. son kitaplarımı B..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster