Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Kasım '12

 
Kategori
Anne-Babalar
Okunma Sayısı
1032
 

Çouklarımız için yapabildiklerimiz, yapamadıklarımız - 1

Çouklarımız için yapabildiklerimiz, yapamadıklarımız - 1
 

Çocuklarımız için hep daha iyisini isteriz, çoğumuzun kendimizden beklentileri genellikle yüksektir ve bu lüzden ya hep suçluluk hissederiz ya da vicdanlarımız bir türlü rahat etmez. Çoğu zaman birçok prensibi uygulamaya halimiz, gücümüz yoktur. Acaba çocuk odaklı olmadan, belli prensipleri zorlanmadan ve keyifle uygulayarak beraberce mutlu yaşamak hayal mi? Bu yazı dizisinde bilinen ya da az bilinen belli prensipleri, yapılan hataları, gereksiz kaygıları ve farkında olmadıklarımızı yazıp bazılarının da uygulanabilirliği üzerine notlarım olacak. Özellikle gruplamadan listeledim.

  1. Çocuklar çok hızlı büyür. Bu nedenle sürekli sonra yaparım demek, ertelemek, sonuçta yapmamaktır. Şimdi otorop bir liste yapın, mesala son 8-10 yıldır işten eve daha erken gelip çocuklarımla daha çok ilgileneceğim diyor ve bunu hala uygulayamıyorsanız artık bu hayalden vazgeçin ve kendinizi suçlamayı bırakın. Zaten çocuklar büyümüş, Eğer sizin ve onların beraber yapmayı gerçekten sevdiğiniz birşeyler keşfederseniz (ki mutlaka vardır) onu yapın.
  2. Çocuk ders çalışırken televizyon kapalı olmalı ya da sesini işitmemelidir. Anne Baba televizyon seyrederken, çocuk odasına gidip tek başına der çalışmak istemez. Büyüklerin de ellerinde bir kitap, gazete (bilgisayardan da okuyabilir)örgü vb olmalı . Bu tahmin ediyorum pratikte çok zor, ama çocuğun ödev yaptığı 1 saat içinde de televizyonsuz duramayacak haldeysek bunu bir oturup düşünmek lazım.
  3. Annesi babası çok TV seyreden bir çocuktan az TV seyretmesi beklenemez. Eğer siz günde iki saatten fazla televizyonun çocuğunuz için zararlı olduğuna inanıyorsanız o zaman çocuğun yatma saatine kadar kendiniz de televizyon başında 4-5 saat oturmayın.
  4. Odasına TV, bilgisayar konan çocuk ders çalışmak istemez. Bilgisayar başka bir odaya, kapıdan girişte ekran görülebilir biçimde konulmalı, çocuğun odasına TV konulmamalıdır.
  5. Evde sık sık kuralları değiştirmek çocuğa güvensizlik duygusu aşılamanın en kestirme yoludur. İstediğimiz davranışı açıklamadan olumsuz davranış beklemek ve “olmadı” diye kızmak çocuğa karşı haksızlıktır. Koyulan kurallar kişiye ve yaşa göre olmalı, kuralların nedeni izah edilmelidir. Çocuk istenilen davranışı yaptığında takdir edilmelidir. Çocuk eğitimi kararlılığı, tutarlılığı ve sabrı gerektirir. Burada sabır ve kararlılıktan kasıt katı disiplin ve keyifsiz bir aile ortamı kesinlikle değildir. Esneklik dozunda olmalı ve disiplin kızmadan uygulanmalı. Sınırları bilen, günlük rutini belli olan çocuk gereksiz beklentilere girmez ve daha mutlu olur. Sinirleri zayıf olmayan bir anne baba çocuk tarafından zorlanmaz. Çocuklar zayıf gördüklerinde farkında olmadan daha çok yüklenirler.
  6. Her davranışta nasihat vermek yerine örnek olun. Örneğin çocuğun kapı çalarak içeri girmesini istiyorsanız, sizde onun kapısını çalarak içeri girin.
  7. Çocuklar da büyükler gibi hata yaparak öğrenirler. Kendisinin denemesine, hata yapmasına izin verin. Hata yaptığı zaman kızmak, zaten duygusal açıdan yorgun ve psikolojik baskı altında bulunan çocuğun o işi bir daha yapmamasına, vazgeçmesine neden olabilir. Böyle bir durumda ders vermek, boğulmakta olan birine yüzme öğretmeye çalışmaya benzer. Yüreklendirmenin gücünü düşünün ve çok daha fazla destek olun.
  8. Çocuklara mümkün olduğu kadar fazla fiziksel sevgi gösterin. Çocuğun duyguları kendine göre gerçek ve değerlidir. Duyulmadığını, anlaşılmadığını gören çocuk, aşırıya kaçıp daha hırçın davranmaya başlar yada susup sessizliğe bürünür. Konuşurken gözlerine bakın, hemen lafa karışıp çözüm önermeyin, söylediklerini kısaca tekrar edin, duygularını dile getirmesini bekleyin. Çocuğunuz size yaşadığı bir olayı anlatmak istediği zaman, birşeylerle uğraşırken, mutfakta iş yaparken, televizyon seyrederken değil, ona doğru dönüp, göz iletişimi kurup, seviyeyi ayarlayıpi tane tane konuşarak anlattıklarını dinlemek gerekir. Aynı dili konuşmak, aynı duyguları paylaşabilmek etkin dinlemeyi sağlar. Unutmayın seven insan etkin dinler. Dinlemenin temelinde sevgi, saygı ve karşılıklı kabullenme olmalıdır. Çocuğunuzu ne kadar çok dinliyorsanız, sevginizi de o kadar çok göstermiş olursunuz. Söyledikleri dinlenen çocuk anne ve babasını sözünü daha çok dinlemeye başlar. Herhangibir şey yapacak olduğunda onlara danışır, kendine olan güveni artar
  9. Çocuğa oyuncak alıp sadece önüne koymak doğru değil. Her istediği alına çocuk mutsuz, doyumsuz, hiçbir şeyden zevk almayan, çok çabuk canı sıkılan bir hale döner. Çocuklar bir önceki eğlence düzeyinden çok çabuk bıkarlar ve daha fazlasını isterler. Dolayısıyla ondan sonra çocuklara vereceğiniz şeylerin daha heyecan verici, daha güzel şeyler olması gerekir. Bu durumuda çocuk tamamen kendi zevklerine tutkun bir insan haline gelebilir. Çok uzun süren tatil, çok fazla film, çok fazla televizyon, çok fazla bilgisayar ve internet, disiplinsiz boş vakitler, çocukların kişiliğini yavaş yavaş olumsuz yönde etkiler. Ayrıca yeteneklerinin uyur durumda kalmasına, becarilerinin gelişmemesine, içlerinin devamlı sıkılmasına, mutlu olamamalarına sebep olabilir.
  10. Çocuk sandviç, makarna, kızartma, pilav gibi şeyler varken hazırladığınız yemekleri tercih etmeyecektir. Çocuğun kendisi doyup doymadığını bilir. Sen doymadın demek doğru değildir.  Yemekleri mahkeme salonuna dönüştürmeyin. Aileyle birlikte keyifli geçirilen zamn olsun. Yiyeceği miktara kendisi karar versin. Yine acıkırsa aynı yemekten yiyebileceği söylenmeli, başka birşey verilmemelidir. Biraz sabırla çocuklar sebze yemeklerine alışabilirler. Şekilli yiyecekler olabilir. Pırasadan ev, brokoliden ağaç, pilavdan kuzular, ıspanaktan çimen vs.
  11. Çocuklarınızın bilinçaltına onların olumlu kişilik özellikleri ile ilgili mesajlar yollamalı ve bu güzel davranışlarını duyacakları ortamda (başkalarıyla konuşurken) dile getirerek pekiştirebiliriz. Annne ve baba tarafından beğenilen ve ödüllendirilen davranışlar mutlaka tekrarlanır. Çocuklar olumlu şekilde desteklenen davranışları yapmaktan mutlu olurlar.
  12. Çocuklarınızı olduğu gibi kabullenmeli ve onlara güvenmelisiniz. Kardeşi daha akıllı, düzenli vb olsa bile anne ve babası tarafından sevildiğinden emin olmalıdır. Asla kıyaslama yapılmamalı ve birbirlerinin önünde küçük düşürülmemelidir. Kıyaslanan çocuk incinir ve kıskançlık ve rekabet duyguları artabilir. Başka biri kadar iyi olmadığının söylenmesi özgüven gelişimini zedeler. Bütün suç büyük çocuğa atılmaz, küçük kardeşler arasında, abi ve ablanın saygınlığının anne ve baba tarafından korunması gerekir. Kendisine böyle bir rol biçilen çocuk kardeşine daha duyarlı davranacaktır. Çocuklar arasındaki tartışmalarda hakem olunmaz. Kendi problemlerini kendileri çözmeye alışmalıdırlar.

Dediğim gibi çoğu zaman bu ve bunun gibi prensipleri uygulamaya halimiz yoktur. Onun için derler ki "Sevgi enerji ister" Peki hangi enerji bu? Bundan sadece fiziksel enerjiyi mi anlamalıyız? Hayır. Burada kastedilen pozitif enerjidir. Mesela hasta bir anne babanın hiç gücü olmadığı bir anda çocuğun söylediği bir şeye gülümseyerek "Öyle mi yavrum?" demesi de sevginin pozitifliğidir.

Hemen parantez açayım: pozitif enerji başka bir yerden hazır beklenmemelidir. Pozitif enerji içten dışa doğrudur, yani üretilir ve yayılır. Mesela pasif bir şekilde sıradan bir TV dizisi seyreden bir insan pozitif enerji üretmez. )Sadece özel bir filmi, bir sanat eserini, estetik olarak deneyimleyen bir insan pozitiflik içinde bulunur) Onun içindir ki bir pasif biçimde dizi seyrederken çocuumuz yaklaşıp birşey istediğinde yapmaya üşeniriz. Çünkü o anda pozitif enerji seviyemiz düşüktür. ama biz mutfakta sevdiğimiz bir yemeği yapmakla meşgulken ister istemez pozitiflik yayarız. Çocuk yakınımızda oynayabilir ama dikkat edin, fazla birşey taklep etmez. ara sıra sizinle konuşarak kendi oyununun ve sizinle beraber o ortamın keyfini çıkarır.

Yazının gelecekteki bölümlerinde bilinen, yazılan prensipleri listeleyip tartışmaya devam edeceğiz.

12 maddenin alındığı kaynak: Çizgilerle çocuk eğitimi

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 40
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 2326
Kayıt tarihi
: 12.07.12
 
 

Petrol Mühendisi  İlgi alanlarım: Psikoloji, kişisel gelişim, eğitim En çok yapmayı sevdi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster