Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Kasım '20

 
Kategori
Genel Sağlık
Okunma Sayısı
85
 

COVİD- Diğer Bazı Önlemler

İnsanlık felaketine dönüşen Corona virüs ortaya çıktıktan sonraki süreçte artık doğru takılmış uygun maskenin, kişiler arası güvenli  en az 1,5 Metre mesafenin korunmasının,  temas edilen zeminler ve şahsi temizliğin ne kadar çok önemli olduğunu anladık. (Bu basit-temel kurallara dahi uymmakta ısrarcı, denetlemenin olmadığı ortamlarda maske takmamayı marifet sayanlara diyecek bir söz yok yazık ki)

Ancak son dönemdeki çok tehlikeli vaka yükselişi gözönüne alındığında;  bu  3  önlem etkili olsa da  artık  ilave başka tedbirlerin de gerektiği kesin. Ülkemizde şu anda 15-20 günlük bir tam kısıtlama getirilmeyeceği de anlaşılıyor o halde iş başa düşüyoır. Dışarda korunmanın yanında artık evde aile arasında da dikkatli olmak ve katı önlemler almak vaktidir. Aklıma gelen bazı önlemleri paylaşmak istedim.

İlk önce mesafeye evde de dikkat etmek, hatta evde yaşlı ve  kronik hasta aile fertleri varsa maskeyi onların yanında olduğumuzda da takmak, yani dışardaki önlemlere evde de devam edelim.  Yemekleri ayrı yiyemiyorsak yemek masasında, salonda, oturma odasında hep uzak ve güvenli aynı yerde oturmaya özen gösterelim. Sevgimizi sarılarak göstermeyi erteleyip, şimdilik sözlerle göstermeyi tercih edelim. Çünkü malum aldığımız her nefes başka bir insana virüs saçıyor olabilir. Bulaşma  için hapşırmak,  öksürmek ve bağırmak gerekmediği normal nefesimizin de virüs bulaştırdığı artık belli oldu. Mesele  ailemizin ve kendimizin, sevdiklerimizin canı meselesi ve anlaşılan o ki iş başa düştü.

Anne-baba, evlat, torun, temizlik yardımcısı, komşular, tamire gelenler, paket taşıyıcılar...Kim olduğu farketmez İnsan insana büyük bir hastalık taşıyıcısı, adeta hayati bir tehdit oluşturuyor.  Önlemlere  dışarda olduğu kadar apartman ve ev içlerinde de dikkat edelim. Burada temel düşüncemiz bizden başka bütün insanların belirti göstermeyen ölümcül olabilen Covid-19  virüsü taşıyıcısı olduğu düşüncesiyle tedbirli davranmak. 

Dışardan eve gelen her paket, ürün temizlenerek, dezenfekte edilerek güvenli hale getirilmeli.   Dışı düz gıdalar, gıda kavanozları, şişeleri, naylon ambalajlı kısımlar  sabun-deterjan vb. güzelce yıkanıp durulanmadan tüketilmemeli ve  buzdolabına konulmamalı. Çıkarılabilir  naylon vb. dış ambalajı olanların ambalajı çıkarılıp ellerimiz temizlenmeli.  (Ben doğal ve kolay durulanır olması nedeniyle  dışı düz meyve sebzeleri artık sabunla yıkamayı tercih ediyorum.)

Yeşil yapraklı, parçalı sebze ve meyvelerin sirkeli suda bekletilmesi  uygun olur. Rahatına düşkünler veya yeterli  zamanı olmayanlar geniş kapta sirkeli suyu  sabah hazırlayıp sebzeleri ve su sızmayacak ambalajları içinde bekletebilirler. Su tasarrufu yapmak isteyenler ve benim gibi yemek yaparken  8-10 kez el yıkayanlar da başka bir sirkeli su kabında ellerini dezenfekte edebilirler. Bence bu bile hariçten gelen ambalajlardaki virğüsten önemli ölçüde  arınmamızda  etkili olur.

Ortak eşya kullanımına son verilmeli ve ortak kullanılan herşey kapı kolları tv kumandaları, elektrik düğmeleri, beyaz eşya kapakları, kettle, çaydanlık kulpları, musluklar, bataryalar ve elbette tuvalet-banyo günlük dezenfekte edilmeli. Dışardan eve zorunlu olarak tamirci , komşu  akraba, arkadaş gelmişse iki misli dikkat edilmeli.

Evlerimiz  hava nasıl olursa olsun mutlaka hergün havalandırılmalı,  takılıp kalan virüsler varsa biraz esintiyle dağılmasına çalışılmalı. Yaşadığımız mekanı havalandırmak olmazsa olmazımız.  Kalabalık işyerlerinde de mutlaka  yeterli oksijen sirküleasyonu sağlanmalı. Havalandırılmayan odalarda nefesimiz ve toz, görünmeyen bakteriler  birikiyor ve her hastalık için büyük  risk oluşturuyor. Virüsün akciğerleri tehdit ettiği de düşünüldüğünde, akciğerler için de bol oksijenli temiz havanın ne kadar önemli olduğu tartışılmaz.

Kalabalık ortamlarda, maske kullanımını engelleyebileceği için,  mümkünse maske takmak gereken ortamlarda hiçbirşey yeyip içilmemeli.

Dışardan eve girince dışarda giyilen herşey çıkarılıp bir kenara konulmalı,  temiz giysiler giyilmeli. Çocuklarımıza da mümkünse dışarı çıktıklarında dönüşümlü giydirebilmek için iki -üç mont temin edilmeli.

(Şahsen, dışarda saçlarımızın da  içlerinde virüs kalabileceğini düşünüyorum ancak bunun miktarını da bilemediğimizden için de kış günlerde kullandığımız  şapka-bere  ve eşarpların yararlı ve yeterli olmasını umuyorum) 

Yine zorunlu olarak kalabalık ortamlarda bulunmak gerekiyorsa, eczacılara danışarak burun spreyi ve çinko içerikli çiğneme tabletleri işe yarayabilir.

Dışarı çıkmadan önce; özellikle insanların olduğu ortamlara girmemiz, toplu taşıma kullanmamız gerektiğinde burnumuzun içine mentollü merhemlerden kullanmak virüsleri daha burnumuza girer girmez önemli ölçüde bertaraf edip sayıca çoğalmasını engelliyormuş.  Zararsız ve basit ancak çok etkili , yeni öğrendiğim bir önlem. (Bazı bitki ekstrelerinin de aynı şekilde burna virüs yerleşmesini ve çoğalmasını engellediğini öğrenmiştim ancak bu konunun bitki uzmanlarının sayfalarından detaylı öğrenilmesi daha iyi olur.)

 

İşte en son ve bence etkili önlem;  Madem dışarı çıkmak zorundayız;  2 kat maske üstüne siperlik ya da yüzü epey sıkıca kapatabilen gözlük kullanılmalı. Gözlük ve siperlik kullanımı şimdiye kadar  özendirilmeliydi diye düşünüyorum. Çünkü maskeyle birlikte gözlük, -Allahın izniyle- virüse karşı çok etkili bariyer oluşturabilir. Gözlerden de virüs bulaştığını uzmanlar Nisan ayından beri söylüyor malum.

Siperliği olmayan ve her sokağa çıkışta tedirgin olanlar bence evde geçirgen plastik materyalden ve lastikten kendileri de siperlik yapabilir. Gönlüm siperlik ve gözlük takmanın da kamu spotlarıyla özendirilmesi.

Epeydir yazmıyordum ve tıp sahasında da çalışmıyorum ancak, vaka sayılarındaki korkunç artış gidişata yönelik belki milyonda bir etkim olur ümidiyle yazmama yol açtı. Bu önlemleri tümüyle  uygulamak fazlaca dikkat, sabır ve zaman gerektiriyor. Ancak kendimizin ve çok sevgili yakınlarımızın canı için aşı Dünya genelinde etkili oluncaya dek alabileceğimiz her önlemi almaya mecburuz. 

Herkese sağlık, saygı dolu günler diliyorum.

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 126
Toplam yorum
: 210
Toplam mesaj
: 58
Ort. okunma sayısı
: 424
Kayıt tarihi
: 21.09.07
 
 

Merhaba...  Üniversite mezunu Kamu İdaresinde  çalışan bir bayanım. Ankara'da iki oğlumla yaşıyor..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster