Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Mart '20

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
198
 

COVID19 CHLT20 İLE SAVAŞIYOR!

Başlıktan da anlaşılabileceği gibi Corona virüsü Covid19, bizimle değil, insanlığın tamamının cehaleti ile savaşıyor ve biz insanlar olarak, CHLT20 yüzünden bu aciz virüsü canavarlaştırıp yeniliyoruz.

Cehalet 2020 de de yakamızda yapışık durumda. Artık ölümlerin nedenleri; cehalet, ihlal, ihmal, tedbirsizlik, bencillik, kibir, narsistlik. ‘Şimdi bu yazdıklarınız nereden çıktı, virüse karşı ne yapabiliriz ki? ‘Diyenleriniz olacaktır. Virüsün bulaşmasını ve saldırılarını sürekli hale getirmesini sağlayan unsurlar konusunda önlem alınmamasının nedeni,  inanın insanların üst satırlarda yazdığım insan kusurlarıdır. ‘Bize bir şey olmaz, bu kadardan ne olacak, bunaldık, sıkıldık, tabii çıkıcam dışarı, yok ben de virüs falan, biz eski toprağız.’ diyenlerin esaretinde virüsün insanlığı terk etme süresini uzatıyoruz.

Yazının sonuna kadar çokça duyduğunuz, okuduğunuz, izlediğiniz gibi şunu yapın, bunu yapmayın demeyeceğim size. Virüs hakkında bilgi vermek haddim olmadığı için ahkâm da kesmeyeceğim herkes gibi. En çok söylemek istediğim şey biz bu insani virüslerden kurtulamazsak, insanlığımızı hasta etmeye, doğanın ve tüm dünya kaynaklarının sürdürebilirliğine engel olması için bencillik yapmaya devam edersek zaten insanlık yok olacak.

Bakın hükümet yetkilileri tüm ülkelerde teyakkuzda. Birçok ülkede 2-2,5 ay içerisinde tam olmasa da büyük oranda arınma yaşanacağı ve normal hayatımıza dönebileceğimizle ilgili anlatımlar yapılıyor. Biz ihmal ve ihlalleri sürdürmeye devam edersek bu süre yani şu an bir virüsün esaretinde elimizden alınan yaşam özgürlüğümüze kavuşma süremiz de uzuyor.

Üstelik ekonomik adaletin imkânsız olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Millet evine ekmek götürmekte zorlanıyordu. Virüsten dolayı şimdi o ekmeği kazandıkları ağır işler ya da mücadele edebilecekleri iş dünyası durdu. Eğitim durdu. Mış gibi yaparak çocukları binlerce yıl öncesinde olduğu gibi evlerimizde eğiterek nereye varabileceğimizi bilmiyoruz. Teknoloji eğitim için elbette destek ancak her öğreti kendi uygun koşullarında anlamlı ve etkin. Evinde ergeni olan beni anlayacaktır. Konsantre etmekte, okul psikolojisi yaşatmakta zorlanacağız. Çocuklar daha şimdiden usule aykırı yalanlı paylaşımlardan dolayı yaşamdan umudunu kesti bile. ‘Nasıl olsa öleceğiz, ne okulu?’ diyenler bile var.

İnsanlık birçok şey öğrendi bu süreçte ama her şey normale döndüğünde nasıl hayatımıza bu öğrendiklerimizi uygulayacağız bilmiyorum. Yaşamın içindeki en önemli hazinemiz sağlık. Bunu hep birlikte öğrendik sanırım. İnsanlık ve dünya için en önemli insanların sağlık personeli ve bilim araştırmacıları olduğunu da anladık. Bunlar net bir şekilde anlaşılır tanımlar.

Peki, başka neyi anlamamız gerekir? İnsanlığın hayatı, dünyayı, kendini korumak ve yaşamı sürdürmek için neye ihtiyacı var?

İnsan olarak yaşamımızı sürdürmek ve müsvedde şeklinde yaşamamak için;

Empatiye, Samimiyete, Dürüstlüğe, Hümanistliğe, Hoş görülü olmaya, Doğadaki tüm yaratılanlarla birlikte dünyayı paylaştığımızın bilincine, Her canlının önemli bir yaratılış sebebinin olduğuna inanarak ve her birinin değerinin farkında olarak yaşamaya, kendimize dürüst olarak yaşamaya alışmamızla birlikte mutlaka diğer insanlara karşı net davranışlar sergileyerek kendimizi anlatmaya ve anlatılanları anlamak için dinlemeye, ön övgü ve önyargıdan uzak doğru bir şekilde insanları gözlemlemeye ihtiyacımız var.

Tüm inanış kültürlerinde insanlığın birlikle mutlu olacağı ve bir arada yaşamak üzere programlandığı, birbirimize görünmez bağlarla bağlı olduğumuz anlatılmıştır. Domino taşının etkisini düşünerek hamle yapmalı ve son hamlenin dönüp dolaşıp üzerimize yığılacağını bilmeliyiz. Başkalarının başına gelen tatsız durumları uzaktan seyrederken düşüncelerimiz ve duygularımız aynı değildir. Kendi yaşadıklarımızda gerçek hisler ve düşüncelerle karşılaşırız. Üstelik yaşadıklarımız hissettiklerimiz anlaşılsın isteriz. Öyleyse işe kendinize ayna tutarak başlayabilirsiniz. Aynadaki görüntüde ne görmek istiyorsanız o hamleyi yapın.

Kişisel bakımınıza özen gösterin. Koruyun kendinizi ve sevdiklerinizi. Lütfen dünyaya, yaşama kulaklarınızı, gözlerinizi kapatmayın. Hayat sizin kasanızdan, cebinizden, cüzdanınızdan ve gösterişli dört duvarlarınızdan daha büyük, daha değerli ve bir saniye sonrasını tahmin edemeyeceğimiz yaşamda olmuşluk tamamlanmışlık kibri yapacak kadar güçlü değilsiniz. Bir virüs, hayatınızı elinizden alabilecek güçte hem de ne kadar güçlü olduğunuzu zannettiğiniz halde.

Ölüm herkesi eşitler unutmayın. Üstelik ne şekilde öldüğünüzün ve nasıl bir törenle gömüldüğünüzün bir önemi yoktur. Ruh ve bedenden oluşan insanlığın eşitlendiği tek alan ölümdür. Ölmeden önce yaşadığınızın ve hala insan olduğunuzun farkında olun. Eşitiz.

Lütfen CHLT20 ile şu aciz COVID19’u büyütmeyin! Yaşatmayın! Talimatları dikkatlice dinleyip uyumlanın ve lütfen Sağlık Bakanı Sayın Fahrettin Koca’nın açıklamalarını dikkate alın. Kaç kişinin öldüğü bilgisinin doğru verilmediğine odaklanmayın, siz yaşamda kalmak için gerekenleri yapmaya odaklanın. Birçok araştırmacı bize dünyada dönen entrikaları, hesapları, kapitalist güçlerin başımıza getireceklerini teorilerle anlatıyor. Bakın bu söylenenlerin hepsi yaşanabilir ya da yaşanmayabilir, bilmiyoruz. Şimdi odak noktamız bir an önce sağlığımızı stabil edip vatanımızı bu musibetten arındırmak olmalı. Sonra olacakları olasılıkları düşünürüz. Önce bir güçlenelim. Ne dersiniz?

 

Dr Atanur Yıldız bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnsanları bu virüs belasına karşı alınan önlemlere sıkı sıkıya uymaya çağıran bu güzel yazınızı zevkle okudum. Kaleminize, emeğinize ve yüreğinize sağlık. Selam ve saygılarımla.

Dr Atanur Yıldız 
 27.03.2020 9:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 154
Toplam yorum
: 85
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 221
Kayıt tarihi
: 22.08.15
 
 

Karşı kıyıdan kendi topraklarına geri dönmüş bir ailenin İstanbul'daki bolca edebiyat kokan evinde ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster