Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Diyetisyen Dicle Dilan Salman

http://blog.milliyet.com.tr/dicledilansalman

13 Nisan '20

 
Kategori
Ekolojik Yaşam
Okunma Sayısı
26
 

Covid19 ve Beslenme

Salgın süresince kamuoyunda en çok üzerinde durulan konular kişisel olarak neler yapabileceğimiz ve bu salgından nasıl korunabileceğimizdir. Nasıl korunabileceğimiz sorusunun cevabı için en çok üzerinde durulan konu başlıkları ise bağışıklık sistemimizi güçlendirecek şekilde beslenmek ve hijyendir. Ben burada beslenme üzerinde duracağım.

Beslenmeyi oluşturan gıdaları tedarik ettiğimiz yerler pazarlar ve süpermarketler. Bu pazarlar ve süpermarketlerden doğa dostu ekolojik tarım yerine endüstriyel şirket tarımının ve fabrikasyon gıda üretiminin sağladığı monokültür ürüne dayalı besin değeri düşük, zehirli kimyasallarla dolu gıdalar alıyoruz. Aldığımız bu gıdalarla ise; sofrayı kurmamız ve bu sofradan bağışıklık sistemimizi güçlendirerek kalkmamız gerekiyor. Bu sofrada bağışıklık sistemimizi iyi edip bu hastalıktan korunmamız bekleniyor. Uzun vadede bizi hasta eden, ekolojik yöntemlerle üretilmişlere göre çok daha fakir besin içeriğine sahip gıdalarla bağışıklık sistemimizi güçlendirmemiz çok mümkün gözükmüyor.
Bu noktada da kamusal bir sağlık sistemi gibi kamusal bir tarım-gıda sisteminin oluşturulması, yerel ve ekolojik üretim yapan üreticiyi destekleyen ağların kurulması gerekiyor. Bugün bu sürecin örgütlenmesi ve kişisel sağlığımızı koruyabilmek adına;


- Üretiminde kimyasal ilaç ve kimyasal gübre kullanmadığına emin olduğumuz küçük üreticilerden alışveriş yapmalı, bunları destekleyen ve örgütlenmesini yapan kooperatif, gıda topluluklarına dahil olmalıyız.
- Günlük su tüketimimizi en az 2 litre seviyesinde tutmalıyız.

- Uykumuza, soluduğumuz havanın temizliğine dikkat etmeli, bulunduğumuz ortamı bol bol havalandırmalıyız.
- Güneşin olduğu saatleri kaçırmamalı, vücudumuz için gerekli olan D vitamini kaynağının güneş olduğunu bilerek temasımızı arttırmalıyız.
- Özellikle sürekli evde olmamızdan dolayı kaynaklanan hareketsizliğe dikkat etmeli, evdeki spor aktivitelerini arttırmalıyız.

- Duygusal açlığın ve depresif durumun verdiği bir hisle abur cubur dediğimiz paketli gıdadan hem kendimizi hem de çocuklarımızı uzak tutmalıyız. Onun yerine sağlıklı ve kolay hazırlanabilen  atıştırmalıklar yapabiliriz. 

- Özellikle bağışıklık sistemini destekleyici C vitamininden zengin, mevsime uygun sebze ve meyveyi (brokoli, lahana, havuç, elma, portakal, greyfurt gibi) öğünlerimize eklemeliyiz.
- Kaliteli hayvansal proteinin alınmasının oldukça zor hale geldiği, endüstriyel hayvancılığın çok yoğun olduğu günümüzde hayvansal proteine alternatif olarak başka bir protein kaynağı olan kuru baklagilleri de her gün tüketebiliriz.
- Kan şekerini hızla yükselten şeker oranı yüksek, kanserojen paketli gıdalardan uzak durmak, beyaz un kullanımını azaltmak, cips gibi yağlı, tuzlu besinlerden özellikle böyle bir dönemde uzak durmaya daha fazla önem göstermeliyiz.
- Son dönemlerde dilden dile dolaşan alkol tüketiminin virüsü önlediğine dair herhangi bir kanıt yoktur, bu nedenle özellikle zehirlenmeleri önlemek adına dikkatli olmalıyız.
- Hastalık bulaşmış ve boğaz ağırısı başlamışsa katı ve sert gıda alımını azaltmamız beslenmeye devam edebilmemiz için daha iyi olacaktır. Besin değeri yüksek, yumuşak, içeriği zenginleştirilmiş; ılık çorba, yoğurt gibi “gıdalar ve oral enteral beslenme destekleri hastaların besin ögesi ve enerji ihtiyaçlarını karşılamada faydalı olabilir.”
- Aldığımız tüm besinlerin eve getirildiğinde kaplarının temizlenmesi, yapılan tüm yiyeceklerin yüksek iç sıcaklığa erişmesi sağlanmalı.

- Bu süreçte mücadele yöntemlerinden biri de sürekli olarak suya sabuna dokunmak. Kısıtlı olan temiz su kaynaklarını ve gezegeni korumak için yaşamımızın her alanında olan kimyasalları hayatımızdan çıkarmak için yerini neler alabileceğini dair düşünüp adımlar atmalıyız. Evde yapabileceğimiz çamaşır deterjanı gibi küçük değişikliklerle başlayabilirsiniz.

Mucizevi besin diye bir şey yoktur. Dengeli ve yeterli beslenmek anahtar kelimeleriniz olmalıdır. Bu dönemde tek bir besinden (sarımsak, kelle paça gibi) medet ummak vücudunuza daha fazla zarar verebilir. Bu süreç bize sağlıklı ve yeterli beslenmenin dönemsel bir şey olmadığını daha iyi göstermiştir. Sağlıklı bir yaşam sürmek sadece iyi beslenmekle değil, temiz gıda, su ve hava kaynaklarına ulaşabilmekle mümkündür.

Bu salgın bize sağlık ve gıda sistemindeki büyük çatlakları çok net gösteriyor. Hepimizin elini taşın altına koymaya başlaması doğa dostu üretimi destekleyecek, şirketleri değil, üreticiyi özne kılacak yerel ve zehirsiz gıdaya ulaşmaya çalışan türeticilere dönüşmemiz gerekiyor.  Sağlığı ve sağlıklı gıdayı daha fazla talep etmeliyiz. Tek başımıza böyle süreçlerden çıkamadığımızı görüp dayanışmayı büyütecek ağlar oluşturmaya başlamalıyız.

Sağlık herkese ulaşılabilir olduğunda gerçekten sağlığımızı koruyacağız.
 

**Bazı önerileri geliştirirken “Türkiye Diyetisyenler Derneği’nin Koronavirüs (Covid-19) Hakkında Beslenme Önerileri” kaynağından faydalandım.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 252
Kayıt tarihi
: 24.09.18
 
 

Merhaba, ben Dicle Dilan Salman. Ege Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden mezun oldum. B..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster