Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ağustos '07

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
1671
 

Crash (Çarpışma)

Crash (Çarpışma)
 

Son yıllardaki en iyi film oscarını (2005) alanlardan en çok hakedeni bence çarpışma. Film siyahi bir polis dedektifi, onun uyuşturucu sorunu olan annesi ve araba hırsızı genç kardeşi, kardeşinin bu suçlara ortak olan partneri, bir avukat ve onun huysuz ve narin yapılı karısı, ırkçı bir polis, onun daha mantıklı olan ve idealist genç ortağı, başarılı bir siyahi Hollywood dedektifi ve onun eşi, dükkanını korumak için silah alan İranlı bir baba, İspanyol bir çilingir ve onun mermilerden korkan kızı ve önümüzdeki 36 saat içinde yollarının kesişmesini konu alıyor.
Irkçılık ve önyargılarla ilgili yapılmış en çarpıcı filmlerden birisi. Aslında herkesin içinde bir yerlerde biraz ırkçı olduğunu, görünenle gerçeklerin çok farklı olabileceğini, küçük tesadüflerle iyilerin ve kötülerin nasıl da yer değiştirebilğini gerçekçi örneklerle kabul ettirmenin yanında acaba ben olsam ne yapardım sorularıyla kendinizi sorgulamanıza olanak veriyor. Filmden sonra etrafınızdaki insanlar ve olaylara daha yumuşak bakmaya başlıyorsunuz, zaten filmi önemli kılan da bu..
Güçlü oyuncu kadrosuyla birlikte, taşların yerine oturduğu, sonrasını tahmin edemediğiniz kurgusu da oldukça iyi. Ve müzikleri, tüylerinizin diken diken olmasın da büyük rol oynuyor.
Ve filmin yönetmeni Paul Haggis' in senaryoyu yazması da ayrı bir hikaye; Los Angeles’ta bir video dükkanından çıkarken, Haggis’in başına silah dayanarak arabası çalındı. Evine döndüğünde, tüm kilitleri değiştirdi ve sonra arabasını çalan adamlar hakkında düşünmeye başladı: Ne kadar süredir arkadaştılar; eğlenmek için neler yaparlardı; kendilerini birer suçlu olarak kabul ediyorlar mıydı; yaptıklarını nasıl haklı görüyorlardı... Yıllar sonra, bu konuda yazmaya karar verdi, ama onların bakış açısından.

“O zamanlar 25 yıldır Los Angeles’ ta yaşıyordum ve bize özgü ırk ve sınıf savaşlarına tanık olmuştum” diyen Haggis, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Günlük hayatlarımızda birbirimize yaptığımız ayırımcılığın pek çok şekline tanık olmuştum. Bunu nasıl ussallaştırdığımızı ve bağışladığımızı, bu konuyla uğraşmamak için yaşamımızı nasıl düzenlediğimizi ve mevcut ırk sorunlarını nasıl yadsıdığımızı görmüştüm. Ama bu malzemeyi nasıl yazıya dökeceğimi 11 Eylül olaylarına kadar çözememiştim. Zira film aslen ırk ya da sınıfı değil, korkuyu ve tanımadığımız insanları konu alıyor. Hoşgörüsüzlüğü ve şefkati; hepimizin yargılanmaktan ne kadar korktuğunu ama başkalarını yargılamak da hiçbir tezat görmeyişini işliyor."

Filmin künyesi:

Orjinal Adı : Crash

Yönetmen : Paul Haggis
Oyuncular : Sandra Bullock, Don Cheadle, Matt Dillon, Jennifer Esposito, William Fichtner, Brendan Fraser

Senaryo : Paul Haggis, Bobby Moresco
Görüntü Yönetmeni : J. Michael Muro
Müzik : Mark Isham
Süre : 107 Dk.
Yapım : 2004 - ABD
Dağıtımcı : Warner Bros.

Gösterim tarihi : 24 Haziran 2005

Resmi Web Sitesi : http://www.crashfilm.com/

Kaynak: http://www.sineport.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Son yıllarda böyle harika bir film izlememişti.Kurgu harika.Küçük küçük birbirinden ayrı gibi görünen fakat iç içe geçmiş hikayelerden bir demet oluşmuş.Harkes izlemeli

Bülent Karci 
 17.12.2007 12:30
Cevap :
kesinlikle haklısınız Bülent bey mutlaka herkes izlemeli, sevgiler  18.12.2007 12:19
 

Ben daha çok filmde başlayan olayların birbirleriyle kesişme anlarına hayranım. Senaryosuna olay örgüsüne. Amores Perros'un 2000 yapımı filmi Paramparça aşklar ve köpekler de aynı etkiyi bande bırakmıştı.

Beytullah ARPACI 
 06.09.2007 11:57
Cevap :
kesinlikle katılıyorum bahsettiğiniz film de çok güzeldi, sevgiler  06.09.2007 14:46
 

bir de kendisini taciz eden polisin onu kurtarmaya arabaya yaklaştığında kadının bakışılarına takılıp kalmıştım ben bu filmde. o bakışlarda bütün film vardı neredeyse. gerçekten çok başarılı bir film bu...

beenmaya 
 30.08.2007 19:11
Cevap :
ve o andaki müzikle beraber,hani bir deyim vardır başımdan aşağıya kaynar sular döküldü, aynen öyle sevgiler  30.08.2007 20:07
 

Bu filmi seyrederken küçük kızın kahramanlığında ağladım. Öyle sessiz değil. Hıçkırıklara boğuldum 20 dakika boyunca... İyi ki evde seyrediyormuşum... Hıncal Uluç filmi öven yazısında Sandra Bulluck hariç ünlü yok demişti. (tanıdıklarını ünlü sanıyor sanırım) Her şeyi biliyor ya...

karga 
 30.08.2007 8:17
Cevap :
:) filmin en çarpıcı sahnesi zaten bahsettiğiniz, insanların tüylerini diken diken ediyor, teşekkürler sevgiler  30.08.2007 18:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 44
Toplam yorum
: 148
Toplam mesaj
: 34
Ort. okunma sayısı
: 747
Kayıt tarihi
: 06.06.07
 
 

İHL mezunu,  metalci bir vatandaşım. Arkadaşlarım dengesiz diye hitap ederler, aileme göre ağırba..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster