Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ocak '19

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
105
 

Çukur - Kökünüzde Ölüm Var

Dile kolay dört hafta ara verdik diziye. Ama Gökhan Horzum yeni sezonun matematiğini bu arayı bilip kurgulamış olmalı öyle bir bölümle öyle bir yerde ‘bölüm sonu’ yazısını gördük ki… Epeyce süre üzerine konuşup tartışılacak malzeme ile bizi baş başa bıraktı. Yamaç’ı kim vurdu?  Blogdaki anketi bile var (*) Vurduysa da niye vurdu?

Bu bölüm her iki sorunun da yanıtını alamadık. Beklentim var mıydı? Açıkçası bu bölümde ihanet eden – vurulurken Yamaç’ın ‘Neden?’ sorusundan tanıdık biri olduğunu anlıyoruz, kişinin kimliğini öğrenmeyeceğimizi tahmin ediyordum. Yine döndük dolaştık Medet ve Metin’e takılı kaldık. Sizce bu ikiliden hangisi?

Yamaç’ın vurulmasını önce yeni bir oyun kurgusu olduğunu düşünmüştüm. Ama silahın açık açık öldürmek amacı ile ateş aldığı o kadar açık ki… Umut dünyası, hala o ismin ihanet eden kişi olmasından üzüleceğim biri olmamasını umut ediyorum ama…

Biz Yamaç’ı kim vurdu sorusunun cevabını ararken bir başka sorumuza yanıt bulduk: “Selim’i kim kurtardı?” İlahi Gökhan Horzum. Biz o defteri kapatmıştık ama… Gerçi terastaki bir sahnede Çeto’nun tam da Selim’in bileklerini kestiği noktaya bakıp anlamlı anlamlı gülümsemesi ile benim için bu sorunun yanıtı netti. Bu nedenle sorunun yanıtının Yamaç olduğunu öğrenmek beni şaşırttı doğrusu. Peki Yamaç hangi arada Selim’i kurtardı? Hemen düğün / katliam gününe dönelim. Yamaç o gece geç kaldı. Geç kalmasının nedeni de böylelikle açığa çıktı. Hangi ara gömleğini değiştirdi, (aynı gömlek ama lekesiz, gerçi bakmak lazım belki kan detayı da vardır? Eğer varsa da efsane olur doğrusu) hangi ara Aliço’yu yanına aldı bilemiyoruz ama dizi zaman diliminde bu detaylara takılmamak gerektiğini öğrendik değil mi?  Yamaç’ın Selim’in hayatını kurtarması ile kendi hayatının kurtulması arasındaki ironi de çok hoş doğrusu.

Yamaç’ın kurtulmasına gelirsek; Onu kim vurmuş olursa olsun Selim’in bulmasını can-ı gönülden istiyordum. İsteğime göre oldu. Hatta Yamaç’ın vurulmasına en içten tepkiyi veren de Selim oldu.

Cumali’nin bebe’si ölüm kalım savaşında, Cumali o hastaneyi yıkmayacak? Bırakın yıkmayı Çukur’a inecek, hatta bırakın inmeyi badana boya derdine düşecek öyle mi?  Sena konusuna hiç değinmek istemiyorum. Sosyal medya Sena’nın sakinliğinin nedenine yanıt ararken ben yanıtı çoktan bulmuştum: ‘Tepki göstermenin hakkını veremeyeceğini bildikleri için sahne yazmamış olabilirler.’  Üzgünüm sevgili Dilan Deniz, ama durum bunu gösteriyor.

Yamaç ölümle pençeleşe dursun, birilerinin silahi ateşleyeni bulması gerekiyordu. Tek bir ihtimalde birleşti fikirler: Karakuzular. Onların ortadan kaldıracak şanslı ikili de Selim ve Salih. Ve #VarSel sahnelere geri döner.  Bu sahnede Salih’in ağzından ilk defa “Abiler” duyduğumuz kayıtlara geçsin.

İstanbul kazan VarSel kepçe misali bir şekilde yolları kesişti de… Selim Mahsun’un peşine, Vartolu Salih de Çeto’nun. Tabii ki yine Çukur’un kadınları devreye girdi. Selim Mahsun’u Sena’nın yanında görünce Mahsun’u vuramadı, Salih’de – neredeyse ışınlanarak koşması ile zihinlerimize yer eden adam, Çeto’nun peşinden epeyce koştu ama Ayşe’nin evine saklanması ile yakalayamadı.

Bu arada hemen bir parantez açalım elbette ki Mahsun – Sena –  Selim sahnesi için Sena’nın ‘yalnız kalmak’ isteyip hastaneden ayrılması yazılmış ama insan bu zorunlu(!) sahnenin başında biraz olsun bir duygu geçişi bekliyor. Tabi bu sahneye gerek de olmayabilirdi. İşte bir fikir;

Yazının ilerleyişi Yamaç ile oldu ama bölümün önemli sahnelerinden Cumali  – Salih hesaplaşmasına değinmemek olmaz. Öncelikle Salih’in sakinliği kalp ben… İlk kan akıtan Cumali Abi’miz. Müjdeler olsun Salih’in bir de façası oldu. (Devamlılıkta unutulmaz umarım.) İki kardeş birbirlerine bıçak savururken ki diyaloglara da ayrıca bir kalp. Biz biliyoruz Salih’in hikayesini, Cumali de öğrensin! Sonra hesap sorulacaksa buyursun sorsun. Ama hesap sorarken anneye küfür? Bi’ dakika orada duracaksın Cumali Bey Abi! Durmazsan…

Durmayacaktı da, gelen haberle durmak zorunda kaldı işte… İntikam defterinin kapanmasında Saadet’in devreye gireceğini hiç tahmin etmezdim. Gerçi bu cümlesi o kadar doğru ki: “İntikam derdine düşersen, mezarlıklar koruyamadıklarınla dolar.”  Cumali küçük sözü dinler mi dersiniz? Lütfen bu el boşa uzanmamış olsun.

Karakuzular sürülerini birer birer toparlamaya başladılar. İki iken üç, dört, beş… Kampçılık oynadıkları sahneler güldürdü. Gerçekten de evsiz barksız kaldılar ama adamlar yoktan yeniden var olabiliyorlar. Gerçi olmazlarsa ne izleyeceğiz ..

Bu sezonun en büyük problem düşmanlar. Vartolu Saadettin’in dudaklarını uçuklatan Afgan’lar sessizce yok oldular. Hem de Raşit ona oyun kuran Karakuzular’dan intikamını almadan öyle mi? Garip. Hele ki Bulgarlar.  Bu adamların asıl işi toz. Belli. Ama güçlüler mi? Evet. Devler liği boşuna vurgulanmış olamaz değil mi? Peki Bulgarlar neye yenildi bir avuç dansöze. Komik. Bu nedenle kötü gibi kötü Beyefendi’ye nur içinde yat demek yanlış olmaz.

Tam da burada izleyicinin çok daha ‘içi dolu kötüler’ yaratabildiğini görüyoruz. Mesela bu efsane olurdu:

Bölümün en güzel sahnesi Yamaç’ın araf sahnesi idi. Gitmeli mi kalmalı mı? Rıza Kocaoğlu’nun canlandırdığı mentor ile Çukur’a yolculuğuna uzanalım mı?

“… O koskoca bir mezarın üstünde koskoca bir çınar büyüdü. Siz… Koçovalılar…  Kökünüzde ölüm var Yamaç. Kökünde ölüm var. Kökünde ölüm olanın, dalında da ölüm olur, yaprağında da, elmasında da…”

Çukur… Tam da Mentorumüzün anlattığı gibi. Vampir gibi; kana doymuyor. Bataklık gibi; onun için savaş verenleri içine içine çekiveriyor. Çukur ahalisi ise Çukur’dan beter. Her bir birey kan emici. Bu nedenle bırak Cumali Bey Abi, yesinler birbirlerini… Aynı düzeni yeniden kurmaya çalışmanın anlamsızlığı bu kadar detayla vurgulandıktan sonra Yamaç da aramıza dönse bile (aksi bir ihtimali düşünmek istemiyorum tabii ki) Çukur’un en büyük anti taraftarı olmalı. Kardeşi kardeşe  -ki gelecekten sahnede kuzeni (Büyük ihtimal İdris Jr) kuzene (Büyük ihtimal Akın) vurduran sistem için canını vermeye ramak kalmışken yine aynı yolu izlemez herhalde değil mi?

Gerçekten de bir avuç toprağın peşinde miyiz?  Bir kötü gelir, iyiler kazanır, Çukur kurtulur. Bir kötü daha gelir, iyiler yine kazanır… Ardından biri daha…  Çukur’un defalarca kez geri kazanılmasından çok Çukur’u Çukur yapan sistemin çöküşünü izlemek çok daha büyük keyif verecek bana. Bunu yapabilecek tek kişi var. O da Yamaç. Zamanında nasıl Çukur’a ve ailesine sırtını dönüp gidebildiyse bu balçıklaşan, kan kokan düzene son verecek kişi de ondan başkası olamaz.

“Bunu yapmak istediğine emin misin? Yaşamak istediğinde emin misin?”  sorusunun benim için tek bir yanıtı var: ‘Evet’ ama Çukur’daki düzeni geri getirmek için değil bu sefer tamamen yıkmak için…

Mis…

Bölüm sonunda kararan ekran ve kırmızı kalan ‘Çukur’ dövmesi gibi detaylar da ayrıca mis ..

 

ÇUKUR 17. BÖLÜM FRAGMAN

Normalde fragman gecikir, bu hafta yazı öyle gecikti ki fragman çıkmış bile… Fragman gösteriyor ki Yamaç’ı vuran ‘kardeş’.  Peki Yamaç kime ‘kardeş’ der? Ancak Çukur’dan birine. Medet benim listemden çıktı. Ya sizce? 

 

(*) Anket >  http://aslininsureti.com/haberler/anket/anket-yamaci-kim-vurdu/

 

Aslı’nın Sureti

www.aslininsureti.com

*.*.*.*.*

Aslı’nın Suretini sosyal medya hesaplarından takip etmek ister misiniz?

Facebook:https://www.facebook.com/Aslının-Sureti-1065930830209554

Twitter:https://twitter.com/aslininsureti

Instagram: https://www.instagram.com/aslininsureticom/

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 183
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1128
Kayıt tarihi
: 27.09.17
 
 

Ben Aslı…  'Takvim Yılı – Doğum Yılı hesabının sonucu giderek yükselmesine, aynaya baktığında kaz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster