Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ocak '10

 
Kategori
Özel Lezzet Durakları
Okunma Sayısı
665
 

Cumartesi tatları-4

Cumartesi tatları-4
 


“Gönül ne çay ister, ne çayhane

Gönül eş dost ister, çay bahane…”


Aslında bizim de derdimiz yemekle ekmekle değil. Zaten doktor pek çok şeyi yememizi de yasakladı. Bu köşede cumartesi günleri bazı lezzetleri huzurunuza getiriyoruz da, asıl amacımız dost sohbetlerinin doyumsuz tatlarını sizlerle paylaşabilmek.

***

Kıymetli ağabeyimiz Halil Özşarlak bir sohbetinde Anadolu kültüründe var olan misafire saygıdan söz etmişti. Öyle ki, ülkemizin pek çok yöresinde zengin fakir ayırımı yapılmadan, gelen misafir evin onuru olarak düşünülüp kendisine elden gelen ikram sunulurmuş. Misafirin konuk edildiği ev adeta bir şenlik merkezine döner, köyün yetişkinleri o evde toplanıp misafirle yenilip içilir ve sohbet edilirmiş.

Bendeniz de “Gönlüm Anadolu’ya Düştü” adlı kitabımda milletimizin misafire olan saygısını birçok kez dile getirdim.

***

Türk kültüründe yemek kültürüyle sohbet kültürü çok iç içedir. Birbirini seven sayan insanlar bir araya gelip tanrının verdiği nimetleri paylaşırken geçmişten geleceğe sohbet ve değerlendirmeleriyle de bilgi ve birikim paylaşımı yaparlar.

Bizim de amaçlarımızdan biri cumartesi tatlarını huzurlarınıza getirirken böyle sohbetlere de vesile olabilmektir. Geçen hafta Recep Hoca’nın davetinde bu sohbeti doyasıya yaşadık. A Takımının değerli kaptanı ve bizim Cumartesi Jürimizin de başkanı olan Muzaffer İşlekel böylesi toplantıları sıkça düzenleyerek Söke’de her kesimden hemşerilerimizi bir araya getirip güzel sohbetlere imkan hazırlıyor.

***

Bu yazılarımın bir amacı da özellikle unutulmuş bazı tatları yeniden hatırlatmak, ilginç tarifleri sizlerle paylaşabilmek.

Yemek de bir kültürdür. Yemeğin hazırlanışından sunumuna, sofra adabına kadar bazı yazılmamış kurallar vardır. Bunlar yüzlerce yılın birikimleridir ve unutulmamalıdırlar.

***

Son olarak bir amacımız daha var. İşini severek ve çok iyi yapan lezzet ustalarımızı ve de lezzet mekanlarını sizlere tanıtabilmek. Bunun için bir beklenti içinde olmadığımızın bilinmesini isteriz. Sadece güzel olanı onurlandırmak ve halkımızın bilgilerine sunmak istiyoruz. Ancak beğenmediğimiz zaman da bunu açık açık söyleriz. Kendine güvenen varsa buyursun, bizim köşemizde kendilerine her zaman yer vardır.

***


Bu hafta sizlere bir sürprizim var. Nihayet Fahri Sevil’in ünlü kabak tatlısının tarifini ele geçirdim. Tarifi veriyorum efendim.


Uygun bir kabağı soyup yarımşar santim kalınlığında dilimleyeceksiniz. Bu dilimleri tencereye yerleştirirken her sıra kabak diliminden sonra araya bir miktar toz şekeri serpeceksiniz. Bu iş bittikten sonra bir gün kapalı tencerede bekletip ertesi gün bir miktar daha şeker ilavesiyle kendi suyunda pişireceksiniz. Çatalla arada bir kontrol ederek belli yumuşaklığa geldiğini anladığınızda ateşin altını kapatacaksınız. Soğuduktan sonra da üzerine çekilmiş ceviz ekleyerek servis edilecektir.

***

Bal tadında günler dileğiyle

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ali Bey eline,diline sağlık.Kabak Tatlsının ve yapanların maharetini duyunca inanın ağzım sulandı. Önümüzdeki çarşamba günü ilk işim pazara gidip, iyisinden kabak almak olacaktır. Bu tarif üzerine bizim köroğlu'na da yaptırayım.Teşekkürler.

Abdülkadir Güler 
 02.01.2010 12:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 114
Toplam yorum
: 116
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 543
Kayıt tarihi
: 18.11.09
 
 

Emekli öğretmenim. Üç yıldır Söke Ekspres gazetesinde günlük yazılar yazıyorum. 2008 Yılında röpo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster