Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Kasım '17

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
372
 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'ye Neden "Amorf" Dedi?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'ye Neden "Amorf" Dedi?
 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10 Kasım münasebetiyle yapılan törenlerde çeşitli kesimlerce "beklenmeyen" değerlendirmeler yaptı.

Hatta, hem Atatürkçü taraf için, hem karşı taraf için "şaşırtıcı" değerlendirmeler oldu Cumhurbaşkanı'nın Atatürk yorumları.

Türkiye'de yıllardır çeşitli sosyal fay hatları oluşturuldu... Bunlardan biri de "Atatürkçülük" ve bunun karşısında yer alan "Atatürkçü karşıtlığı" oldu.

Toplumu germeye ve Türkiye'yi istikrarsız bırakmaya çok elverişli olan bu fay hattı, emperyalistler eliyle zaman içerisinde iyice derinleştirildi.

CHP Tek Particiliği, Atatürk'ün ölümünden sonra  İnönü "Milli Şefliği"ne evrilmişti... Süreç böyle işleseydi muhtemelen Atatürk bugünkü konumunda olmayacaktı.

Ancak, İnönü Milli Şefliğine karşı bariyer olmak üzere, Demokrat Parti Atatürk'ü önceledi ve bu durumun devamını sağlamak için de "Koruma Kanunu" nu çıkardı.

Atatürk'ün yakın arkadaşı İsmet İnönü, siyasetin kaçınılmaz yıpratıcı etkisine uğradı ve unutuldu.

İnönü yıpranınca, Cumhuriyet'in birinci adamı olan Atatürk, CHP'ye yeniden "genel başkan" yapıldı ve onun üzerinden CHP siyaseti sürdürüldü.

Ne var ki, bu siyaset, Atatürkçülük maskesi altında olmakla beraber, zaman zaman faşizme, zaman zaman aşırı sola, zaman zaman milliyetçiliğe, zaman zaman bölücüğülüğe, nadiren de dinciliğe yeşil ışık yakan siyaset oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın CHP için "amorf" demesi de bundan... Çünkü, amorf sözcüğünün karşılığı, belli bir şekli olmayan, kılıktan kılığa girebilendir..

Esasen, CHP, Avrupada yirminci yüz yılın ilk çeyreğinde kurulup yarısına kadar yaşayan faşist partilerin Türkiyedeki muadiliydi... Ama onlar İkinci Dünya Savaşından sonra tarihten çekilip gittiler.

CHP ise, o amorf yapısı nedeniyle, şekilden şekile girip bugünlere kadar geldi... Ama Atütürk'ü siyasi bir argüman olarak kullanmayı hiç ihmal etmedi.

Türkiye Cumhuriyeti'nin açık bir tehdit altında olduğu şu günlerde, yeniden İstiklal Savaşı günlerinin ruhunu yakalamak gerektiği açık...Emperyalist tehdit sınırlarımıza kadar ulaştı.

Eğer yeni bir İstiklal Savaşı vereceksek, ilk İstiklal Savaşımızın birlik ve bütünlük ruhunu yakalamak zorundayız...Anlaşılan o ki Türkiye Cumhurbaşkanı da bunu yapmak istiyor.

CHP siyasetinin sadece kendisi için oy aracı gördüğü Atatürk'ü, onların elinden alıp yeniden millete mal etmek siyaseti, Türkiye'deki sosyal fay hatlarından birini yok etmek anlamına da gelecek...

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu yeni yaklaşımının ilk etkisi, Atatürk'ü kendilerinden başkasına yar etmek istemeyen kesimlerden ve kayıtsız şartsız Atatürk karşıtlarından tepki alsa da toplum genelince olumlu karşılanmıştır.

Denilebilir ki, artık yüzde 50 artı 1'le kazanılabilecek iktidar için AK Parti, Atatürk üzerinden siyaset yaparak puanının artırmak istemiş olmuyor mu?..Bu da Atatürk'ü siyasete alet etmek değil mi?

Olabilir...Bir siyasetçi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan da bunun hesabını yapmış olabilir...Yıllardır CHP'nin siyasete alet ettiği Atatürk'ü, bizim kadı kızından eksiğimiz nedir, diyerek AK Parti de yapmak isteyebilir...

Asıl önemli olan, defalarca söylediğimiz gibi Atatürk'ü de diğer tüm tarihi şahsiyetleri de, putlaştırmadan anlamak ve onların tecrübelerinden faydalanarak geleceği inşa etmektir.

Belki, Cumhurbaşkanı'nın bu yeni "tarz-ı siyaset"i bunun yolunu da açmış olur!

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1639
Toplam yorum
: 4240
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 792
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster