Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Haziran '16

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
243
 

Cumhurbaşkanına hakarette Dünya birincisiyiz...

Cumhurbaşkanına hakarette Dünya birincisiyiz...
 

Karikatür: Mehmet Tevlim


     Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği iddiası ile bugüne kadar 2000’e yakın vatandaş hakkında dava açılmış. (Almanya’nın Die Zeit Gazetesine göre 1845 kişi)

Bu sanırım bir dünya rekorudur. Eski Cumhurbaşkanlarımızdan Turgut Özal, Süleyman Demirel, Ahmet Necdet Sezer, Abdullal Gül dönemlerinde açılan tek tek davalar dışında bir dava yok…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan döneminde bu tür davaların birden artmasının nedenleri üzerinde durmak gerekiyor… Tüm vatandaşlarını ayrım yapmadan kucaklaması gereken Cumhurbaşkanının vatandaşlarıyla kavgalı- davalı- olmasının nedeninin tek taraflı olmadığını düşünenlerdenim… Cumhurbaşkanının, tavırları, davranışları, söylemleri, tarafsız olmayışı, bu tür hakaretlere davetiye mi çıkarıyor diye düşünmek gerekiyor… Diğer önemli bir sorunda neyin, nelerin hakaret sayıldığı, sayılacağı konusunda sağlam ölçütler yok…

Dünya’da da hakaret ve hakaret vari davranışlar olmuyor değil, çoğunda Cumhurbaşkanlarının hoşgörülü tavırları nedeniyle dava konusu olmuyor… Dava konusu olsa da yasaların daha hoşgörülü olduğu görülüyor… Macaristan ve Çek Cumhuriyetinde Cumhurbaşkanına hakaret suç olmaktan çıkarılırken, Hollanda, Yunanistan, ,Portekiz, İspanya, Belçika gibi ülkelerin yasalarında –ceza kanunlarında bu hüküm olsa da uygulanmıyor…

Fransa Cumhurbaşkanının 28 Ağustos 2008 tarihinde yaptığı Laval ziyareti sırasında “tam cumhurbaşkanlığı kortejinin geçeceği sırada bir Fransız üzerinde “defol git, geri zekâlı!” yazan bir levha kaldırır. Fransa’da yapılan yargılamada Laval Asliye Mahkemesi “Cumhurbaşkanına Hakaret” suçundan kişiyi mahkûm eder ve 30 Avro para cezası vererek bu cezayı erteler. Verilen bu ceza üzerine başvurulan AİHM: “10. maddenin 2. fıkrasına göre değerlendirme yaparak: siyasilerin eylemleri, davranışları vatandaşların ve gazetecilerin dikkatli bir kontrolüne açıktır. Siyasilerin daha fazla hoşgörülü olması gerekir der. Fransa 2000 yılında Cumhurbaşkanına hakareti hapis cezası kapsamından çıkardı ama mevcut uygulamalar yüzünden örnek davada olduğu gibi AİHM tarafından cezalandırıldı…

     Bizim yasalarımızda Cumhurbaşkanına hakaret TCK’nın 299. Maddesinde düzenlemiş:

Cumhurbaşkanına hakaret Madde 299- (1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır. (3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.

Avrupa Konseyi ülkemizdeki Cumhurbaşkanına hakaret davalarını da yakından izlemektedir ve Cumhurbaşkanına hakaret suçunu düzenleyen 299’uncu maddenin kaldırılmasını istiyor.Bu yönde  Avrupa Konseyi anayasal konuların uzman organı Venedik Komisyonu Türkiye’den bu yönde istekte bulunuyor.

Bu yasal konuların gelişim sürecini bir tarafa bırakarak, ülkemizde Cumhurbaşkanına hakaret boyutlarının neden bu kadar yüksek olduğu, hakaret boyutlarını, sosyal psikoloji- toplum psikoloji açısından bir değerlendirelim.

1- Cumhurbaşkanının tarafsız olmadığı, ettiği yemine uymadığı konusunda vatandaşların önemli bir kesimi hemfikirdir…

2- Geçmiş dönem Cumhurbaşkanlarının ayrım yapmadan tüm vatandaşları kucaklayan, tavır ve davranışlarını yeni Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’da göremedikleri algısının yaygınlaşması…

3-  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yargıya müdahale ettiği, Anayasayı çiğneyen davranışlar sergilediği, çoğu konularda tek karar verici ve tek seçici durumuna geldiği algısının toplumun önemli bir kesimi tarafından algılanır hale geldi…

4- Cumhurbaşkanının, Cumhurbaşkanlığı döneminden önceki siyasal yaşamındaki birbirinden farklı, çelişkili, tutarsız söylemlerinin yarattığı huzursuzluk ve güvensizlik duygusu…

5- Cumhurbaşkanının kişisel çıkar ve hırslarının her şeyin önüne geçtiği algısı toplumun önemli bir kesimi tarafından kabul edilmesi…

6- Cumhurbaşkanlığı döneminden önce söylediği taraf olmayan bertaraf olur, yüzde elliyi evinde zor tutuyorum gibi söylemleri toplumda duygusal kırılmalara neden oldu…

     Kısacası daha çoğaltacağımız nedenler yüzünden toplumumuzda geçmişte saygın bir yeri olan Cumhurbaşkanlığı makamı Recep Tayyip Erdoğan döneminde erozyona uğramıştır.

Bu durum, Cumhurbaşkanına hakaret edildiği gerekçesiyle açılan davaların çokluğu, ayrıca halkın, gazetelerin, kuruluşların Cumhurbaşkanının tarafsız olmadığı, ayrımcı olduğu yönündeki tepkileri, Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığını tartışmalı hale getiriyor. Neticede de çok sayıda davalık durum oluşuyor. Bu durumda da Cumhurbaşkanına hakaret boyutunda (hakaretin boyutları ve ölçeği bilinmiyor) dünya birincisi oluyoruz…

Vatandaşın Cumhurbaşkanıyla, Cumhurbaşkanının vatandaşıyla kavgalı olması hiç hoş bir durum değil…

Yorum sizin…

Zühal Voigt , Gülçin Erşen, Ohannes bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Cumhurbaşkanı da insanlara ters konuşuyor...Keyfi yönetim gibi bir şey

Kerim Korkut 
 19.06.2016 19:09
 

Allah'a, Dine ve Servete tapınırcasına, devlete ve devleti yönetenlere aynı şekilde bakan bir Anayasa varken, daha çok kemerler aşağı indirilir. Cumhurbaşkanları ya da devlet yöneticileri din, dil, düşünce, sınıf ve mevki farkı gözetip haddini bilmez ise, toplumda doğal olarak ona haddini bildirmek için, hakaretleri tek savunma mekanizmalarıdır.Selamlar

Cemal Zöngür 
 19.06.2016 15:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1371
Toplam yorum
: 1901
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1017
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster