Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ekim '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
352
 

Cumhurbaşkanını dinlerken

Cumhurbaşkanını dinlerken
 

http://3.bp.blogspot.com/


Türkiye Büyük Millet Meclisi 23.dönem 4. Yasama yılının açılışı yapıldı.

Vekillerimiz tatilden dönüp sıralarına oturmuşlardı.

Tamamı orada mıydı bilemiyorum ama salon dolu gözüküyordu.

Cumhurbaşkanı salona girdiğinde ne acıdır ki CHP'liler ayağa kalkma tenezzülünde bulunmadılar.

Bu davranışları evvelce aralarında konuşup anlaştıklarını gösteriyor.
Yaptığı çeşitli atraksiyonlarla (367 olayı gibi), cumhurbaşkanı seçiminde istediği sonuca ulaşamayan, bir anlamda hüsrana uğrayan ve pek çok söyleminde cumhurbaşkanını "içine sindiremediğini" ifadelendiren Baykal, demek ki vekillerine emrederek ayağa kalkmamalarını sağlamış.

CHP'li vekiller böyle davranarak ne elde ettiler?

Parti başkanlarına şirin gözükmek mi önemli idi, yoksa ülkemizin en üst kurumu olan cumhurbaşkanlığı makamına saygı duymaları mı daha önemliydi?

Portekiz cumhurbaşkanı gelince ayağa kalkıyorsunuz da kendi ülkenizinkine neden aynı saygıyı gösteremiyorsunuz?

Maaşlarını hepimizden kesilen vergilerle ceplerine indirmeyi iyi bilen bu vekiller, acaba oturdukları yerde "<ı>oh, seni adam yerine koymuyoruz işte, bak hiç kıymet vermedik, ayağa kalkma gereği duymadık, sana bu müstahaktır" diye mi düşündüler ve mutlu mu oldular?

Bence bu sınavın kaybedeni olmuşlardır.

Kula kulluk edenler kaybetmeye mahkumdur.

Gül, 23. dönem 4. Yasama yılının açılışı dolayısıyla TBMM Genel Kuruluna hitap etti.

Konuşmasında ülkesinin tüm sorunlarından haberdar olan bir başkan olduğunu anlamamak için aptal olmak gerekirdi.

Olmazsa olmaz denecek her konuda net, anlaşılır mesajlar verdi.

Açıkça söylemem gerekirse ben konuşmanın tamamını beğendim.

Bir yerim de kanamadı…

Oysa CHP liderinin yüreğini kanatmış cumhurbaşkanının konuşması…

Baykal, yaptığı kısa açıklamada “<ı>Konuşmasının başı Kürt açılımıydı. Toplumu kutuplaşmaya götüren bir politikayı, hükümeti savunmayı amaçlayan bir konuşma yaptı, Cumhurbaşkanı konuşmasında, Türkiye’ye dayatılan bir projeden söz etti. ‘Eğer bu sorunu biz çözmezsek birileri çözerifadesini kullandı. Bu ifade bir Cumhurbaşkanı’na asla yakışmıyor. Bu konuşma yüreğimi kanattı” dedi.

Baykal kendine göre yorumluyordu…

Esasen Sayın Gül "<ı>Kendi sorunlarını kendi iradeleriyle çözemeyen devletler, başkalarının istismarına açıktır. Siyasi aklı güçlü bir devlet buna izin vermez; sorunlarını başkalarına fırsat vermeden kendi iradesiyle çözer" demişti..

MHP lideri Devlet Bahçeli, ise konuşmayı dikkatle dinlemiş olduğunu belirterek “<ı>Gül başka ülkenin konuk Cumhurbaşkanı gibi konuştu” yorumunu yaptı.

Konuşmayı ben de sonuna dek pür dikkat izledim.

Bana ise Bahçeli'nin tam aksine, yabancı biri gibi değil, çok da "bizden" geldi…
İçimizde yaşayan, yoğrulan, (hatta bazılarından çok daha fazla) acıları damıtmış insanlara has tevazu ve olgunluk içerisinde , ülkesini seven, doğruları sakin, yumuşak ama etkili bir üslupla anlatan akil bir insan gördüm ekranda…
Yerini dolduran bir cumhurbaşkanı gördüm…

Özenle hazırlanmış, her cümlesinde ülkesinin daha ileriye gitmesini arzulayan, hedefleri gösteren, uyarıcı, her cümlesi dikkatle incelenmesi gereken bir konuşmaydı.

Ahmet Necdet Sezer gibi "mutlu, gönençli ve kutlu olsun" gibi sözlerle bitirmedi konuşmasını.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül "<ı>Yüce Meclisin milletimiz ve devletimiz için çok değerli çalışmalara imza atacağına olan inancımla sözlerime son veriyorum. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Yüce Meclis'in milletimize hizmet etmiş tüm mensuplarını minnet ve saygıyla anıyorum. Önümüzdeki dönemin milletimiz ve devletimiz için hayırlar getirmesini Cenabı Allah'tan diliyorum'' diyerek sözlerini tamamladı.

İçime de sindi, gurur da duydum…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

CETİNANKARA(13:09) Sn.ALTINÖZ; Sn.Cumhurbaşkanı'nın 23.Dönem, 4.Yılının açılışı dolayısi ile;( T.B.M.M) de, yapmış olduğu,konuşma nedeniyle,kaleme almış olduğunuz "yazınızla ilgili şahsi görüş ve düşüncemizi, kısaca ifade etmeğe çalışalım; Konuşmayı "bizler de" izledik..! Yazınızda yer alan "göndermeler" bir yazar olarak doğal hakkınız.!! Bu "göndermelere" katıldığımız ve maalesef "katılamıyacağımızı" beyan iedeceğimiz,bir kısım,cümle,ifade ve değerlendirmeler de mevcut.!?Şu hususu da belirtmeden geçmek istemedim!? TC. Anayasası!nın 103.Maddesi bildiğiniz gibi; Cumhurbaşkanlığı "andını" içerir.. Çok anlamlı ve çok güçlü bir and metnidir. Konuya;0 "genişlikte ve derinlikte" bakmak çok daha doğru bir yaklaşım olur diye düşünmekte ve değerlendirmekteyim.Bilmem görüşüme(!) katılırmısınız..!? Kolay gelsin dileklerimle esen kalın. (12:10.2009) 13:23

Cetin Ankara 
 12.10.2009 13:23
Cevap :
Görüşlerinize saygı duyarım. Klişeleşmiş bildik yaklaşım, tavır ve bir kısım önyargılarla kimi insanları belli yerlere oturtmanın ve tüm bunların üzerine tüy dikercesine saygısızlık yapmanın kimseye bir yarar sağlamayacağını düşünüyorum. Yapanları da hangi görüşe mensup olurlarsa olsunlar onaylamıyorum. Durum benim cenahımdan böyledir. Saygılarımla  13.10.2009 12:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 79
Toplam yorum
: 180
Toplam mesaj
: 65
Ort. okunma sayısı
: 1948
Kayıt tarihi
: 17.07.06
 
 

Salyangozları bilirsiniz... Onları görmeseniz bile geçtikleri yerde bıraktıkları izlerden anlarsı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster