Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mart '07

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
9829
 

Cumhurbaşkanlarımız birbirlerinin kaderlerini nasıl etkiledi?

Cumhurbaşkanlarımız birbirlerinin kaderlerini nasıl etkiledi?
 

Yukarıdaki sorunun cevabına geçmeden önce, geçmişteki cumhurbaşkanlarımız ve cumhurbaşkanlığı seçimlerini kısaca hatırlayalım.

1. Mustafa Kemal Atatürk (1881-1938) Cumhurbaşkanlığı dönemi (1923-1938) Meclisten aldığı oy: 158

2. İsmet İnönü (1884-1973) Cumhurbaşkanlığı dönemi (1938-1950) Meclisten aldığı oy: 348

3. Celal Bayar (1883-1986) Cumhurbaşkanlığı dönemi ( 1950-1960) Meclisten aldığı oy: 378

4. Cemal Gürsel (1895-1966) Cumhurbaşkanlığı dönemi (1961-1966) Meclisten aldığı oy: 434

5. Cevdet Sunay (1899-1982) Cumhurbaşkanlığı dönemi (1966-1973) Meclisten aldığı oy: 461

6. Fahri Korutürk (1903-1987) Cumhurbaşkanlığı dönemi (1973-1980) Meclisten aldığı oy: 365

7. Kenan Evren (1918-....) Cumhurbaşkanlığı dönemi (1982-1989) Referandum sonucu

8. Turgut Özal (1927-1993) Cumhurbaşkanlığı dönemi (1989-1993) Meclisten aldığı oy: 263

9. Süleyman Demirel (1924-....) Cumhurbaşkanlığı dönemi (1993-2000) Meclisten aldığı oy: 244

10. Ahmet Necdet Sezer (1941-....) Cumhurbaşkanlığı dönemi (2000-2007) Meclisten aldığı oy: 330

23 Nisan 1920'de kurulan birinci meclis Kurtuluş Savaşı sırasında zor da olsa görevini tamamlamış ve 16.4.1923 yılında ise son toplantısını yapmıştır. 2 Aralık 1922 tarihinde bir grup milletvekili bir önerge vererek, şu an toprak sınırları içersinde doğmuş olmayan veya 5 yıl aynı yerde ikamet etmeyen kişilerin milletvekili seçilememesi konusunu gündeme getirmişti. Mustafa Kemal bu önergenin kendisine karşı verildiğini öne sürerek mecliste sert bir konuşma yapmış, konuşmasında; kendisinin kurtuluş savaşı sırasında bir yerden bir yere devamlı hareket halinde olduğunu ve doğal olarak 5 yıl aynı yerde kalmasının mümkün olmadığını ileri sürmüş, ve bu tepki karşısında muhalifler önergenin kendisine karşı olmadığını, hedeflerinin rum ve arnavut kökenli milletvekilleri olduğunu söylemek zorunda kalmışlardır. Bu olayla birlikte meclisin içinde halife taraftarlarının olması nedeniyle Mustafa Kemal Atatürk, bu meclisle Cumhuriyet ilanının mümkün olamayacağına inanmış ve bir hükümet bunalımı çıkararak yeni seçimlere gitmiştir.

İkinci meclis 11 Ağustos 1923 yılında toplanmıştır. 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyet ilan edilmiş. Toplam milletvekili sayısı 287 olmasına karşın Cumhurbaşkanlığı seçimlerine 158 kişi katılmış ve katılanların oybirliği ile, ancak salt çoğunluk olan 144 oydan ancak 14 oy fazlasıyla Mustafa Kemal Atatürk Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Bu toplantıya muhalif milletvekilleri katılmamıştır. 1927, 1931 ve 1935 yıllarında Atatürk T.B.M.M. tarafından yeniden Cumhurbaşkanı seçilmiştir.

Atatürk'ün en kötü zamanlarında dahi yanından hiç ayrılmayan İsmet İnönü, Mustafa Kemal'in en güvendiği kişilerin başında geliyordu. Daha eski ve üst rütbeli arkadaşları olmasına rağmen başbakanlığa İsmet İnönü'yü atamıştı. 1937 yılında belki ilk defa aralarında bir görüş ayrılığı çıkmış, başbakanlıktan ayrılan İnönü'nün yerine Celal Bayar başbakanlığa atanmıştı. O an belki bir daha siyasete dönmeyeceğini düşünen İnönü, Atatürk'ün ölümünden sonra uzun yıllar siyaset dünyasında kalmıştır. 1938 yılında İsmet İnönü'nün Cumhurbaşkanı olması konusunda ilk teklifi Celal Bayar yapmış ve meclisten aldığı 348 oyla İnönü Cumhurbaşkanı seçilmiştir.

1946 yılında çok partili sisteme geçildikten sonra CHP bu seçimleri az farkla kazanmış, 1950 yılında ise halkın nabzını iyi yoklayan DP, 1950 yılında iktidara gelmiştir. Celal Bayar bu seçimlerde 453 oyun 378 ini alarak Cumhurbaşkanı seçilmiştir.

1960 ihtilali küçük rütbeli subaylar öncülüğünde yapılmış, ama devletin başına o sıralarda emekliliğini düşünen Orgeneral Cemal Gürsel geçmiştir. 1 yıl kadar MBK başkanlığı yapan Gürsel, daha sonra 434 oyla Cumhurbaşkanı seçilmiştir.

İhtilal sonrası Genel Kurmay başkanlarının Cumhurbaşkanı olma eğilimi ağırlık kazanmıştır. 1966 yılında görev süresi dolmadan hastalığı dolayısiyle doktor raporuyla görevden alınan Gürsel'in yerine 461 oyla Cevdet Sunay Cumhurbaşkanı seçilmiştir.

Sunay'ın görev süresi dolunca sıradaki Genel Kurmay başkanı olan Faruk Gürler, askerlikten istifa ederek, tabii senatör olmuş ve Cumhurbaşkanı seçilmeyi beklerken, Demirel, Bülent Ecevit'le anlaşarak, Faruk Gürler'in seçilmesini önlemişti. Sunay'ın görev süresinin uzatılmasına karşı çıkan Demirel, 2000 yılında kendisinin görev süresinin uzatılma önerisine karşı ise, dün dündür, bugün bugündür mantığıyla, milletim bana görev veriyorsa benim görevden kaçmam abesle istigaldir, demiştir. Sonuç olarak hiç hesapta olmayan Fahri Korutürk partilerin anlaşmasıyla Cumhurbaşkanı seçilmiş ve meclisten 365 oy almıştır.

1980 yılında Fahri Korutürk'ün görev süresi bitince uzun süre bu görevi Senato başkanı vekaleten sürdürmüş, meclis aritmetiği dolayısiyle de cumhurbaşkanı bir türlü seçilememiştir. Sonunda 12 Eylül gelmiş ve önce Devlet başkanı olan Kenan Evren referandum sonucu 1982 yılında Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Yeni kabul edilen anayasada Cumhurbaşkanlığı seçimleri eski anayasaya göre daha esnek hale getirilmişti.

1989 yılında ise tek başına iktidar olan Anap genel başkanı Turgut Özal, başbakanken, kendi gurubundan aldığı 263 oyla Cumhurbaşkanı seçilmiştir.

1993 yılında Özal'ın vefatından sonra Demirel, koalisyon ortağı SHP nin de desteğiyle 244 oy alarak Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Bu oy sayısı Özal'ın Cumhurbaşkanı seçilirken aldığı oy sayısından daha azdır.

2000 yılında ise koalisyon ortakları DSP, MHP, ANAP, aralarında anlaşarak Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer'i aday göstermişler ve Sezer 330 oyla 10. Cumhurbaşkanı seçilmiştir.

Cumhurbaşkanlarımız birbirlerinin kaderlerini ise şu şekilde etkilemiştir:

Atatürk, birçok üst rütbeli subay olmasına rağmen en önemli görevleri İsmet İnönü'ye vermiş ve kendisini Cumhuriyet'in ilk başbakanı yapmıştır. Atatürk'ün vefatından sonra ise Cumhurbaşkanlığı için ilk akla gelen isim İsmet İnönü olmuştur.

1946 yılında laiklik anlayışını değiştirmemek kaydiyle DP ile anlaşan İnönü, çok partili sisteme geçişte 1946 yılında olmasa bile 1950 yılında halkın dini duygularını istismar ederek, iktidara gelen DP karşısında yenilgiye uğramış ve Celal Bayar'ın Cumhurbaşkanı olmasını engelleyememiştir.

1973 yılında Cumhurbaşkanı olacağına kesin gözle bakılan Faruk Gürler, Demirel ve Ecevit tarafından engellenmiş ve Fahri Korutürk Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Aynı Fahri Korutürk, Demirel 'in Kara kuvvetleri komutanlığına getirmek istediği 3. ordu komutanını veto etmiş ve o yıl 1.2.3. ordu komutanlarının hepsi emekli olunca, emekliliğini bekleyen Ege Ordusu komutanı Kenan Evren, önce Kara Kuvvetleri Komutanı, daha sonra Genel Kurmay başkanı olmuş, ve 1980 yılında Demirel'in başbakan olduğu dönemde yönetimi ele geçirmiştir.

1983 seçimlerinde Turgut Sunalp'in partisinin iktidara gelmesini isteyen Evren, Anap ve Özal'a karşı tavır almış ve Özal'ın seçilmemesi yönünde telkinde bulunması ters tepki yaratmış, bunun sonucunda Anap tek başına iktidara gelmiştir. Bunun sonucu Özal'ın Cumhurbaşkanlığına kadar uzamıştır.

Demirel, Turgut Özal'ın ülkesinin Cumhurbaşkanı olacağını bilseydi acaba başbakanlık müsteşarı yapar mıydı? Kendisine ağabey diye hitap eden Özal, 1980 ihtilali sonrası kurulacak hükümette ekonomiden sorumlu başbakan yardımcısı olmak için Demirel'den icazet almış, ama daha sonraki yıllarda Demirel'in siyaset yasaklarının kalkmaması için şehir şehir dolaşıp propaganda yapmıştır.

Parti başkanı olarak Özal Cumhurbaşkanlığının yolunu açmış ve bu yolu arkasından Demirel takip etmiştir.

Şu anda Türkiye'de tek başına iktidar olan bir parti vardır. Halen başbakan olan, parti başkanının Cumhurbaşkanı seçilmemesi konusunda hiçbir yasal engel yoktur.

Seçilecek Cumhurbaşkanı sağ üst köşede görülen Cumhurbaşkanı kadar yakışıklı olmayacaktır. Ama kafasının içindeki düşüncelerinin resimdeki Cumhurbaşkanına yakın olması en büyük dileğimizdir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Anayasa mahkemesinin 1.5.2007 tarihli kararıyla 27.4.2007 tarihinde meclisin birinci oturumunda 357 oy alan Abdullah Gül, toplantı yeter sayısının 367 yi geçmemesi nedeniyle bu oturum iptal edilmiştir. 22.07.2007 tarihinde yapılan genel seçimler sonrasında, meclise giren MHP ve DTP sayesinde toplantı yeter sayısı sağlanmış ve 28.08.2007 tarihinde yapılan üçüncü oturum sonrasında Abdullah Gül 339 oyla Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Genel Seçimler öncesinde gerek 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in laiklik hiçbir zaman bu kadar tehlikeye düşmemiştir demesine, Genelkurmay'ın bildiri yayınlamasına rağmen AKP oyunu arttırarak iktidara gelmiş ve bu nedenle Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı seçilmesi sağlanmıştır.

Erol Özışık 
 18.09.2007 18:33
 

Yazınızı zevkle okudum. Sanırım bir yerde bilgi hatası var-Ben de yanılmış olabilirim- Cevdet Sunay'ın görev süresinin uzatılmasını Demire istiyordu. Uzatma meclis te oylandı ve bir oy farkla Sunay kaybetti. O sıralarda, CHP Mardin milletvekili,Abdurrahim Türk,CHP'DEN AP'YE GEÇMİŞTİ.(Ahmet Türk'ün ağabeyi) Oylama günü ,oylamaya katılmayarak,Cevdet Sunay'ın görev süresinin uzatılmasını engellemişti.Bunun üzerine yeni geçtiği AP'den atılmıştı. Bu bilgillerde yanılma payım olabilir.Beni uyarırsanız sevinirim.Esenlikler dileğimle.

Erdoğan Şahin 
 03.03.2007 10:52
Cevap :
Benim bilgi kaynaklarımdan referans gazetesinin 17.02.07 tarihli yorumunda yazar Seyfi Öngider' e dayanan araştırmasına göre Cevdet Sunay'ın görev süresinin uzatılmasına Demirel karşı çıkmış şeklindeydi. Ayrıca o zaman Demokratik Parti gurup başkan vekili olan Hasan Kokmazcan'ın anılarında, zamanın çiçeği burnunda Genel kurmay başkanı olan Semih Sancar'ın parti ileri gelenlerini toplayıp, ya Faruk Gürler'i seçersiniz ya da Sunay'ın görev süresini 2 yıl uzatırsınız şeklinde talimat verdiği yer almaktadır. Bu durumda Demirel'in siyasi bir manevra yaptığı düşünülebilir. Ayrıca 11 Haziran 1973 de bir aşiret kavgasında öldürülen Abdurrahim Türk'den ölüm tarihindeki kayıtlarda AP milletvekili olarak adı geçmektedir. Bu konudaki hassasiyetinize ve yorumlarınıza teşekkür ederim.  03.03.2007 21:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 975
Toplam yorum
: 7880
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 3271
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster