Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ağustos '14

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
104
 

Cumhurbaşkanlığı seçimi: İmamın sorusunu beklemeyin!

Cumhurbaşkanlığı seçimi: İmamın sorusunu beklemeyin!
 

HER CANLI ÖLÜMÜ TADACAKTIR.


Bugünlerde tutuklanan eski polis müdürleri ile yatıp kalkıyoruz.
 
Hangi polis müdürleri mi?
 
Hani Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy, Odatv, Casusluk vb davaları ile gezi olaylarında 'destan yazan!'  polis müdürleri.
 
Avukatları ve aileleri vasıtasıyla kamuoyuna haksızlığa uğradıkları mesajları vermeğe çalışan polis müdürleri.
 
Soner Yalçın'ın son yazısında konu ettiği ve 'safınızı belirleyin, kimden yanasınız? Bunlardan mı, yoksa Nedim Şener'den mi?' diye sorduğu polis müdürleri.
 
Tutuklanma sebeplerini basından takip etmişsinizdir. Yukarıda adını andığım davaları da yakından takip edenler için tutuklanma sebepleri çok bilindik ve çok manidar: CASUSULUK!
 
Yani; masum vatanseverlere, askerlere, bilim insanlarına, övündüğümüz gezi zekalı gençlere ve gerçek gazetecilere yaptıklarından tutuklanmış değiller. Şimdilik suçları 17 Aralık'ta eski suç ortaklarının foyalarını ortaya çıkarmak.
 
Tutuklanmış olan bu 12 müdüre iktidar tarafından toplam 6737 (yazıyla: altıbinyediyüzotuzyedi) maaş taltif (ödül) verilmiş.
 
Hatırlarsınız, Cumhurbaşkanı adayı R.T. Erdoğan o günlerde, 'ne istedilerse verdik, niye bunları yapıyorlar' mealinde bir demeç vermişti.
 
Doğruymuş. Vermişler, hem de fazlasıyla.
 
Koca Ragıp Paşa'nın (1698-1763) ünlü beyiti sanki bu günler için söylenmiş:
 
"Merd-i Kıpti şecaatin arz ederken sirkatin söyler" (Çingene erkeği yiğitliğini anlatırken hırsızlığını söyler.)
 
Gördünüz mü, paralel kimmiş?
 
Bir önceki yazımda da açıklamaya çalışmıştım. Bunlar paralel, çünkü aynı hedefe yan yana, kol kola ve birbirlerine teğet şekilde giden iki oluşum. Paralellikten çıktıkları için yolları ayrıldı ve kesiştiler. Hepsi bu. Yoksa; adalet, insan hakları vb. bunların umurunda bile değil.
 
*          *          *
 
Cumhurbaşkanı adayı R.T. Erdoğan; 2009 yılında, hani şimdilerde istenmeyen ülke ilan edildiğimiz ve Türk dostu lideri Kaddafi'nin linç edilmesinde katkımız olan Libya'da yapılan 3. AB-Afrika Zirvesi'ne onur konuğu olarak katılmıştı. Bu toplantıda kendisine, 'Kaddafi İnsan Hakları Ödülü Uluslararası Komitesi' tarafından ‘İnsan Hakları Ödülü’ verilmişti. İşte bu para ödülünü ve Medeniyetler İttifakına katkısı nedeniyle verilen Sevilla, Nodo entre Culturas ödülünden kazandığı 30 bin doları da Türkiye’deki eğitim hizmetlerine bağışlayacağını açıklamıştı.
 
CHP lideri ve milletvekilleri yıllardır soruyorlar: 'Bu ödüller nereye, ne zaman bağışlandı?'
 
Cumhurbaşkanı adayı R.T. Erdoğan, bu soruya ne cevap veriyor?
 
"Omurgalı olun, dik durun, bunlar ...., ey Ekmel... ey Bahçeli... ey Demirtaş..."
 
Bu paraların TÜRGEV'e bağışlandığına dair bir makbuz ortaya çıkarsa hiç şaşırmayacağım.
 
Yorum ve takdir sizin.
 
*          *          *
 
Bu günlerde, adaletsiz bir seçim yarışı veya komedisi sergileniyor ülkemde. Bir yanda elinde devletin bütün olanakları ve örtülü ödenek gibi bir güç olan bir aday, karşısında ise iki gariban aday.
 
'Yok artık, örtülü ödenek buraya harcanmaz' mı diyorsunuz?
 
SÖZ­CÜ­’nün Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı ve­ri­le­rin­den ya­rar­la­na­rak yap­tı­ğı be­lir­le­me­le­re gö­re; Baş­ba­kan­lık büt­çe­sin­den 2003 ile 2014’ün ilk 6 ayı­nı kap­sa­yan dö­nem­de de­ne­tim­siz ola­rak har­ca­nan örtülü ödenek tu­tarı 6 mil­yar 424 mil­yon 190 bin li­ra­ya ulaş­mış.
 
Son on yıldaki Başbakanlar Tan­su Çil­ler, Me­sut Yıl­maz, Nec­met­tin Er­ba­kan ve Bü­lent Ece­vit de ör­tü­lü öde­ne­ği kul­lan­mış. Top­lam 10 yıl­lık sü­reç­te har­ca­nan tu­tar yak­la­şık 312 mil­yon TL. Cumhurbaşkanı adayı Er­do­ğan ise 10 yıl 5 ay­da (2014 Haziran itibarıyla) dört baş­ba­ka­nın 20.5 ka­tı har­ca­ma yap­tı.
 
İmam soracak ya hani, 'Hakkınızı helal ediyor musunuz?' diye. Yanıtınızı şimdiden hazırlayın.
 
Bence yanıtınızı vermek için imamın sormasını beklemeyin. Fani dünya belki görürüz, belki görmeyiz.
 
Siz yanıtınızı 10 Ağustos'ta verin, hazır soruluyorken.
 
Çünkü vereceğiniz veya vermeyeceğiniz oya göre, bir daha fikrinizi söylemeyeceğiniz günler gelebilir.
 
Benden söylemesi.
 
İZMİR, 01 Ağustos 2014. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben hakkımı helal etmiyorum, etmeyeceğim. Vatandaşı düşünen yok. Varsa da koltuk, yoksa da koltuk. Başka dertleri yok. Bakalım zaman daha neler gösterecek...Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 03.08.2014 0:11
Cevap :
Hakkımızı öncelikle bu dünyada arayabilmek için 10 Ağustos'ta gereğini yapmalıyız diye düşünüyorum. Değerli katkınız için teşekkürler, sayfama hoşgeldiniz. Saygıyla  03.08.2014 12:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 159
Toplam yorum
: 288
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1174
Kayıt tarihi
: 19.06.12
 
 

1963 yılında Balıkesir'in şirin ilçesi Erdek'te doğdum. Yüksek lisans eğitimimi Dokuz Eylül Ünive..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster