Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Temmuz '14

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
46
 

Cumhurbaşkanlığı seçimi demokratik değil

Cumhurbaşkanlığı adaylığında izlenen yol Demokratik Türkiye Cumhuriyetine hiç yakışmıyor. Siyasi parti liderleri; Türk Milletinin benimsemediği kişileri aday olarak ortaya koyacak, biz de gidip; Türk Milletini temsil etmediğine inandığımız adaya oy vermek zorunda kalacağız. Buna da demokrasi diyeceğiz, öyle mi?

Siyasi Liderler; Türk Milletinin adayını ortaya çıkarmak yerine, egemen dış güçlerin empoze ettiği, Türkiye’de bölücü Ilımlı İslam devleti kurulması yönündeki projelerin uygulayıcısı olmasını istedikleri 3 Adayı oylatmak için belirleyecekler ve biz de onlar arasından hangisi egemen güçlere daha iyi hizmet edecek diye tercih kullanmak zorunda kalacağız. Buna da demokrasi diyeceğiz, öyle mi?

Bir tarafta; egemen dış güçlerin empoze ettiği, Ilımlı İslam Devleti kurma projesinin temsilcisi, Cemaatten icazetli Prof Dr. Ekmeleddin İHSANOĞLU. Bir tarafta; Din ticareti yaparak Ülkeyi soyan, Teröristlerle işbirliği yapan, ABD’den icazetli, Yahudi Cesaret Ödülü sahibi, BOP Eş-başkanı Recep Tayyip ERDOĞAN. Bir tarafta; dış destekli bölücü terör örgütünün siyasal temsilcisi Selahattin DEMİRTAŞ. Bu adaylar Türk Milletini temsil edebilir mi? Bu adaylardan birini seçmek zorunda kalacağız ve buna da demokrasi diyeceğiz öyle mi?

Siyasi parti liderleri çıkacak, Demokrasi dersi vermeye çalışacak; “Tıpış – tıpış Sandığa gideceksiniz. Demokratik haklarınızı kullanmalısınız, oy kullanmazsanız, demokrasiden söz edemezsiniz.” demiyorlar mı, çıldırıyorum. Demokrasi, Egemen dış güçlere hizmet edecek bir Cumhurbaşkanı seçmek zorunda bırakılmanın neresinde? Bunu Türk Milletine anlatamazsınız. Yok, efendim aklınıza en uygun olana oy verecekmişsiniz. “Ehveni şerri – kötülerden iyisini” seçecekmişiz. Allah – Allah Türk Milletinin adayı olacak şahıslardan birini aday gösteremeyeceğiz, Türk Milletini, egemen dış güçlere hizmet edecek birilerini seçmeye mahkum edeceğiz. Buna da demokrasi diyeceğiz, öyle mi?

Türk Milleti kendisini temsil ettiğine inandığı Adaya oy vermek istiyor. Siyasi Partilerdeki Lider sultası bunu engelleyerek, parti içi disiplin adı altında dikta uygulamaktadır.

Türk Milletinin bir adayını ortaya koymayarak, Türkiye’nin demokratik olmayan bir Cumhurbaşkanlığı seçimine girmesine sebep olan, kendisine Milliyetçi, Ulusalcı, Atatürkçü, Demokratik düşünce yapısına sahip olduğunu iddia eden Millet Vekilleri, bu ortamın oluşmasında birinci derecede sorumlusunuz. Ey TBMM üyesi olan Millet Vekilleri; Anti-demokratik seçim ortamının oluşmasına sebep olduğunuz için Tarih önünde, Türk Milletine, Bağımsız Demokratik Türkiye Cumhuriyetine, Atatürk’e, gelecek nesillere karşı sorumlusunuz. Bu tutumunuz nedeniyle Tarih sizleri yargılayacaktır. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 66
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 285
Kayıt tarihi
: 23.04.12
 
 

İTÜ Makina Fakültesi 1974 mezunuyum. Ankara İTİA İşletme Yönetiminde master yaptım. Mühendislik v..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster