Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ekim '06

 
Kategori
Bayramlar
Okunma Sayısı
3364
 

Cumhuriyet bayramı anılarım

Cumhuriyet bayramı anılarım
 

İlkokul ikinci sınıftaydım. Cumhuriyet bayramının ertesinde köydeki okuldan İnebolu’daki Yeniyol İlkokuluna gelmiştim. O hafta derslerdeki konu Cumhuriyet Bayramıydı. Birkaç gün sonra resim dersinde Dürdane Öğretmen bir çelenk resmi çizmemizi istedi. Hiç çelenk görmemiştim ama bir kitapta gördüğüm fotoğraftan nedense bir fiyonk aklımda kalmıştı. Çiçekler ve kocaman bir fiyonkla çizdiğim çelenk resmini öğretmenim pek beğenmişti.

İlkokul dördüncü sınıftayken Cumhuriyet Bayramı töreninde şiir okuyacaktım. Şiiri ezberlemiştim ancak ne olur ne olmaz diye yazılı olduğu kağıdı katlayıp cebime koymuştum. Kürsü boyuma göre çok yüksekti. Mikrofona yetişmek için parmaklarımın ucunda duruyordum. Şiirin ilk kıtasını henüz okumuştum, sabahtan buyana hafif hafif çiseleyen yağmur sağanak halinde yağmaya başlamıştı. Kemal Öğretmen (1) kürsünün yanından ''Son kıtayı oku, şiiri bitir'' diyordu ama on yaşındaki bir çocuk olarak verilen görevi tamamlama bilinci ile öğretmenin dediğini yapma sorumluluğu arasında kalmıştım. O sırada ne düşündüm bilmiyorum ama şiiri sonuna kadar okumuştum ve herkes gibi ben de sırılsıklam ıslanmıştım. Havalar güzel olsa da bayram günü yağmur yağardı, tören bittikten sonra güneş açardı.

İnebolu’da bayramlar stadyumda kutlanırdı. (2) Tüm okulların öğrencileri öğretmenleri ile birlikte sokakları, caddeleri sıralar halinde yürüyerek geçer, önce İnebolu merkezindeki Atatürk anıtına çelenk konulur ve stadyuma yürürdük. Orada zor duyulan ve sık sık arıza yapan bir ses sisteminden konuşmalar yapılır, şiirler okunurdu. Bayram bitince bütün çocuklar koşarak dağılırdık.

O zamanlar Cumartesi öğleye kadar okul olurdu. Öğleyin törenden sonra başöğretmen (o zamanlar müdür denilmezdi) haftasonu gidebileceğimiz film varsa sinemaya gidebileceğimiz söylerdi. Okuldan izin çıkmayan filmlere çocukların gitmesi yasaktı. İşte öyle bir haftasonu sinemada film başlamadan perdeye yansıtılan görüntülerde kendimi görünce şaşırmıştım. Renkli çekilmiş bu görüntüler filmlerin bazıların hala siyah-beyaz olduğu o zamanlarda çok özeldi. İnebolu stadından Cumhuriyet Bayramı görüntüleriydi bunlar. 5- 10 dakika kendi bayramımızı izlemek daha sonra başlayacak filmden daha çok ilgimi çekmişti. Belki bu görüntüler hala biryerlerde bir kutunun içinde bekliyordur.(3)

1998’de Cumhuriyet’in yetmişbeşinci yılında Ankara’daydım. O gün daha özel bir şekilde kutlanıyordu. Ankara üzerinde bir zeplin dolaşıyordu. Şimdi on yaşında olan Sıla (yeğenim) henüz birbuçuk yaşındaydı. Sabah bayramı İnebolu’da dedesiyle televizyondan izlemişler ve sürekli olarak o zeplini görmüşler. Öğretmen olan anne ve babasıyla törenden sonra yola çıkıp Ankara’ya gelmişlerdi. Balkondan evin üzerinde dolaşan zeplini gösterdiğimde heyecanla “Dede, dede” dediğinde ne demek istediğini anlamamıştım. Sabah dedesiyle bunu gördüğünü anlatmayı çalışıyormuş. O gün Anıtkabir’e gittiğimizde çiçeklerden yapılmış büyük bir 75. Yıl logosu göze çarpıyordu. Asıl muhteşem olan oradaki insan seliydi. Biz bu cumhuriyetin sahibiyiz demek için bizim gibi oraya gelmiş yurtsever insanların seli.

Bugün yüksekçe bir tepeye çıktım fotoğraflar çekmek için. İnebolu’da Cumhuriyet Bayramı izleri vardı. Yüksek binalara asılmış bayraklar ve Atatürk resimleri yarınki bayramı haber veriyordu.

İnebolu, 28 Ekim 2006

(1) Kemal Örüklü, 60’lı 70’li yıllarda İnebolu Milli Eğitim Müdürüydü. Daha sonra İnebolu Belediye Başkanlığı da yaptı. İlkokul öğretmenim Dürdane öğretmenin eşiydi. Komşuyduk, Dürdane öğretmeni birkaç yıl önce yitirdik. Kemal öğretmene uzun ve sağlıklı bir ömür diliyorum.

(2) İnebolu Stadyumu Kastamonu yolu üzerinde ve şehir merkezine yakındır. O zamanlar tribünleri yoktu. İzleyiciler stadla aynı düzeyde ayakta izlerlerdi. Şimdi çim olan zeminde iyice kavramış otlar olurdu. Bayramlarda ve bayram provalarında yorulunca bu otların üzerine otururduk.

(3) O yıllarda İnebolu’da en az bir sinema olurdu. Yaz aylarında buna yazlık sinemalar da eklenirdi. İnebolu’nun sinemacısı ve fotoğrafçısı Ergün Cebecioğlu’ydu. O filmi de büyük bir olasılıkla o çektirmişti. Ergün Cebecioğlu’yu geçen yıl yitirdik.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1735
Toplam yorum
: 2342
Toplam mesaj
: 230
Ort. okunma sayısı
: 2403
Kayıt tarihi
: 22.09.06
 
 

27 Mart 1959'da İnebolu Yeşilöz Köyünde doğdum. Yeşilöz Köyü İlkokulu, Yeniyol İlkokulu, İnebolu ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster