Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ekim '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
528
 

Cumhuriyet dediğin cahil bir uşak!..

Cumhuriyet dediğin cahil bir uşak!..
 

"On yıllardır siyaset sahnesindeyiz. Hala bizi çözümlemekte zorlananlar var.."


"Bugün yeni bir gündür, yeni bir başlangıçtır." diyor RTE.
*
Üşenmedim hesap ettim. On bir yılda tam 4015 gün var. RTE için her gün "yeni bir başlangıç günü" oldu bu 4015 gün.. 11 yılda 350 milyar dolar dış borç, bir o kadar da iç borç!..
*
Borç alınmadık gün yok yani.. Tecrübesi konuşuyormuş. Borçlanma tecrübesi.. Daha çok borç, daha çok batmak!..
*
Ki, ülke kurtlardan yana, terörden yana, bulanık havadan yana olsun;düzen bozulsun!.. Ki, RTE, bir yandan gemiciklerini çoğaltırken diğer yandan amaçladığı rejimi kursun!.. İşte birkaç örnek:
*
"On yıllardır siyaset sahnesindeyiz. Hala bizi çözümlemekte zorlananlar var..
*
Biz önce cüzdanımızın, sonra da kadromuzun sesine kulak veririz..
*
Bizim bu kadromuzu bir araya getiren "çıkar" ortaklığımızdır. Bu bir tesadüf değildir. Hepiniz görüyorsunuz, yaşıyorsunuz..
 *
Biz, yıllardır kader ortaklığı yapmış, bu uğurda ne acılar, ne sızılar çekmiş bir kadroyuz..
*
Biz, feleğe bile kazağını ters geçirterek geldik bugünlere..Değil kılıç, hiç bir medya kesmez bizi..
*
Ortaklaşa ne fenerli denizler aştık, ne TOKİ'ler yarattık ama bu millete yapacak daha çok işimiz var..
*
Sizler, bizi destekledikçe biz, kese doldurmaya devam edecek, bu konuda hiç şimarmayacağız; dik durmaya, sizleri soymaya devam edeceğiz. Geçmişimiz geleceğimizin garantısı olacak. Yeter ki bize güvenin..
*
Sizleri bu yoldan döndürmek isteyenler olacaktır. Onlara kanmayın. Allah, kananlardan yana değil, hep kazananlardan yanadır, bunu hiç unutmayın..
*
Sizlere tuzak kuranlar olacaktır. Bu tuzakları görmezden gelin. Aslolan Allah'ın kurduğu tuzaktır. Siz, kabul edici oldukça, Allah rızkınızı daim edecek, biz de o rızıktan nasibimizi alacağız..
*
Kadromuz, 11 yılda siyaseti ve siyaset yapma biçimini çok değiştirdi. Bundan sonra bana muhalif olanları  Allah'a değil, yardımcılarıma havale edeceğim. Onlara güvenim tamdır..
*
Değişime direnen, Cumhuriyete rejimine sadık kalan statükocu muhalifler, Türkiye'nin talihsizliğidir..
*
Bir Düşünün; onlar, 1923-2003 arası 80 yılda sadece 80 milyar dolar-cık borç yapabildiler.. Oysa biz, -Allah'a şükürler olsun ki, 11 yıl gibi kısa bir sürede onların yaptığı borçları kat be kat çoğaltıp 600 milyar dolara çıkarttık..
*
Bakın, bir şey diyorum; biz, ne Cumhuriyete ne de demokrasiye bağımlıyız. Biz, sadece Allah'a bağımlıyız. Yolumuz Rabia'nın 4 parmak yoludur..
*
Bırakın, "parmağını oraya buraya işaret edenler, başka yerlere de edebilir" diyenleri.. Rabia'yı tutan parmak bal yalar!..
*
Okumuş, aydınları çok olan toplumları sömürmek zordur. Biz, bu zorluğu ortadan kaldırdık, kötü olduk..
*
Ama, sonunda ne oldu? Yine bizim dediğimiz oldu. Allah adına o okumuş aydınlardan kurtulduk.. Üzerimize attıkları çamur cilaya dönüştü..
*
Biliyorsunuz, yakında seçimler var. Sizlerden rica ediyorum, tahriklere kapılmayın; onları muhatap alıp kendinizi yormayın.
*
Bugüne kadar her nereye yatırım yaptıysak, yerimizi sağlamlaştırmak için yaptık. Hangi adımı attıksa -sayenizde- zenginliğe daha bir yakınlaştık. Ne kadar zenginlik, o kadar pay..
*
"Dindar toplum yetiştireceğiz" dedikçe, bizi "tek tip vatandaş yetiştiriyorsunuz" diye suçladılar.
*
"Kimsenin giyim-kuşamına karışmayız." dedikçe, dekolte kıyafetler TV kanallarını sardı..
*
"Kimsenin giyim-kuşamına karışmayız." dedikçe; dar pantolon giyenler çoğaldı..
*
"Kimsenin giyim-kuşamına karışmayız." dedikçe, kısa etekler kısaldıkça kısaldı..
*
"Kimsenin giyim-kuşamına karışmayız." dedikçe, başörtüsüz bile sokağa çıkıldı..
*
"Kimsenin giyim-kuşamına karışmayız." dedikçe, kısa kol bluz giyenler şimardıkça şimardı..
*
"Tamam kimsenin hakkımızda ne düşündüğü bizi ilgilendirmez; biz yine de bildiğimizi okur, bildiğimiz havadan çalarız ama, bu kadar da saygısızlık olmaz ki canım!.. Biz burada -afedersiniz ama- eşek başı mıyız?.. Değil mi ya!...
*
23 Nisan 1920’de Ankara Ulus’ta TBMM’nin önündeki fotoğraf var ya. İşte o fotoğraf bizim fotoğraftır. Çünkü, o fotoğrafta, ellerini havaya açmış dua edenler var. O denli farklı bir fotoğraftır o fotoğraf..
*
Bugün attığımız her adımı, reformu Cumhuriyet'e karşı gibi göstermeye çalışan cahiller ve istismarcılar var. Bir kaç örnek vereceğim:
*
27 Mayıs 1960 darbesinden hemen sonra dört ay içinde Türkiye’de on bin civarında yerleşim yerinin ismi türkçeleşti.1960-65’e kadar 16 binden fazla;12 Eylül 1980’in ardından binlerce yer adı türkçeleşti.
*
Örneğin Tillo ismi, Siirt Tillo. Bundan sadece 23 yıl önce 1990 yılında "Aydınlar" olarak değiştirilmiştir.
*
Eniştesi olduğum için orayı örnek vereyim dedim.  Allah aşkına bunun cumhuriyetle nasıl bir alakası olabilir?..Cumhuriyet dediğin, "tek devlet"e dayanır mı hiç?
*
Aynı şekilde Andımız..Yazarı bile şaibeli bir adam!..
*
Ya, Başörtüsü yasağını Cumhuriyet'le ilişkilendirmek!.. Nasıl bir cahilliktir ki bu, çağdaşlık adına insanı Allah yolundan ayrı tutarsın!..
*
Bu Cumhuriyet 27 Mayıs’ta,12 Eylül’de kurulan bir cumhuriyet değildir. Bizim tarafımızdan kabul görmese de, bu Cumhuriyet 23 Nisan 1920’de temeli atılan, 29 Ekim 1923’te kurulan bir cumhuriyettir..
*
İstanbul’daki ne kadar bu cumhuriyetin sahibiyse, Kürdistan'daki de bu kadar bu cumhuriyetin sahibidir.
*
Bu ülkede farklı olanlar uzaydan gelmediler. Anadili Kürtçe Arapça Lazca Arapça olanlar sonradan bu ülkeye girmediler. Namaz kılanlar başını örtenler, bir yere gelince ‘selamün aleyküm’ diyenler bu ülkeye başka bir yerden gelmediler. Biz bir ümmetiz..
*
Birileri çıkıyor, gitsinler Arabistan’da okusunlar diyor. Çölde yaşasınlar diyor. Ya seveceksin ya terk edeceksin diyor... (Pardon, bunu ben demiştim).. Yahu siz kimi kimin toprağından kovuyorsunuz?
*
Burası bizim toprağımız. Vatanımız. Hiçbir yere gitmiyoruz, gitmeyeceğiz. Biz burada yaşıyoruz, burada da öleceğiz. (korku, dağları aşmış!)
*
"Öfkelenmeden, şiddete başvurmadan siyaset zemininde sorunlarımızı çözeceğiz." diyorum ama, dinletemiyorum ki..
*
Bizim bayrak diye bir sorunumuz yok. Yok işte, anlayın artık canım..Biz bir "paket" açtık. O paketin içinde -makarnadan tutun da kömürüne kadar her ne ararsan var..
*
Biz "paket" açtıkça, birileri "paketinde seçim var" diye bizimle alay ediyor..Seçim olmayacaktı da "geçim" mi olacaktı?..
*
Bırakın artık eskiyen o "statüko" kokan ayaklarınızı da sandıkta görüşelim!..

--Alaettin Morgül-- 09.10.2013 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 193
Toplam yorum
: 213
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 935
Kayıt tarihi
: 02.02.10
 
 

İsveç`in Göteborg şehrinde oturmaktayım;  evli ve bir kiz bir oglan iki çocuğum var. İsveç`te..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster