Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ekim '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
623
 

Cumhuriyet Destanı

Cumhuriyet Destanı
 

Sanki bir devrin ölümsüz şehitleri de tarihin sayfalarından fışkırıp Tandoğan’a doluyorlar.


Güneşle birlikte başladı muhteşem buluşmaların kavimler göçü. Zafer kıtaları gibi bölük bölük, yumak yumak, dalga dalga aktılar Türkiye’nin kalbine doğru. Onları ellerinde ayyıldızlı bayraklar, omuzlarında Anafartalar kahramanı ve kalplerinde Cumhuriyet mührü, ayağa kalkmış bir ulus bekliyordu.

Soruyorlardı kimi cahiller ”Nerelisiniz? Amasyalı, Uşaklı, Vanlı mısınız?” Dumlupınar’ı gösteriyordu en öndeki. Conk Bayırı’nı, Kocatepe’yi, Sakarya’yı, İnönü’yü. ”Biz oralardan geldik.”

Biz de yürüdük, bilirim, Kalahari Çölü’nün kumları gibi yakar bu günlerde Tandoğan Meydanı’nın kaldırımları. Eski zaman çarıkları gibi incecik çıplak ayaklarda, burma burma örgülü beyaz yazlıkların içinde yanar kavrulur ayacıkları. Sanki Cahit Külebi’nin şiirinde Mustafa Kemal’in Kağnısı’nı taşıyan Elif’e özenmişler. Alınları terli, gözleri mahmur. Sanki Mustafa Kemal’in kağnısını kara geceden geceden onlar yeldirmişler.

Kalabalık sayıyla olmaz. Coşku yoksa inanç yoksa dünya bir araya gelse mahşer kurulmaz. Gözlerimiz aptal olmuş, bakışlarımız şaşkın. Bir görüyoruz on, on görüyoruz yüz oluyor, bin oluyorlar. Sanki bir devrin ölümsüz şehitleri de tarihin sayfalarından fışkırıp Tandoğan’a doluyorlar.

Şair yazamaz. Ressam çizemez. Bu okyanus dalgaları gibi yalpalayan mahşeri kalabalık, kırmızı beyaz bayrak denizi Anıtkabir’e, Dolmabahçe’ye, Samsun’a ışıklar yolluyor şimşek hızında. Bu ışıklar anlayan için dostların kalbinde umut, düşmanların yüreğine ok gibi saplanacak “Cumhuriyet kararlılık mesajları” dır. ”Biz her zaman buradayız. Gerektiğinde Ulubatlı Hasan, Tek Kollu Bayram, gerektiğinde Nene Hatun, Kara Fatma’yız”

İşte şurada bayrak sallayan Kadıköylü emekli öğretmen Fatma Aliye hanımın annesi, Halide Edip’in Sultanahmet mitingine katılmış. Yüz binlerle birlikte Kara çarşafıyla yumruğunu İzmir’e doğru kaldırıp ”Ya istiklal ya ölüm” diye haykırmış.

Burada entel yok. Zengin, sosyete, Tarabya, Etiler, Kordon, Bornova, Kadifekale yok. İşte şu uzun saçlı küpeli genç diskodan gelmiş icabında nolacak? Sen biliyor musun bu karagözlerdeki acılı bakışların hikâyesini? Söyleyim de hafife aldığın için utan. Bu genç, namusunu, şerefini korumak için Yunan çizmeleri altında ölmeyi seçen (toprağı cennet olsun) Mehpare hanımın torunu. Şimdi Gündoğdu Meydanı’ndan Ege’nin mavi sularına bakarken yüzünü bile görmediği, albümdeki eski yırtık siyah beyaz resminden bildiği rahmetli babaannesinin ruhuyla buluşuyor.

Tandoğan, Gündoğdu inliyor, haykırıyor. Marşlar, türküler, şarkılar… Cumhuriyetin coşkusu yüz binlerce yürekte ahenk ahenk müzik oluyor, kulaklarda en ücra köşelere kadar dalga dalga yankılanıyor. İstiklal marşı, Onuncu Yıl marşı hep bir ağızdan ayakta büyük bir coşkuyla okunuyor.”Dağ başını duman almış/Gümüş dere durmaz akar…” Köroğlu bile söylenir bu meydanlarda”Ok atılır kalasından/Hak saklasın…” Edip söyler ”Çocuklar inanın. İnanın çocuklar. Güzel günler göreceğiz…” Göbek havası mı sandın bunları behey sersem! Bunlar yok olan bir milletin kurtuluşunun türkü olmuş simgesi, destansı haykırışlarıdır.

Yer gök kırmızı. Dalga dalga bayrak denizi. Behçet Kemallerin altın saçlı mavi gözlü ilahı, büyük kurtarıcı omuzlarda taşınan dev resminde sanki hemen oradan inip on binlerin arasına katılacakmış gibi öylesine canlı askerlerine gülümsüyor. Bir devre adını yazan, yok olmuş bir milleti yeniden diriltip ayağa kaldıran Selanikli Mustafa sanki “Daha ben ölmedim” diyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ölmedi daha, ölmeyecek...Selamlar, mutlu kalın.

Ayşegül HAYVAR 
 29.10.2016 22:31
Cevap :
Evet, ölmeyecek, selamlar.  30.10.2016 15:51
 

Güzel bir 29 Ekim gününden merhabalar; Bugün blogları okurken bu yazınız geldi aklıma keşke tekrar yayına alıp daha çok okunmasına vesile olsaydınız. Bu yazının insanin üzerinde bıraktığı coşkuya ihtiyaç var diye düşünüyorum.Tekrar okudum emeğinize sağlık.Selam Olsun...

emine gezkin 
 29.10.2016 14:46
Cevap :
Sormayın çok geç aklıma geldi...Teşekkürler ediyorum. Denizli'ye selamlar. "Ne denizi ya Allah'ın dağı" deyip muzurluk ediyim!  30.10.2016 15:33
 

Muhteşem bir yazı olmuş. Farkında mısın bilmiyorum. Böyle yazabilmeyi isterdim.

Mehmet Sinan Gür 
 30.05.2016 23:14
Cevap :
Verdiğiniz cesaret üzerine size bir yazımı daha önermek istiyorum. http://blog.milliyet.com.tr/yasamak-surec-degil-nokta-atisidir--yasadigini-sahdamarinda-hissedeceksin-/Blog/?BlogNo=485917  01.06.2016 14:01
 

Böyle okunası destansı bir yazı damakta tat bırakır, mükemmel bir anlatım çok güzeldi Kerim Bey. Öyle güzel bir yazıydı ki kelimeler yetersiz kalır böylesi güzel yazılarınızın devamını diliyorum. Sayfama katkınızdan dolayı şükranlarımı sunuyorum Teşekkürler.Sağlıkla, selamlar mutlu kalın.

emine gezkin 
 24.11.2015 14:20
Cevap :
Teşekkür ederim ama beni biraz utandırdınız. Ben mahcup bir delikanlıyım. Şaka tabi. Sağlık ve mutluluk dileklerimle hoşça kalın efendim.  26.11.2015 14:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 4653
Toplam yorum
: 12575
Toplam mesaj
: 282
Ort. okunma sayısı
: 672
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster