Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Mayıs '15

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
2311
 

Cumhuriyet dönemi eğitim sistemi - 1: İkili eğitim ve öğretimden, eğitim ve öğretim birliğine...

Cumhuriyet dönemi eğitim sistemi - 1: İkili eğitim ve öğretimden, eğitim ve öğretim birliğine...
 

Cumhuriyetin ilk yıllarında bir köy okulu...Daha doğrusu bir sınıf...Bu dönemde okullaşma henüz başlamamıştır, denebilir.


BAŞLARKEN...

Tanzimat'tan beri süregelen iki yanlı eğitim ve öğretimin yetiştirdiği iki ayrı aydın tipi, Cumhuriyet kurulunca başlatılan reform çalışmalarında birbirine karşıt taraflar oluşturmuşlardır...Tanzimat Dönemi'nde kurulan ve sonraki dönemlerde de sayıları artan Batı benzeri okullardan mezun olanlar reform yanlısı görülürken, medrese çıkışlılar ise reformlara karşı çıkmışlardır.

İster Batı tarzı eğitim kurumlarında tahsil etmiş olsunlar; ister medrese eğitimi almış olsunlar tüm Osmanlı aydınları, Osmanlı'nın çöküşü sonrasında Anadolu gerçeği ile karşı karşıya kaldıklarında, Anadolu'ya ne kadar yabancı kaldıklarını, ondan ne kadar uzak olduklarını anlamışlar ve Osmanlı Devleti'ne karşı serzenişte bulunuşlardır.

x       x        x

Cumhuriyet Dönemi, "eğitim ve öğretim sistemini" iki ana başlık altında sunmaya çalışacağım. Birinci ana başlık, "CUMHURİYET DÖNEMİ YAKIN ÖNCESİNDE EĞİTİM VE ÖĞRETİM ÇALIŞMALARI"; ikinci ana başlık da, "TEVHİD-İ TEDRİSAT KANUNU'DAN SEKİZ YILLIK KESİNTİSİZ ZORUNLU TEMEL EĞİTİM YASASI'NA" olacak.

Konuyu bu iki ana başlık altında sunmanın en önemli nedeni, bu iki dönemde, ülkenin içinde bulunduğu siyasi ve sosyal durumunun birbirinden farklı olmasıdır.

-- BİRİNCİ DÖNEM...

Ülke ve ülke insanının düşman işgalinden kurtulmak için verdiği topyekun mücadele dönemidir...Ayrıca, bir yanda Osmanlı Hükümeti varlığını sürdürmekte ve 1876 Osmanlı Anayasası yürürlükte bulunmakta; bir yandan da düşman ile "var olma" mücadelesi yapılmaktadır...

Osmanlı Hükümeti siyasi varlığını korurken, Anadolu'da, Milli Mücadele'yi yasal zeminde yürütmek için 23 Nisan 1920'de, Büyük Millet Meclisi kurulmuştur. Ancak, bu maksatla hazırlanacak 1921 Anayasası çalışmaları sırasında bazı milletvekillerinin, "BMM'nin ana amacı Padişah ve Halifemizi kurtarmaktır" şeklindeki sözleri, 5 Eylül 1920'de, "BMM, Hilafet ve Saltanat, Vatan ve Milletin istislas ve istiklalinde(kurtarılması ve bağımsızlığından) ibaret olan gayesinin husulüne kadar inikat eder(toplanır)"(1) şeklinde anayasal nitelikli bir kanunun imzalanmasına yol açmış ve bu yasa maddesi, BMM tarafından kabul edilen 1921 Anayasası'na eklenmiştir.

Yani bu dönem, eğitim ve öğretim açısından fazla bir şeyin yapılamadığı ve Osmanlı'nın, "iki tarzlı eğitim" yapısının sürdüğü ve eğitimde kurumlaşmanın olmadığı, eğitim ve öğretimin  Osmanlı'nın döneminde yapılan mevcut okullarda sürdürüldüğü bir dönemdir. Ama, bu süreçte, yeni eğitim tarzı konusunda bazı düşünceler ortaya atılmış; eğitim ve öğretim programlarında ileriye dönük bazı değişiklikler yapılmıştır.

İKİNCİ DÖNEM...

Bu dönem, Milli Mücadele'nin başarı ile sona erdiği, Saltanatın kaldırıldığı, Lozan Barış Antlaşması'nın imzalandığı, Cumhuriyetin ilan edilerek Cumhuriyet Devleti'nin kurulduğu, Halifeliğin lağvedildiği ve yeni bir anayasa imzalanarak, 1876 Osmanlı Anayasası'nın yürürlükten kaldırıldığı ve yeni bir Türkiye'nin kurulduğu bir süreç olmuştur.

Bu dönemde, Cumhuriyet öncesi 3-4 yıllık zaman içinde eğitim ve öğretim konusunda ortaya atılan ileri düşünceler somut hale getirilmeye çalışılmış ve 3 Mart 1924 günü çıkarılan "Tevhid-i Tedrisat Kanunu(Öğretim Birliği Yasasıve "eğitim ve öğretimde birlik ilkesi" ile eski ve çok yönlü eğitim ve öğretim düzenine "çağdaş ve laik" bir görünüm kazandırmaya çalışılmıştır.

Bu ikinci dönem, 28 Şubat 1997'de Milli Güvenlik Kurulu kararları ve arkasından gelen ve o gün olduğu gibi günümüzde de tartışılan Sekiz Yıılık Kesintisiz Zorunlu Temel Eğitim Yasası ile de farklı bir sürece girmiştir.

x       x       x

Cumhuriyet Dönemi Eğitim Sistemi konusunu, bir "GENEL GİRİŞ" bölümü ile başlatacağım; "CUMHURİYETÇİ DÜŞÜNCEDE EĞİTİM İLKELERİ" ile devam ettireceğim..."TEVHİD-İ TEDRİSAT KANUNU" içeriği ve uygulamaları hakkında ayrıntılı bilgiler aktaracağım..."SEKİZ  YIILIK  KESİNTİSİZ ZORUNLU  TEMEL  EĞİTİM  YASASI"nın, ileri bir eğitim atılımı mı; yoksa eğitimde geriye dönüşe neden olan bir başlangıç mı olduğunu anlatmaya çalışacağım...

cdenizkent

------------------------  :

(1) 20 Kanunsani 1337-85, tarihli Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, "Madde-i münferide"(20 Ocak 1921 Anayasası) ve Prof. Dr. Ahmet Mumcu, Türk Devrimi'nin Temelleri ve Gelişimi, 11.b., İstanbul: 1988, s.44

Halil Güven (Sökeli) bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben de bir eğitimci olarak dikkatlice takip edeceğim sevgili kardeşim... Saygı sevgi selamlarımla...

Halil Güven (Sökeli) 
 04.05.2015 21:16
Cevap :
Merhaba Halil Bey...İlginize teşekkür ederim...Yazdıklarımda bazı sivri şeyler, yani halkımızın bazı kesimlerine ters gelen yanlar olabilir...Bu da, siyasi, sosyal vefelsefi görüşlerimize yön verene farklı kaynaklardan bilgilenmemizin nedenidir...Yazdıklarımızda kaynaklara dayansak da, bazı kereler, görüşlerimize uygun kaynaklardan alıntılar yapabiliyoruz...Bu da, düşünce ve düşünceyi ifade etme özgürlüğümüzün bir gereği olarak algılanmalıdır. Hepimiz, bazı konularda aynı düşünsek de, bazı alanlarda farklı düşünebiliriz...Benim bir deyişim var; bunu bazı bloglarımda yeri ve zaman geldiğinde dile getirmişimdir..."Sosis" gibi, aynı fabrikanın ürünü olan insanlardan bu ülkeye yarar gelmez...Saygı ve selamlar.  05.05.2015 12:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 973
Toplam yorum
: 2471
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1385
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster