Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ekim '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
226
 

Cumhuriyet güncellenmeli!

Cumhuriyet güncellenmeli!
 

Aslında her şey güncellenmeli... Güncelleme yapayan toplumlar çağın gerisinde kalmaya mahkum olurlar. Çok bilinen şu söz elbette cumhuriyet için de geçerli: Tek değişmeyen şey, değişimin kendisidir.

Keşke Cumhuriyet rejimini kurarak Osmanlıyı güncelleyen Mustafa Kemal gibi düşünebilip zaman içerisinde bizlerde cumhuriyeti çağın şartlarına uydurabilseydik.

Cumhuriyeti belli bir kesimin, toplum ekseriyetine "dayak atma" vasitası olarak görmek yerine, adı gibi tüm  "cumhur"un rejimi yapabilseydik zamanında...

Bunu yapamadığımız, yani cumhuriyeti güncelleyemediğimiz için çekiyoruz ne çekiyorsak bugün... Kendini Türkiye Cumhuriyetine bağlı saymayanlara kızıp bağırmak kolaydır, asıl zor ve önemli olan onları bu cumhuriyetle barışık hale getirmek olmalıydı.

Adını Cumhuriyetten alan Halk Partisinin, kurucusu Atatürk'ten sonra nasıl bir yol izlediğini hepimiz biliyoruz. Tek Parti zihniyeti rejimi(devleti) kendi inhisarına alarak, geniş halk kitlelerini dışladı. Jandarma dipçiği altında sessiz kalan halk çoğunluğu ilk fırsatta başından attı bu Tek Partiyi...

Ne var ki, zihniyet cuntalarla, darbelerle yaşama tutunmaya çalıştı...Toplumu her defasında kendi geri kalmışlığı hizasına getirmek için zor kullanmaktan çekinmedi darbeci zihniyet...

Bugün, bu ülke insanı cumhuriyeti demokrasisiz  kabul etmiyor. Zaten demokrasisi olmayan bir cumhuriyet, belli bir oligarşinin hakimiyetinden öte geçmez...

Öyle ama, cumhuriyeti hala belli bir kesimin malı sayan zihniyet, eski cumhuriyetin ritüelleriyle yaşatmak çabasını sürdürüyor. Bu cümleden olmak üzere, deprem dolasıyla bu yılki cumhuriyet bayramı törenlerinin iptalini cumhuriyetin iptali olarak görebiliyorlar.

Halbuki, Cumhuriyet bayramı törenleri, nihayetinde devletin resmi katılımı ile yapıldığı için, ne olursa olsun devleti işinden alakoyacaktı. Oysa, kışın da bastırdığı deprem bölgesinde işleri yoluna koyabilmek için, kaybedilecek zaman yoktu.

Rahmetli Özal; "Anayasa bir kere delinmekle bir şey olmaz" dedi, diye kıyametler koparılmıştı. Delinen Anayasa 12 Eylül cuntasının eseri olan anayasa idi... Netekim, anayasa bir kere delindi diye hiç bir şey olmadı... O anayasa ondan sonra da çok delindi ve şimdi de tamamen yürürlükten kaldırılması söz konusu... Ama yerine daha çağdaş ve daha demokratik bir anayasa gelecek...

Cumhuriyet bayramı törenleri bir kere iptal edildi diye de bir şey olmaz... Yukarda dediğim gibi, iptal edilen "cumhuriyet" değil, bayram törenleri...

Şu şekilci ve ritüelci anlayışı bir yana bırakıp  halkımızın refahı ve mutluluğu için gerekli her şeyi yapmayı fazilet saymanın zamanı gelmiştir.

Cumhuriyet de ancak o zaman gerçekten "fazilet" olacaktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Cumhuriyetin güncellenmesi gerektiği fikrinize bende katılıyorum ancak sizden farklı olarak ben cumhuriyetin değil asıl siyaset kurumunun sorun yarattığını düşünüyorum. Cumhuriyet ile kimsenin bir sorunu yoktur, kimse de zaten saltanatın hortlamasını tekrar padişahlar tarafından yönetilmemizi istemiyor. Bence üzerinde düşünülmesi gereken asıl soru siyaset kurumunun olmadığı, siyasetçisiz bir cumhuriyetin olup olamayacağı sorunudur. Ben siyasetçi sınıfına halkın sırtında yaşayan devlet ile halk arasında bir aracı kurum gözüyle bakıyorum. Siyasetçisiz bir cumhuriyetin bence çok daha iyi bir cumhuriyet olacağına eminim. Bunun nasıl olabileceğini de bu güne kadarki çeşitli bloglarımda yazdım. Sevgiler ve selamlar

Matilla 
 02.11.2011 7:16
Cevap :
Katkınız için teşekkür ederim Mustafa bey...Cumhuriyet siyasetsiz olursa demokratik cumhuriyet olmaz...Demokratik olmayan cumhuriyet ise sonunda oligarşik ir düzendir...Belki siyasetçilerinin dürüst ve çalışkan olduğu, demokrasiyi özümsediği bir cumhuriyet istemek lazım, siyasetçisiz değil...Selamlarımla  02.11.2011 11:21
 

Ali hocam, oncelikle tekrar merhaba! Benim takkem tesbihim ve salvarim hazir olmiyanlar dusunsun!!! Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 02.11.2011 1:43
Cevap :
Merhaba sevgili newyorker,teşekkür ederim...Madem takken tesbihin hazır eh namaza da başlarsın artık..:) Selamlarımla  02.11.2011 11:22
 

3/son. O Almanya'dır ki, ismini şu an hatırlayamadığım eski bir siyasetçisi, 'Kürdistan' turu yapmaktadır Türkiye'ye! Broşürlerini, haritaları, verdiği bilgileri inceleme şansınız oldu mu hiç? Türkiye Cumhuriyeti dinamikleri ile, başka ülkelerin dinamikleri; neden-sonuç ilişkileri benzer mi hiç birbirine? Bu özgünlük içinde, neyle neyi nasıl karşılaştırabiliriz sayın hocam? TC, ATatürk'ün önderliğinde kurulduğundan bu yana; din, sağ-sol, etnik köken, ordu vs üzerinden oynayıp duruyorlar bizimle. Bilmiyorlar vatan sözkonusu olduğunda, müdafaa için uyuyan aslanın uyanacağını. Bu hükümet, madem benim başımda; ben ondan, benim anam babam, koruyanım gözetenim olarak, onu oraya getiren sisteme -ki o sistem bizi koruyacak olan tek sistem (karanlık günlere geri dönmek istemiyorsak tabi)- saygı duyup bu töreni bu yüzden edebi ile adabı ile yapmayı herkesten çok istemesini arzu ederdim. İnsan anasına babasına güvenemezse ne olur? Çok yazdım, kusuruma bakmayın. Sağlıcakla kalın.

ASLI AKOBA 
 02.11.2011 0:09
Cevap :
Bakın Başbakan Almanlara gerekli cevabı verdi bugün...Cumhuriyet tarihinde ilk kez Türkiye sesini böyle yükseltiyor...Demek ki, Türkiye Cumhuriyeti güçleniyor, itibar kazanıyor...Asıl cumhuriyetçilik budur...Selamlarımla  03.11.2011 20:26
 

2.Sayın hocam,bir siyasal sistemden bahsediyoruz evet; dünyada başarılması imkansız görüldüğü halde başarılan(hem iman gücü, hem vatan sevgisi ile)ve sonu Cumhuriyet ile sonuçlanan tek ama tek başarı bu!Merak ediyorum siz de aynı şeyi düşünüyor musunuz.İşte bu yüzden,ne kadar kutlasak azdır;resmi evrak işlerinin zor gelmesi, bu hatırlanmayı hak eden başarının yanında sıfırın bile altında önemlidir.Hele ki hem o zaman, hem şimdi bu coğrafya her zaman başka ülkeler tarafında talep ediliyorken,buna karşı koyabilmiş olduğumuzu ve Atatürk'ü her gün yatıp kalkıp hatırlamamız ve hatırlamamız lazım.Zira yine aynı şeyi yapmak/yapıyor olmak lüzumumuz var.Ritüel demişsiniz; ritüel önemli değil midir hocam?Ritüeli olmadan dünya bile etrafında dönemez.Namazın, duanın kendisi de ritüel değil midir?Güneşin ayın doğuşu batışı?Eski çağdan kalma törelere ait ritüellerden bahsetseydiniz anlaşabilirdik ama. Ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti'dir beni ilgilendiren.Sovyet/Alman Cumhuriyetleri değil!

ASLI AKOBA 
 02.11.2011 0:01
Cevap :
Aslı hanım, kavramları birbirine karıştırmamak lazım. Vatan ayrı, millet ayrı, cumhuriyet ayrı şeyler..Vatanınızı kurtarmak için millet olarak mücadele edersiniz, şehitler verirsiniz, vatan topraklarını kutsal sayarsınız...Ancak cumhuriyet bir siyasal rejimdir nihayet, bunun öncesinde de meşrutiyet vardı zaten...Cumhuriyet iyi bir yönetim biçimidir, eğer iyi uygularsanız ancak bizatihi kendisi kutsal olamaz..Yani bugün cumhuriyetten ileri bir siyasal sistem olsa geçmeyecek miyiz..Bu otomobil icat olmuşken ben at arabasından inmem, demek gibi bir şey olur..Bu konuyla ilgili daha önceleri de çok yazdım. Cumhuriyet teknik bir konudur, niye kutsal olsun ki...Selamlarımla  02.11.2011 11:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1617
Toplam yorum
: 4205
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 787
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster