Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Haziran '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
757
 

Cumhuriyet Halk Partisinde tasfiye süreci devam ediyor.…

Haber aynen şöyle. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Adıyaman'da sürpriz bir konuşma yaptı: “35 yıldır terörü silahla susturmaya çalıştılar. Akıl yok bunlarda, kan kanla yıkamakla temizlenmez.” Neresinden tutacağız şimdi biz bu haberi? Bu habere sevinecek miyiz, yoksa üzülecek miyiz?

En saf halimizle bir sözlük alalım elimize bakalım ne demekmiş “ kanı kanla temizlemezler” kelâmının aslı. “Kanı kanla yumazlar; kanı su ile yurlar” Yumak: temizlemek… Peki bu mesel, ne anlam ifade eder. Elimizde tuttuğumuz atasözleri kitabı buna da açıklık getiriyor:

“İnsan bir kötülük yapınca, bunun ardından bir iyilik yapmalıdır ki, biri öbürünü örtsün, böylece içi huzurlu olsun. Bize yapılan kötülüğe de kötülük ile karşılık vermek akıl karı değildir. Bunun aksine, bize kötülük yapana iyilikle karşılık verirsek, kötülük kendiliğinden yok olur, devam etmez. Kötü bir durum, kötülüğü sürdürecek davranışlarla düzelmez. Buna son verebilecek davranışlarla düzelebilir.”

CHP iktidara gelirse, kanı kanla temizleme politikasından vazgeçeceğiz. Atasözündeki anlama bakılırsa, bize kötülük yapana biz de kötülük yaparsak bundan maraz doğar. 35 bin şehidi saymayacağız. O bölgeye 20’li yaşlarda gidip, evlerine al bayraklı tabutlarla dönen genç öğretmenleri, genç subayları, daha dünyaya ve yaşama dair hiçbir hayalleri gerçekleşmemiş Anadolu evlatlarını saymayacağız. Bunlar zaten yaşandı bitti. PKK da binlerce zayiat vermedi mi zaten yıllarca. O zaman ne yapmalı? Kanı kanla da temizlemek abes olduğuna göre. Soralım hele nedir bu PKK’nın talepleri. Soralım ki öğrenelim. Öğrenelim ki barışa bir katkısı olsun. 30 yıldır devam eden terör belası, sanki iki takımın taraftarları arasında şiddetli bir kavga olmuş da, bu kavgaya bir son vermek gerek kabilinden yorumlamak hangi aklın mantığın işidir.

Be hey Kılıçdaroğlu, siyasetin acemisisin anladık. Mart ayı içerisinde henüz grup başkan vekiliyken Batman İl Teşkilatı’nı ziyaretin sırasında “ Toplumsal barışa katkı sağlayacaksa genel affı destekliyoruz.” dedin, bunu gaf sandık. Zaten bu ettiğin, PKK talebi kelâmı çok geçmeden de düzelttin. Şimdi bu söylediğin nedir? Kanı kanla yumazlar. Peki ne yaparlar? Oturular, konuşurlar… Ortak bir çözüm yolu bulurlar. Cumhuriyet’i, Cumhuriyet Halk Partisi eliyle tasfiye ederler…

Diyarbakır Barosu eski Başkanı Sezgin Tanrıkulu boşuna dememişti, güneydoğu sorunu CHP’siz çözülemez diye. Temelinde şu var bu düşüncenin. Güneydoğu sorunu, PKK’nın talepleri doğrultusunda ancak, CHP ele geçirilerek çözülebilir. Vah yazık, benim güzel ülkeme… Vah yazık Atatürk’ümün en büyük eserim dediği Cumhuriyet’e… Vah yazık Cumhuriyet Halk Partisi’ne…

Etnik kimlik temelinde siyaset üretmenin yanlışlığı kadar, kişilerin etnik ve inanç kimliğinin sorgulanmasını da doğru bulmuyoruz. Ancak, Genel Başkan olur olmaz henüz koltuğunu ısıtmadan Adıyaman’da, “ Kanı kanla temizlemezler” diyerek PKK taleplerine boyun eğersen – ki o PKK “ Edi besse” kampanyasıyla senden çok daha evvel kanı kanla temizlemeyelim mesajı vermişti kendine göre.

Senin görmediğin, göremediğin şudur Kılıçdaroğlu. Senin zihninde PKK terörü, belki doğduğun yörenin aşiret kavgalarına benzettiğin sıradanlıkta bir çatışmadan ibarettir. Ancak şunu görmek gerekir ki biz, askeriyle, polisiyle, doktoruyla, hemşiresiyle topyekûn Türk milletine yönelmiş bölücü ve eli kanlı bir terörle boğuşuyoruz millet olarak. Şimdi, 30 yıldır devam eden, AKP’nin açılım safsatasıyla daha da körüklenen terör belasının, mahallenin külhanbeylerine akıl veren bekçi baba kıvamında yorumlanmasını CHP Genel Başkanına yakıştırmadığımız gibi, bunun bir gaf değil bilinçli olarak söylenmediğini düşünüyoruz. Şayet bilinçli ise, eyvah ki eyvah… Şayet bilinçsiz söylenmişse, yani gaf ise… E be Kılıçdaroğlu, Çiller’in şampiyonluğunu elinden almaya uğraşma, başaramazsın.

Bu tarihi not alın ey ahali… Cumhuriyet, Atatürk’ün partisi CHP eliyle tasfiye ediliyor. Yarın bugün ağızlarından, İmralı da bu barış sürecine katılsın derlerse şaşıracak bir durumumuz kalmamıştır.

Deniz Baykal’ın neden kaset operasyonuna kurban ettirildiği daha iyi anlaşılıyor. Baykal, dik durur… Taviz vermez… Teslimiyetçi değildir… Dolayısıyla, birilerinin işine gelmez… Oyunu bozar…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 2006
Kayıt tarihi
: 17.09.09
 
 

1977 Samsun doğumluyum. Eğitimciyim... Çoktan su almaya başlamış bir geminin güvertesinde, avazım çı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster