Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ocak '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1641
 

Cumhuriyet’in/Atatürk'ün Kürt politikası mı iflas etti yoksa Abdullah Öcalan'ın Kürt politikası mı?

Cumhuriyet’in/Atatürk'ün Kürt politikası mı iflas etti yoksa Abdullah Öcalan'ın Kürt politikası mı?
 

Sevr haritası


Osmanlı dağıldıktan/yenildikten sonra Cumhuriyet'i kuran unsurlar ve elbet Mustafa Kemal yeni devleti, ulus kavramı üzerine temellendirecekti... Başka türlüsünü düşünmek bile epey şeyi anlamamanın başlangıç noktasıdır…

Çünkü Osmanlı İmparatorluğu, milliyetçi akımlarının etkisinde kalan etnik/milli guruplar ile Batının emperyalist güçlerinin çıkarları birleşince baş döndürücü bir hızla çöküvermişti... Osmanlı'nın çöküşünün nedenini gören devlet içindeki çoğu unsurda, artık devletlerin tek ulustan olması gerektiği fikrinden elbet etkilendi, bu düşünceyi kabullendi... Cumhuriyetin kuruluş felsefesinin temeli budur...

Anadolu içinde kalanlar ve Osmanlı'nın kılıç artığı olarak geri dönenlerden bir ulus yaratmak gerekiyordu...  Çünkü hepsi toptan yok olma, esaret altına girme tehlikesi ile karşı karşıyaydılar... Aralarında ne ortak bir soy, ne de ortak bir kültürel bağ vardı... Ortak bir tarih yaratılıp geri kalan her şey yok sayıldı... Ortak kültürde zamanla yerleşirdi nasılsa... Ancak bu anlayış, ortak kültür ‘’yaratmaya’’ dönüştürüldü ileriki dönemlerde… Baskıcı bir hale geldi… Başlangıçtaki ortak ülke, ortak hukuk, tek bayrak, eşit yurttaşlık ilkelerine, zamanla tek kimliğe dönüştürülmekte eklenmek istendi…

Günümüzden bakarak, Cumhuriyet'in bu kadar kısa bir sürede, çok şey başardığına inanıyorum... Bu kadar çok etnik guruptan ve kültürden bir ulus yaratma gayreti başarılı olmuştur bence... Ancak başaramadıkları da çoktur... Zulmü de zalimliği de çok olmuştur...

Bu sözlerime binlerce itiraz gelecek biliyorum, özellikle Kürt'lerden... Haklılar diye devam edeyim o zaman: Tek tip kimlik için asimilasyon hata olmuştur... Zaten başarılı da olmamıştır... Çünkü her bölge kendi kültürünü ister legal, ister illegal olarak sürdürmüştür... Üstelik bu kültürler tüm ülkede kabul görmüş, birbirini etkilemiştir... Ne var ki bu gerçek ''Türkçe ve Türk kültürü gibi gösterilerek''  sağlanabilmiştir... Bu örtü üstünden kaldırılsa her şey aslına dönecektir...

Asıl başarılan ülke vatandaşlığıdır... Bu gün hiç bir topluluğun kendine ait bölgesi yoktur...  Var sayılan bölgeler dışında daha yoğun şekilde Kürt yaşamaktadır... Bunun anlamı olayın daha çok ekonomik olduğudur... Yani kültürel değil... Ekonomik yatırımlar ise devletin kuruluş felsefesinden sapmanın bir göstergesidir... Kişilerin, partilerin ve gurupların ayrımcılığıdır... Kuruluş felsefesinin eşitlik ilkesine ihanetin göstergesidir...

Devletin kuruluş felsefesindeki ortak ve eşit vatandaşlık ilkesi tutmuştur... Ancak, asimilasyon ve tek kimlik iradesi tutmamıştır... Ortak ülke/Ortak vatandaşlık/ortak kimlikte tutmuştur... Ancak bu tek kimlik diyenlerin başarısı değil, kuruluş felsefesindeki eşit vatandaşlık felsefesinin başarısıdır... Devletin kuruluş felsefesi, otuz yıllık bu iç savaşla test edilmiştir... Ve bu felsefe bu testten başarı ile geçmiştir...

Ancak Devletin bu testte başarısız olduğu birçokta nokta var... Tek kimlik, tek inanç, tek mezhep, tek tip insan yetiştirme dayatmasının, ortak kimliği bile paramparça edebileceği tehlikesini görmemek diyelim buna kısaca... Devletin tüm bu tehlikeli dayatmalarına rağmen yinede Kürt halkı ortak yaşamayı tercih etmiştir... Eğer Kürt halkı ayrışmayı tercih etseydi Devlet orada altı ay bile kalamazdı... Kürt halkı artık tüm ülkeyi vatanı olarak kabul ediyor...

Gelelim Apo'nun politikalarına: Devletin kuruluş felsefesinden sapıp, yaptığı tüm hataları kullanmasına rağmen, asimilasyon hatasına rağmen, uluslararası tüm avantajları kullanmasına rağmen ayrışmayı bir türlü gerçekleştirememiştir... Somut ve nesnel ayrışmanın fikrini Kürt halkı kabul etmemiştir… Ayrışmanın gerçekleşemeyeceğini artık Apo kabul etmiştir... Ancak Devletin tüm hatalarını iyi analiz etmiş ve sonuna kadar zorlanacak noktaları bir bir tespit etmiştir...

Eğer iki toplum arasındaki düşmanlık tohumları yok edilip, güven sağlanırsa, herkes istediğini almış olacak bu iç savaştan... Alt kimlik lafından nefret ediyorum… O yüzden ‘’her kimliğin, ortak kimliğe düşman olmamak olduğunu kabul etme zamanıdır’’ diyorum…

Bu barıştan sonra kuruluş felsefesinin ne kadar anlamlı olduğu daha iyi anlaşılacaktır…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"ortak kimliği bile paramparça edebileceği..." özgün bir saptama...

Kerim Korkut 
 20.03.2015 20:58
Cevap :
Teşekkürler Kerim Korkut bey...  23.03.2015 12:09
 

sanirim bu ise en iyi becerebilen abd. Dunya uzerinde mevcut tum irklar kendini once amerikali diye tanimlar. Sonra kokune bakar! Tabi bunda ekonomik kosullarin onemi buyuk. Bizde de ise ekonomik bakarsan, semaye oncelikle yatirimin en kolay geri donecegi bolgeyi ulasimin kolay olmasi kalite is gucu liste uzun yani bizdeki batiyi secer. Devlet ziyani goze alip subbanse eder dersen sonuc ortada ! Bu is biraz de zamana atif, ozellikle disari parmaklarinin tirnaklari torpulendiginde daha kolay cozum olur. Su gercegide goz ardi etmiyelim hakim irklar ulkelerin vitrininde durur!

Newyorker 
 31.01.2013 22:31
Cevap :
Merhaba Dost... Bu kirli savaşın o kadar çok nedeni var ki, say say tükenmez... Ancak tek çözümü var; barışı sağlamak... Ancak barıştan daha önemlisi nasıl kalıcı olacak? Sanırım güven sağlanırsa çoğu şey çözülür... Saygılar...  04.02.2013 10:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 615
Toplam yorum
: 1395
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 919
Kayıt tarihi
: 25.06.10
 
 

1959 Denizli doğumluyum.. İ.Ü. İktisat Mezunuyum.. Emekliyim ve hala çalışıyorum.. Yaşam bizden önce..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster