Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Şubat '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
256
 

Cumhuriyeti askerler kurdu!

Cumhuriyeti askerler kurdu!
 

Askere yapılan saldırılar ve suçlamalar karşısında bir şeyi unutanlara hatırlatmak istedim;

Türkiye’de cumhuriyeti askerler kurmuştur. ..

Bu askerler başta Mustafa Kemal olmak üzere savaşı çok iyi bilen askerlerdi. Savaşı çok iyi bildikleri için barışın değerini de çok iyi kavramışlardı. Mustafa Kemal ATATÜRK “Yurt’ta Sulh, Cihanda Sulh” sözünü boşuna söylememiştir.

Ordunun en üst kademelerinde şanla şerefle görev yapmış mensuplarına soruşturma açılması ve tutuklanarak cezaevine gönderilmesi, ipleri dışarıda olan bir büyük plânın uygulamaya konulmasıdır. Bu öyle bir plandır ki ülkenin Yasama, Yürütme ve Yargı kurumlarını karşı karşıya getirmekte ve kapıştırmaktadır. Burada en fazla saldırıya uğrayan da ne yazık ki devletimizin güvencesi Türk Silahlı Kuvvetleri’dir.

Bugünlerde yaşadıklarımız 1923’ün intikamı olabilir mi?

AKP Kahramanmaraş Milletvekili Avni Doğan ile Çorum Milletvekili Ahmet Aydoğmuş’un sarfettiği sözleri düşününce…

Ne demişti Avni Doğan?

““Türkiye'nin Ak Parti'ye 10 sene daha ihtiyacı var. Eğer biz birazcık tökezlersek bu Ergenekoncular falan bu defa çok kötü intikam alır halktan. Bu memlekette kimin kızının başı örtülü, hepsini fişlemişler. Kimin çocuğu İmam Hatip'e gidiyor hepsini fişlemişler. Kim muhafazakâr, kim Ramazan'da oruç tutuyor hepsini fişlemişler. Eee şimdi biz onları fişliyoruz. 40 sene onlar bu halka yaptı, inşallah sıra bizde. Yapmaya çalıştığımız bu arkadaşlar''

İntikam siyaseti… Bu sözleri söyleyen bir vekil. Halkın oylarıyla meclise girmiş ve alenen asker düşmanlığı yapıyor. “ Sıra bizde” diyor… Sıra bizde ne demek? İntikam alacağız demek. Neden? Çünkü Cumhuriyeti askerler kurdu... Asker düşmanlığı o yıllardan geliyor. “Bir gecede insanların dilini, kıyafetini değiştirdiler “ (!) diyen zihniyetin sözcüleri sahnede… Ergenekon, mergenekon bahane…

Bir de AKP’ li Ahmet Aydoğmuş’un sözlerine bir bakalım; “AK Parti iktidarına karşı çıkanların kanını tahlile yollamak gerekir.”

Bu iki vekil (!) partilerinin düşüncelerini sözlerinde yansıtmışlardır. Sözleri partilerini de bağlar. Siz bakmayın disiplin kuruluna verildiklerine. Onlar başbakanın haberi olmadan bu sözleri söyleme cesaretini kendilerinde bulabilirler mi? Suya sabuna dokunmayan bir ceza alıp paçayı sıyıracaklar. İktidar iki vekilinden vazgeçer mi? Hem de istedikleri gibi konuşan iki vekil. Maaşallah, Bülent ağabeylerini de hiç aratmıyorlar…

Yaşamım boyunca inancı yüzünden fişlenen hiç kimseyi görmedim. Ben ve arkadaşlarım ilkokul sıralarında yaz tatillerinde Kur’an kurslarına gittik. Çevremde çok sayıda namaz kılan, oruç tutan, başörtülü insanlar mevcuttu. Hiç kimse de bu nedenle kınanmış ya da horlanmış değildi. 60’ lı ve 70’li yıllardan bahsediyorum. Büyüklerimizden de bu konuda herhangi bir şikâyet duymadık.

Şeriatçı partilerin arka bahçelerinde büyüyüp palazlanan ve son 10 yıldır da ülkeyi yöneten, dini ve özellikle de kadınları siyasete alet eden zihniyet 1923’den beri sahnededir. O yıllarda halifeliğin ve hilafetin kaldırılmasına karşı çıkan zihniyetin torunları bugün başrollerdedirler.

İnsanı dinden imandan soğutan asıl bu Avni Doğan gibi zihniyetlerdir. Lâik ve Cumhuriyet’e bağlı ülke insanına yapıştırdıkları “dinsizlik” iftiralarının vebalini elbette bir gün çekeceklerdir. Her çıkışın bir inişi vardır!.. Hiç kuşkusuz bu saltanatında bir gün sonu gelecektir…

“Kanı bozuk” diyen vekile de bir kaç sözüm olacak:

Bugün AKP’nin oyları yüzde 25’ lere düştü. Demek ki ülkenin yüzde 75’inin kanları bozuk!... Atatürkçü, lâik, Cumhuriyet’e ve Türk Ordusu’na sahip çıkan herkesin kanı bozuk!

Ülkeyi etnik ve dini ayrışıma sürükleyen, Cumhuriyetin temel değerlerine dinamit koyan, TSK’ yı hırpalamak ve gözden düşürmek için elinden geleni ardına koymayan, Batı güdümlü bu zihniyetin kendi kanlarını test ettirmelerini öneriyorum. Bakalım onların kanı nasıl çıkacak? Kendi vatandaşına “kanı bozuk” diyen bir zihniyet ırkçı ve hastalıklı bir zihniyettir.

Bu sözleri aynen kendisine iade ediyorum!..

***

Cumhuriyeti askerler kurdu. Onlar bu ülkenin tek güvencesidir. Askerle uğraşmak iç ve dış düşmanlara kapı aralamaktır.

Yunan uçaklarının, Türkiye’nin 5 Ocak 2010, 24 şubat 2010 tarihleri arasında gerçekleştirdiği 2010 yılı Ege/Akdeniz Eğitim ve Tatbikat uçuşlarını 50 kez önlemeye çalışması, 23 Şubat 2010 tarihinde üç Yunan uçağının Alaçatı/İZMİR’in güneybatısında hava sahamızı ihlal etmesi ve yine 5 Ocak 2010- 8 şubat 2010 tarihleri arasında16 kez kara sularımızı ihlal etmesi boşuna değildir. (www.tsk.tr) Yunanistan bu cesareti nereden bulmaktadır?

Eğer bir ülke kavga ve kargaşa ortamına sürükleniyorsa, terör belası ve ekonomik sıkıntı ile boğuşuyorsa kapıları her türlü tehdide açık demektir. “Kurt dumanlı havayı sever” misali iç ve dış kurtlar sipere yatmış beklemektedirler…

Bu ülkeye bu kötülüğü yapmaya, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni hırpalamaya, halkın gözünde küçük düşürmek için çabalamaya hiç kimsenin hakkı yoktur… Buna gücünüz de yetmez. Bu halk ordusuna ve askerine gönülden bağlıdır.

Cumhuriyeti kuran asker onu korumayı da bilir…

Bu böyle biline…

Tülay HERGÜNLÜ

İstanbul, 26.02.2010

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

merhaba tülay hanım. Sevgiler selamlar. Bu akşam yaşar okuyanın ulusal kanalda bir programı vardı. O nu sizin de dinlemiş olmanızı dilerdim. 2004 yılında PKK nın avrupa parlementosundan istediği 10 maddelik bir istekler manzumesi var. Şu anda AKP tamda o isteklere yanıt veriyor. Tamamını yerine getirmeye uğraşıyor. Ordunun kendisini bu kadar hırpalatmasındaki nedenleri anlamakta zorluk çektiğimide ayrıca belirtmek isterim. Sevgilerimle.

mehmet ÖKSÜZ 
 27.02.2010 21:59
Cevap :
Merhaba. Y.Okuyan'ın programını seyredemedim. Ordunun bu kadar "pasif" demek istemiyorum ama kalmasını bende anlamıyorum. Başbuğ "bildiklerimi açıklarım" dedi ama dediğiyle kaldı. Çok yazık! Sevgiler  03.03.2010 15:54
 

Türk ordusunun, böyle dayanaksız bir iftira karşısında kendini savunamayacak kadar zayıf olduğunu düşünmek, herhalde ordumuza yapılabilecek en büyük hakarettir. Duygusal olarak olayı böylesine çarpıtmanın sonucu nerelere uzanıyor görüyorsunuz Tülay hanım. Topyekün bir partinin, ona oy veren milyonlarca insanın, "Türk ordusuna karşı bir tavır" içinde olabileceğini nasıl bu kadar rahat söyleyebiliyorsunuz, bilemiyorum. Ordu içinde de bireysel olarak sizin gibi hükümete karşı olanların olması doğal değil mi? Fakat bunların ellerindeki devlet imkânını ve silah gücünü kullanarak "darbe" teşebbüsünde bulunması doğal değil. Böyle bir suç işleyen varsa soruşturulması elbette normaldir. "Asker suç işlemez" gibi bir önyargı ile hareket edemeyiz. Her insan suç işleyebilir. Sorgulanan doktor, polis, siyasetçi, gazeteci vs. birçok meslek mensubu var. Suçlu olması ihtimali olan kişileri sorgulamak, onların bağlı oldukları kuruma karşı tavır almak anlamına gelmez. Bunu siz de bilirsiniz. Selamsaygla

Ahmet YILMAZ 
 27.02.2010 19:35
Cevap :
Ahmet bey merhaba. Burada herhangi bir şeyi çarpıttığımı sanmıyorum. Ordu üzerinde oynanan oyunlar açıkça ortadadır. Yazıyı tekrar okumanızı rica ediyorum. Yorumunuz için teşekkür ederim.  27.02.2010 22:54
 

Askerler Cumhuriyetin bekçiliği görevlerini halktan aldıkları güç ve destekle sürdürüyorlar, sürdürecekler. Hani bir laf vardır ya, İt ürür diye başlar.. Bunlar istedikleri kadar kinlerini kussunlar. Dere yatağını bulur. Eninde sonunda gidecek bunlar.. Yüce divan önünde seyredeceğiz inşallah bunları.. Dayanacağız.. Yapacak bir şey yok şimdilik. Saygılar..

cevodem1957 
 27.02.2010 8:43
Cevap :
Evet, bu günlerde geçecek. bekleyelim görelim. Teşekkür ederim. Sevgiyle kalın!  03.03.2010 15:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 487
Toplam yorum
: 630
Toplam mesaj
: 80
Ort. okunma sayısı
: 1106
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

Ankara doğumluyum. İstanbul'da uzun yıllar özel sektörde çalıştım. Halen, kayıtlı-ruhsatlı malî m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster