Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Sonsuzluk (Osman Özeker)

http://blog.milliyet.com.tr/yasev

14 Ağustos '14

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
95
 

Cumhurun seçilmesinde vebal kimde

Cumhurun seçilmesinde vebal kimde
 

10 Ağustos Pazar günü yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde üç aday içersinde AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan %51.4 oy alarak son beş yılını Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı olarak 1071 rakımlı Çankaya köşkünde oturacaktır..

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bana göre iki iddialı aday vardı. Birincisi oniki yıldır bu ülkeyi yöneten Başbakan Erdoğan, diğeri ise CHP ve MHP’nin ve küsürat partilerinin adayı Ekmelettin İhsanoğlu.

Şimdi seçimler öncesine gidelim ve iki aday açısından durumu değerlendirelim.

Erdoğan Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi her safhası ince ince ayarlanmış bir stratejiyi uygulamaya koymuştur.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerini ramazan ayının içine alabileceği, eylül ayına sarkıtabileceği halde bu olasılıklara yol vermemiş, ramazanın bitimine, Ağustos ayının hemen başına seçimleri koyarak, kendisi açısından doğru bir strateji uygulamıştır.

Yaz sezonunun yaşandığı, hele birde bu yaz sezonunun ramazanın sonunda dahada yoğunlaşacağı bir ortamda seçimleri ortaya koymak ince hesapların ürünüdür.

Birçok yurttaşımızın tatile, yazlığına gideceği, bir çoğununda köyüne, kasabasına gideceği hesaplanmış, özellikle de CHP ve MHP seçmeninin sandıklara gitmeyerek oy kullananmayacağı hesaplanmıştır.

Başbakan çok iyi biliyordu ki, kendi seçmeni kendisine “biat” kültürü ile bağlanmış ve çok zorda kalmadıkca da oy kullanmama gibi bir yola başvurmayacaktır. Genelde kendi seçmeni ve tabanı sandığa gider ve oy kullanır hesabını yapmıştır.

Seçim çalışmaları süresince yandaş medya, havuz medyası ve kiralık kalemlerini öyle bir çalıştırmıştır ki, özellikle de satın alınan anket şirketleri Erdoğanı hep önde, ilk turda yüzde 53-58 barajında göstermiştir.

Toplumda günlerce yaratılan bu algı birçok kişinin “sandığa gitsede sonuç değişmeyecek “ düşüncesini hâkim kılmış ve “tatildi, balıktı, rakıydı, harmandı, köydü” düşüncesindeki insanlarımızın sandığa itibar etmemesi sağlanmıştır.

Erdoğan için bu seçim sonucu baştan belli bir noktaya getirilmiş, halkta öylesine bir algı yaratılmış ki, netice almamak ise imkânsız gözüküyordu. Sonuç olarakta devletin her türlü imkânını kullanan, örtülü ödeneği elinde tutan, adaylığı kesinleşince Başbakanlıktan dahi istifa etmeyen Erdoğan, Cumhurbaşkanı seçilerek sandıktan çıkmayı başarmıştır.

CHP ve MHP’nin “Çatı adayına” gelince:

Türkiye’nin seçmen tablosunun % 65-70 yakın kesiminin sağ düşüncede, muhafazakâr, dindar, devletine ve milletine bağlı bir portre çizmesi iki muhalefet partisini seçmen tabanına uygun bir aday arayışına itmiş ve sonuçta bilim adamı, muhafazar, dürüst, namuslu ve geçmişi tertemiz Ekmelettin İhsanoğlunda karar kılmıştır.

CHP tabanı bu adaya sıcak bakmamış, MHP tabanında, özelliklede Genel merkeze muhalif bir kesim tarafından da onay görmemiştir.

İhsanoğlunun hitabet gücü olmaması, sık sık “pot kırması” ve aday gösterildiği muhalefet tarafından yalnız bırakılması, vucut ve beden dilini hiç kullanamaması, siyasi tecrübeden yoksun olması, yeterli maddi ve manevi desteği bulamamıştır. Çatı aday İhsanoğlu seçim çalışmalarında ramazan ayını bahane ederek, meydan ve alanlara çıkmaması, sürenin çok kısa olması nedeniylede bu yarışta daha baştan “yetersiz” kalmasına neden olmuştur.

Çatı aday İhsanoğlu’nun CHP ve MHP’nin 2014 yerel seçimlerde aldığı oy oranını dahi yakalayamamasının başlıca nedeni ise Erdoğan ve yandaşlarının yürüttüğü “algı operasyonunun” sonucudur.

Bir çok vatandaşımız, özellikle de CHP ‘li seçmen İhsanoğlunu içine sindiremediğinden, sonucun değişmeyeceği algısına kapıldığından, sandıklara gitmemiş, gidenlerin bir kısmıda “tepki olarak” HDP adayı Demirtaş’a oy vermiştir.

2014 Yerel seçimlerine göre yaklaşık beş milyon kişi sandığa gitmeyerek Tayyip Erdoğan’nın cumhurbaşkanı olmasına katkıda bulunmuştur. Şimdi birçoğunuz diyebilir ki, CHP’den birçok kimse sandığa gitmedi, MHP’den az da olsa seçmen sandığa gitmedi, gitsede Erdoğana oy verdi, pekiyi AKP’ye oy verenlerin hepsimi sandığa gitti de bu sonuca varıyorsunuz “denilebilir.

AKP seçmeninden de sandığa gitmeyen olmuştur, doğrudur, ancak bu oran CHP seçmenine göre deyim yerinde ise”Kellede kulak” kalır. Sizlere kısa bir örnekle açıklayayım.

İkamet ettiğim İzmir Buca İlçesi: İlçe seçim kurulunun resmi sonuçları:

Sandık seçmen listesi seçmen sayısı:332877

Oy kullanan seçmen sayısı: 252239

Adayların aldıkları oy sayısı:

RTE          :90099

S. Demirtaş:22396

E. İhsanoğlu   :136407.

Bu ilçemizde oy kullanmayan sayısı yüzbine yakın.

2014 yerel seçim sonuçları:

CHP  123.000

MHP 35000

AKP 103.000

Şimdi CHP ve MHP oylarını toplayın yaklaşık 160.000.

Ortay adayın bu iki partimizden aldığı oy 136.000 .

Yaklaşık yüz bin kişi sandığa gitmiyor, gidenlerin CHP ve MHP ortay adaya ise oy sayısı 136 binde kalıyor.

AKP ve Erdoğan açısından bu tabloyu irdelersek AKP yerelde 103 bin oy almış, cumhurbaşkanlığı seçiminde ise 90.000 oy almıştır. AKP de oy düşüşü on binlerdedir.     

AKP seçmeni yukardada belirttiğim gibi sandığa gitmiştir.Sandığa gitmeyen, oy kullanmayan seçmennin büyük çoğunluğu CHP seçmenidir ve sonuçlarda bunu göstermektedir.. Kanımca kimse başka suçlu aramamalıdır. Erdoğan’ı Cumhurbaşkanlığı makamına oturtan sandığa gitmeyen, algı operasyonuna kendini kaptıran seçmendir.

Bu seçimlerde sandıklara gitmeyerek oy kullanmayan ve Erdoğan’ın seçilmesine vesile olanlara;

“Benim oy vermemle ne olacaktı” diyenlere güzel bir darb-ı meselle cevap vermek istiyorum. Yorumunu da sizlere bırakıyorum;

“Bir çivi bir nalı düşürür, bir nal bir atı düşürür, bir at düşerse bir yiğit düşer, bir yiğit düşerse bir ordu bozulur”

Oy kullanmayarak, sandığa gitmeyen, “kaşını beğenmedim, mıymıntı birisi vb” bahaneler üreterek Erdoğan’ı 1071 rakımlı tepeye gönderenler vebal altındadırlar ve bu vebal ilerde onlarınyakasına yapışacaktır.

SONSUZLUK (Osman Özeker) 14.08.2014

Filiz Alev bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 287
Toplam yorum
: 233
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 3069
Kayıt tarihi
: 11.07.08
 
 

1949 Konya Ereğli doğumlu olup, halen İzmir'de oturmaktayım. A.Ü. Eğitim Fakûltesi mezunuyum  Ata..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster