Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Şubat '08

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
547
 

Çumra'nın atan kalbi

Düğün için her zaman gerekli olan belediye düğün salonu nice insanları görmüştür. O duvarların dili olsa nice sevinçlere, nice kutlamalara şahitlik eder. Küçük bir köy kadar kalabalık insanlar bir araya geldiği an Çumra’nın atan kalbi olur. Gidip o coşkuyu yaşamak için binanın önüne gelmek yeterli.

İnsan yeni bir başlangıcı bulur. Sonra toplu halde bilinmiş olan etkilerin dalga dalga yayıldığını görür. Haberdar olan herkes için o toplanma anı hatıralarda solunması gereken oksijendir. Zaten insan hatıra ve tarihi ile ayakta durur.

Bir gelenek halini almış olan belediye düğün salonu şuur ile açıklanacak olsa birden çok insanın zamanı ölümsüzleştirmesidir. Bu da insana can katar. Eylem her zaman aranan bir şeydir. Geçmişte kutlamalar açıkta ve doğa ile baş başa yapılırdı. Belki bu günden daha gösterişli değildi. Ama bir doğallık vardı. Şimdi ise bir binanın içinde şenlik yaşamak durumundayız. Buna kabuğun kırılması diyebiliriz. Gün görmüş hangi insana sorarsanız hep düzen dile getirirler. Yaşlılarımız şimdiki yaşama gıpta ile bakıyor. Ama onlarda ki anlayış zevki çok farklıydı. Günümüz insanı o düzeye zor ulaşır. Tek bir yol var. Yapılan şenlikler, kutlamalar hep ölümsüz olmalı. Buna yeni binaların açılması ile ulaşılır.

Her kafadan ayrı bir sesin çıkışı satılan meyvenin ve sebzenin çeşitliğindendir. Ama aynı şeyi satanlar birbirine pek iyi bakmaz. İnsan tek olmak ister. Der ki çeşit sadece bende olsun. Bunu yapamazsa ya fiyattan feragat eder veya müşteri için beklemenin daha iyi olduğuna karar verir.

Müşteri her zaman itinalıdır. Alacağı şeyi tadar. Fiyatını sorar. En son adama bakar. Yüzünde ki eğretiyi görür de kendini münasip olmayan sebze ve meyveden kurtarır. Pazar Çumra’nın merkezinde. Hiçbir yere uzak değil. Günü geldiğinde açılan Pazar kalabalığını fuzuli yapılan alış verişlerle kaybediyor. Çumra’nın nüfuzunu göze alıyorum da pazarda kalabalığın daha çok olması gerekirken sanki, herkes alış verişini yapmış fakat itidalli olanlar tekrar gelmişler. Pazara gelmek çoğu insan için ağır geliyor. Haftalık değil aylık erzak alıyorlar. Uzun süre tüketilmeyen haliyle çürüyor. İsraf böylelikle oluşuyor. Hayatın ritmi bozuluyor. İnsan pazara birazda insan yüzü görmek, kalabalığın oluşturduğu atmosferi solumak için gitmeli. Kültür böyle oluşur. Ondan zevk almak biraz çaba gerektirir.

Çumra’da sanayi çarşıya biraz uzakta. Bu insanı antiramana itiyor. Özellikle sanayide ki işine bisiklet ile gidip gelenler söz konusu olunca. İnsan biraz uzun yolda giderken düşünebiliyor. Yolun sağı ve solu boş arazi. Hiçbir yapı yok. İnsanın zihni bu boş yerleri görünce ister istemez bir deşarz yaşanıyor. Hava iyi ve insan gezmek için sanayiyi seçmişse o bira uzun düz yolda daha yavaş giderek keyif yapıyor. Yolun ismi yok. Üstelik dikkat çekici bir güzergah. Kısa zamanda özel bir isim bulunmalı. Bu sanayi yolu olmamalı. Belediye o yolu öyle bir güzelleştirmeli ki konumu daha da artsın. Eminim. Kısa zamanda o güzergahın sağı ve solu evler ile dolacak. Görüntü daha da iyileşecek. Yolun ortasında ki ağaçlarda büyüyünce giderken hep onlara bakacağız. Gelirken iş yükü değil de günlük planlarımızı düşüneceğiz. O güzergahın dili olsa neler söylemezdi ki. “Üzerimden en çok traktörler geçti.” Der sonra devam ederdi. “Üzerimde yürüyeni hiç görmedim. O yüzden arabalar geçip gittikten sonra hep ıssız kaldım.” Derdi. Ya yaşlılarımıza sorsak neler derlerdi ki. Onlar “bizim zamanımızda yürümek modaydı.” Diyecekler. Onların çok şey bilmesi ise yürüdüklerinden hep daha çok şey görmüş ve şahit olmuşlar. Hem de daha iyi düşünebilmişler. Sorulması gerek. Hız denen şey bizden daha neler götürecek.


Telif Sahibi: Tuna Mustafa YAŞAR

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 39
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 472
Kayıt tarihi
: 13.09.07
 
 

İlköğretim mezunuyum. Müzik dinlemeyi severim. Çalışmıyorum...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster