Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Eylül '09

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
1142
 

Cunda Adası

Cunda Adası
 

Cunda adası


Egenin girintili çıkıntılı mavi koyları, yeşili, en önemlisi ege mutfağına eşsiz lezzeti katan zeytini ile ünlü hatta ülkemizin zeytin ve zeytinyağı üretiminde oldukça önemli bir rezerve sahip beldemizdir Ayvalık.

Yerel halkı genelde 1923-24 yıllarında yapılan mübadele Girit, Makedonya ve Ege adalarında oturmakta olan Türklerle yer değiştirmişler. Aslında ne gidenler ne de gelenler yerlerinden pek memnun olmasa da politik nedenlerden dolayı böyle uygun görülmüş maalesef!

Sakin, huzurlu ortam arayanlar için uygun bir tatil yeri Ayvalık. Plajların ve tesislerin en yoğun olduğu bölge birkaç km. uzaklıktaki Sarımsaklı beldesidir. Burası uzun bir sahil şeridi tatilcilerle dolup taşsa da, bölgenin dur durak bilmeyen meşhur imbat rüzgarı savururken ince kızgın kumları döver gibi yakıp, acıtır tenini. Ardından rüzgarla coşan, köpük köpük sürüklenen azgın dalgalar bitirir kumsal keyfini. Bu yüzden Temmuz-Ağustos aylarında bile üşütür, titretir denizi.

Geniş bir alana yayılan Ayvalık, koylar, irili ufaklı ada ve yarımadalardan oluşur. Bunlardan şehir merkezinin dışında, önceleri bir ada iken, daha sonra denize dolgu yapılarak mendirek ile karaya bağlanan şirin bir adası vardır.

Cunda adası!

Namı diğer Alibey adası.. İstiklal savaşımızda Ali Çetinkaya isimli bir vatansever yunanlılara karşı ilk resmi kurşunu attığı için cumhuriyetin ilanından sonra adaya onun adı verilmiş. O yüzden Alibey adası da deniliyor. Adanın hemen girişinde adına inşa edilmiş heykeli, adeta selamlayarak karşılıyor ziyaretçileri.

Cunda adası, eski Bizans uygarlığının mimari izlerini taşıyan kıyı boyunca restoran ve çay bahçeleri ile uzanmış yer yer balıkçı motorlarının ve martıların denize kattığı cıvıltılarla doğa tarih ve mimarlık örneği diyebiliriz. Burada görülmeye değer olarak Bizans döneminden kalma Taksiyarhis kilisesi var dikkatimi çeken. Bir de, Rumların geleneksel Bizans mimarisi tarzında inşa edilmiş eski rum evlerinin bulunduğu taş döşeli dar sokaklarında nostaljik bir gezinti yapmak keyifli olabilir. Geziniz bitince ardından bir kıyı restoran da henüz taze avlanmış balık, yanında da deniz börülcesini yedikten sonra mutlaka! Taş Kahve'ye uğrayıp bir yorgunluk kahvesi içmeden adadan ayrılmayın derim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 48
Toplam yorum
: 187
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 1759
Kayıt tarihi
: 17.07.09
 
 

Bir Nisan akşamı kışı uğurlayan, baharla gelmişim dünyaya…  Hobi olarak çeşitli tasarım etkinlikl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster