Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Kasım '13

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
16789
 

Cüneydin tevazuu Hilmi hakkında hikâye

Cüneydin tevazuu Hilmi hakkında hikâye
 

Cüneydi Bağdadî ise, yaşadığımız sistem ve düzenin yapısına uygun olarak bu av köpeğinin durumundan OKUması gerektiği mesajı almış, ve yüksek farkındalıkla ..


Cüneydi Bağdadî, San’an çölünde gezerken bir av köpeği görmüş.

Bakmış ki dişleri dökülmüş, aslanlara saldıran pençesinde kuvvet kalmamış, miskinleşmiş, kocamış tilkiye dönmüş.

Vaktiyle yaban öküzlerine, geyiklere atılır, onları tutarken, şimdi ev koyunlarından tos yemeğe başlamış.

Cüneyd o köpeği öyle miskin, halsiz görünce kendi azığından ona bir parça bir şey vermiş.

Ve bu köpeğe karşı ağlayarak şu sözleri söylemiş: “Köpek! Bilmem yarın ikimizden hangimiz daha iyi çıkacağız. Zâhire bakılırsa bugün insan olduğum için ben senden iyiyim. Fakat bilmem ki, kaza başıma ne getirecektir. Eğer imanımın ayağı kaymazsa, başıma Cenabı Hakkın affı tacını giyeceğim. Eğer üzerimdeki marifet kisvesi soyulacak olursa, senden çok aşağı olacağım.”

Köpek ne kadar kötü huylu olursa olsun, onu cehenneme götürmezler.

Hak yolunun erleri kendilerine büyüklük vermezler ve kendilerini köpekten daha iyi tutmadıkları için şerefçe melekleri geçerler.

Bu hikayede av köpeği, bakış açıma göre, günümüzde maddi ya da manevi hırslarının peşinde koşarken kendisi dışında hiç kimseyi düşünmeyen, sadece kendi menfaatini kollayan ve bu uğurda da onüne çıkan herseyi avlayıp, parçalayan insan diyemeyeceğimiz, bir insansı yapıya işaret ediyor.

Bu tarz bir tutum sergileyen bir birimin de sonu elbette ki ortaya koydukları paralelinde hüsran olacaktır.

Tıpkı hikayedeki av köpeğinin halsiz, dişi dökülmüş bedbaht  hali gibi.

Cüneydi Bağdadî ise, yaşadığımız sistem ve düzenin yapısına uygun olarak bu av köpeğinin durumundan OKUması gerektiği mesajı almış, ve yüksek farkındalıkla

alçakgönüllü-tevazu ve hilm-yumuşak huylu, sabırlı, vakar ve sakin bir yapı sergilemiştir.

Onun fark ettikleri; hiç bir şeyi sadece dışsal olarak, zahiren değerlendirmemek, yaşamda hiç bir şeyin garantisinin olmadığı ve kişinin inancının tek tutunabileceği dal olduğu, ilim, bilgi ve bunların getirisi yaşamı yaşamanın esas olduğu ve bu gerçekleşmediği taktirde bedene, nefse dönük yaşam ile hayvanlardan daha aşağı bir hayat sergileme tehlikesi içinde olduğumuzdur.

Bu acaip halden kendimizi korumanın da yolu, kişinin kendisini açık yüreklilikle değerlendirip, tevazu ve hilm sahibi olabilmekten geçtiğidir.

 

Ahmed F. YÜKSEL 

https://twitter.com/sufafy

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Cüneyd-i Bağdadi en büyük evliyalardan birisidir. Hikaye ve yorumu zaten altı çizilesi bilgiler içeriyor. Ben şu cümleyi kendimce yorumlamak isterim. 'Köpek ne kadar kötü huylu olursa olsun, onu cehenneme götürmezler'' Neden acaba? Çünkü, hayvanların onları ölüm ötesine taşıyacak RUH BEDENLERİ yoktur! Evet, yanlış duymadınız. Bu Ruh beden sadece İnsan'a özeldir..! Bu konuda araştırma yapmak isteyenlere kaynak olarak İslami düşünür ve yazar Ahmed Hulusi'yi tavsiye ederim. Ben kendi yazı ve eserlerinden Ruh ile ilgili çok şeyler öğrendim, şiddetle tavsiye ederim

Cemile Vatansever 
 27.12.2013 23:36
 

Bildiğim kadarıyla, tasavvufta geçen bir bilgidir; her insanın bir sureti, bir de sureti vardır. Suret; herkesin gördüğü beden yapımız, kaşımız, gözümüz, boyumuz, posumuzdur. Ama SİRETİMİZ; tam tersi, ruh bedenimizin şeklidir adeta. Ve bizi belki de ölüm ötesine taşıyandır. Hatta bu gözle bakılınca SİRETİ İNSAN OLAN PEK AZDIR derler. Sayın Yüksel bu yazısında bence, sireti köpek olanlara dahi, bakış açmızı vurgulamış ve kendi halimize de güvenmeyip, tedbiri ve alçakgönüllülüğü elden bırakmamayı anlayalım istemiş. Cüned-i Bağdati Hazretleri gibi erenlerin tavsiyeleri elbetteki önemli ve öğretici olacaktır. Hem de her asırda...

Gülay Görsever 
 29.11.2013 0:28
 

Ne güzel bir mütavazılık örneği. Zaten O kıymetli evliyalarımızın hepsinin de yaptığı bu değil mi. Heeep heeer şekilde örnek olmak! Peki biz bunu ne kadar yapıyoruz. Kibrimiz, gururumuz, şükürsüz ve şımarık hallerimizle.

Gültekin Ovacık 
 26.11.2013 10:28
 

Kendimi seyrederken, kendimi gördüm: Beden kaydında, egosuna tutsak, istek ve arzuları peşinde köpek gibi koşturan. Bir de ahad ve samed oluşunun farkında ilim sahibi olarak gördüm kendimi. Her bir kendim kendisiyle konuştu. İdrak ettim ki, Ahad ve Samed olanın farkında ama buna rağmen ikilik halindeyken, esasen mülkünde hükmünü sürenin iki parmağı arasında hallerimden hangisinde haşrolacağım. O yüzden teslim oldum; razı oldum ve hor görmedim köpek gibi olanı çünkü o hal de bende bu halde bende. Nasıl sonlanacak bu yolculuk takdirde... Peki ne var elimde akıl yollu bulabildiğim? Bir dal, tutunacak tek bir dal, "ilimle amel" dalı. Sarıldım o dala, bırakmamak duasıyla... Bu hikayenin içsel analizidir. Eşsiz paylaşımınız için teşekkür ederiz, değerlendirmek takdirde olsun.

NCAKI 
 25.11.2013 23:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 530
Toplam yorum
: 1644
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 11495
Kayıt tarihi
: 14.12.11
 
 

Akşam Gazetesi, Radikal Gazetesi, Piyasalar Dergisi, Yedi İklim, Türk Edebiyatı, Yeni Dünya ve Po..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster