Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Şubat '19

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
35
 

ÇYK/ A-06 Mirasın Kabulü 4/10

        A-06 İlhan’ın Mirası Kabul Etmesi  ( 1976 Yılı Ekim)

Peki, öyleyse Efe İsmail’i kendisine ve mirasını devralacak delikanlıya naip tayin eden Nusret’in İsmail’de bulamadığı ne, diye soruyu düzeltmesi gerektiğini kabul etti. Yürekse yürek, bilekse bilek, sadakatse sadakat İsmail’de bol miktarda var. Yıllardır yanında taşıdığı adam, Nusret kesinlikle İsmail’in ağzındaki dişin dolgusunu, çürüğünü, kaplama olduğuna kadar biliyordur. Peki, bu mirası (görevi) neden tanımadığı bir yabancıya uygun görüyor da veriyor. İlhan bu sorularla boğuştu durdu. “Kafasında kırk tilki dolaşıyor kırkının da kuyruğu birbirine değmiyor ” dedikleri durum bu mu acaba diye düşündü.

İlhan koltukta geriye yaslandı, biraz da yana kaydı. Bu sırada koltuk yanındaki ayaklı portmantoya değdi. Portmantodaki Çatal Nusret’in 9 yıl önce giydiği palto İlhan’ın saçlarına değdi. İlhan birden ürpererek kalktı. Kısıklı’lı Çatal Yürekli Nusret benim başımı mı okşuyor, yoksa bana koltuk senindir kalkma mı diyor diye düşündü. Silkindi koltuktan kalktı, masanın başından ağır ağır yürüyerek bahçeye çıktı. Bahçede volta atarak Efe İsmail’i bekledi.

Bu arada kahveyi tanımak için iyice gözden geçirdi. Bahçenin her tarafına iyice baktı. Kahvehane fazla büyük olmayan genişliği 12 metre civarında derinliği de 8,5-9 metre olan bir yapıydı. İçersinde orta yerde bir tane kolon vardı. Kahvehanenin sol tarafında küçük bir yol vardı. Bir ara sokak.  Bu sokak kahvehanenin önünden geçen caddeye birleşiyordu. Bahçenin sol tarafı caddeden başlayarak yol boyunca ( 8-9 metre ) kahvehaneye kadar bir metre civarında yüksekliği olan bahçe duvarı ile çevriliydi. Bahçenin caddeye çıkan kısmı da ortası üç metre boş bırakılan aynı yükseklikte duvar ile belirlenmişti. Bahçenin sağ tarafı ise iki metreden yüksek bir duvar ile komşu bahçeden ayrılmıştı. Yani kahvehanenin bahçesindeki kişi komşunun bahçesindeki kişiyi göremiyordu. Bu yüksek duvar caddeden başlayarak komşu parseldeki binaya kadar uzanıyordu. Kahvehanenin sol tarafındaki alçak duvar ile sağ tarafındaki yüksek duvar arasındaki mesafe 13-14 metre civarındaydı. Bina ve bahçe ayrı ayrı dikdörtgen formundaydı. Komşunun binasının sol kısmında da hiç pencere falan yoktu. İlhan kahvehane ile yüksek duvar arasındaki basit tahta kapıyı iterek arka bahçeye geçti. Kahvehanenin hemen köşesinde bitişik olarak müşteriler içen bir WC vardı. WC nin yan tarafında da yine bitişik olarak bir çeşme yapılmıştı. Çeşmenin suyunun döküldüğü tekne ise kalıplarla büz döken, karo taşı yapan küçük işletmelerin betondan kalıplara dökerek yaptığı ve eskiden köylü kadınların tek parça kütükten oyularak yapılan hamur teknelerine benzeyen bir yapısı vardı. Teknenin alt kısmı üst kısmına göre daha dardı. Yani enine ya da boyuna kesiti bir yamuk şeklindeydi. WC nin yan duvarına bitişik olan bir yer vardı sırtı da kahveye bitişik. Sonradan yapıldığı hemen anlaşılıyordu ama ne zaman yapılmıştı belli değildi. İlave kısım tuğladan örülmüştü, dış sıvası bile yoktu. Yedi metreye yakın uzunluğu ve dört metreye yakın da genişliği vardı.  Yan tarafında küçük bir penceresi ve tek bir demir bir kapısı vardı, kapının üstü camlıydı. Kapı mavi boya ile boyanmıştı ve halkalara geçirilmiş bir asma kilit sarkıyordu. İlhan ellerini siper edip içeriye baktı. İleride bazı şeyler vardı ama tam seçilemiyordu. Zaten tozda camda bir perde oluşmuştu.

İlhan ek kısmı geçti bu kez daha küçük bir yer gözüne çarptı. Bu kısım daha harap görünüyordu. üç metreye üç metre gibi küçük bir yerdi. Tahtadan alt kısımları çürümeye yüz tutmuş bir kapısı vardı, pencere falan göze çarpmıyordu. Biraz daha yaklaştı, kapıyı itti. Kapı biraz geri gitti sonra alt kısmı zemine sürttü ve öylece kaldı. İçerisi karanlıktı, kapıdan giren ışık yeterli değildi. Tahta kapıyı elleriyle yukarıya doğru kaldırır gibi biraz daha itti. Kapı bir karış kadar daha açıldı. Yine zemine sürterek durdu. İlhan içeriye bir göz attı. Burası kömürlüktü. İçerde ne zamandan kaldığı belli olmayan yarım ton kadar kömür vardı. Bir köşede de yukarıya asılmış durumda soba boruları vardı ve toz tutmayan kısımları hafifçe parlıyordu. Boruların yanındaki kömür sobasını daha sonra fark etti. Soba büyükçe bir kasanın üzerine konulmuştu. İlhan içinden “İyi kömürümüz de var sobamız da” dedi. “Bu sene bunları yakarız” diye düşündü.. Sonra da aklı başına geldi ve kendi kendine “Ulan sana ne oluyor, sen niye yakıyorsun “ diye çıkıştı kendi kendine. Kömürlüğün kapısını sonuna kadar açtı kapının arkasına doğru kesilerek yığılmış iki sıra da odun olduğunu gördü. Daha bir memnun oldu. Kömürlüğün kapısını kapattı. Arka bahçede ağaçlar vardı üç tane. Ama bu ağaçların ne ağacı olduğunu İlhan bilmiyordu. Üzerinde meyvesi falan olsaydı belki bilebilirdi. Arka bahçe de ön bahçe gibi sağ tarafı yüksek duvar sol tarafı da alçak duvarlıydı. Tam arka kısmı ise yüksekliği iki metreye yakın, briket bir duvar ile diğer duvarlara bağlanıyordu. İlhan kahvehanenin yüksek duvarlar ile rahatsızlık vermemek amacıyla komşu parsellerden yalıtıldığını anladı. Bu onun gülümsemesine sebep oldu.

İlhan ne zamandan beri olduğunu bilemediği bir durumda olduğunu düşündü. Durarak sorguladığında İçinin hem sevinçli olduğunu hem de tedirginlik duyduğunu gördü anladı. Sebebi neydi bu duyguların. Bu düşünceler ile ön bahçeye doğru yürüdü. Kulağına bazı sesler geldi hızlandı ve aradaki tahta kapıyı açıp ön bahçeye çıktı. Baktığında caddede iki kişinin kendi aralarında konuştuğunu gördü. İlhan’ın geldiğini görünce bahçeye girip İhlan’a “birader çay var mı” diye sordu. İlhan da “maalesef kahvehane de hiçbir şey yok. Kusura bakmayın” dedi. “Tamam o zaman” diyerek çıkıp gittiler.  İlhan saatine baktı saat 12 yi geçmişti. Karnının acıktığını hissetti. En iyisi eve gidip bir şeyler atıştırmak dedi. Kahvehanenin kapısını kapattı ve bahçeden caddeye çıkıp eve doğru yürüdü.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 134
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 37
Kayıt tarihi
: 24.04.18
 
 

1977 Uşak Endüstri Meslek Lisesi,             2003 Isparta Mes. Yük. Okulu,            TKGM  Taşr..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster