Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Nisan '19

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
33
 

ÇYK/A-10 Hey Gidi Günler Hey 2/10

 (1976 Ekim )

--Değişen fazla bir şey olmadı Efe oğlum. Bildiğin gibi önce kahvehane iyi çalışıyordu ya, siz olmayınca yani o günden sonra kahveye fazla müşteri gelmez oldu. Mahalleli çok korkmuştu, Nusret gibi bir babayiğit pusuya düşürülüp vurulunca mahallenin üstüne bir kara bulut çöktü. Biliyorsun mahalleli sizi pek severdi. Allah var, mahalleli olarak sizden hiçbir kemlik görmedik. Nusret oğlum desen mertlik yiğitlik timsaliydi. Ama aramızdan erken ayrıldı, Takdir-i İlahi elimizden bir şey gelmez, dedi.

Turgut amca bunları söylerken Efe İsmail’in gözlerinden yanaklarına üçüncü damla yuvarlanıyordu. Turgut amcanın elini tuttu öptü sonra diğer elini öptü.

--Allah sizden razı olsun amca. Bizler ne yaptıysak sizlerin sayesinde yaptık. Sizler için yaptık. Bizler siz büyüklerimizin bize öğrettiği gibi namuslu dürüst bir insan olmaya çalıştık ama ne derecede becerebildik bilemem. Bu arda yaptığımız yanlışlar da oldu, olmadı desem yalan olur. Yüce Allahım suçlarımızı günahlarımızı affetsin, dedi Efe İsmail.

--Affeder oğlum affeder, Biz kullar bile neleri affediyoruz. Bizim affediciliğimiz onun affediciliğinin yanında ummanda bir damla bile olamaz. Efe İsmail sen yeni çıktın geldin. Senin bir şeye ihtiyacın olursa çekinme söyle elimizden bir şey gelirse seve seve yaparız dedi. Bu yanındaki delikanlı, İlhan mıydı adı neydi artık fazla aklımızda kalmıyor. Bu oğlan kim senin oğlan mı,?

--Yok amca benim oğlan değil. Ama sanki oğlum gibi sevdim ben onu. İlhan senin babanın adı neydi, amca tanır herhalde dedi Efe İsmail.

--Babamın adı Hasan Hüseyin Aslantürk, Devlet Demir Yollarında çalışırdı kondüktörlük yapıyordu akciğerinde çıkan kötü bir ur nedeniyle üç sene kadar önce vefat etti, dedi İlhan.

--Bildim bildim dedi Turgut amca, Allah rahmet eylesin, çok iyi bir adamdı. İşinde gücünde biriydi. Kimsenin etlisine sütlüsüne karışmazdı. Sokakta görünce selamlaşırdı. Bu kahveye de arada sırada gelirdi pek sık gelmezdi. Güler yüzlüydü, kötü bir sözünü, kimseyle bir dalaşını duymadım, toprağı bol olsun, dedi Turgut amca.

--İşte şimdi de bu kahvehaneyi bu delikanlı işletecek Turgut amca, dedi Efe İsmail. Yalnız önce biraz önce arkadaki odayı bir elden geçirmek lazım, inşaat işinden elektrik su işinden anlayan biri var mı bildiğin dedi. İsmail.

--Eskiden olsa vardı, bizim Laz Dursun vardı ama şimdi yapıyor mu bilmem dedi. Siz bunu bakkal Bayram’a sorun o daha iyi bilir dedi. Neyse bana da müsaade Efe oğlum namaz vakti yaklaşıyor dedi.

Gitmek üzere ayağa kalktı ve İlhan’a dönerek

--Çalış oğlum çalış, bu devirde çalışmayana ekmek yok dedi ve kapıya doğru yürüdü.

Efe İsmail ve İlhan da ayağa kalktılar ve Turgut Amcayı bahçe kapısına kadar uğurladılar. Tekrar kahveye geldiler, İlhan birer bardak daha çay doldurdu, Efe İsmail bardağın içine şeker atıp karıştırdı ve bir yudum içti. Bardağı yerine koyarken

--Turgut amca bizim iyi müşterilerimizdendi. Biraz daha gençti o zamanlar. Babanı da çok iyi hatırladı dedi.

--Ustayı bakkala sorma işini de iyi dedi. Yalnız önce şu eşya kontrol işini bitirmemiz lazım. Sonra da odadaki bütün eşyaları kahveye taşıyalım ki rahatça çalışılsın dedi İlhan.

--Doğru dersin İlhan kardeş dedi. Ama böyle bir molayı da hak etmiştik doğrusu dedi.

--Evet dedi İlhan da, hak etmiştik. Şimdi kalkıp işimize bakalım dedi.

İkisi de gönülsüz olarak kalkıp arka taraftaki odaya doğru yürüdüler. İkindiden sonraya kadar süren kontrollerde eşyaların arasından, içinden işe yarayacak yeni bir şey çıkmadı. Efe İsmail

--En son şu yatak kaldı, diye Nusret’in yattığı hazır satın alınmış şilteyi gösterdi. Yalnız onu buradaki bütün eşyaları taşıyıp götürmek lazım dedi. Her taraf toz olur dedi. Bu işi yarına mı bıraksak acaba dedi.

--Olur, İsmail abi yarına bırakalım, ben zaten açlıktan öldüm. Bu gün bir şey yapacak halim kalmadı. Yalnız şu sandığı ön tarafa bu gün mü götürsek acaba dedi.

--İyi dedin İlhan sandığı götürelim, gece burada kalınca benim aklım burada kalır. Hem daha garanti olur dedi. Sonra da İlhan kardeş bu akşam ne yiyeceğiz, şurdan bakkaldan ekmek sucuk falan mı alıp yapsak. Hava fazla kararmadan yemek işini halletmek lazım, malum elektriğimiz yok dedi. Haydi bakkala doğru gidip yiyecek bir şeylerle Fırından da akşam ekmekleri çıkmıştır. Sıcak somun alalım dedi. Bakkala da tanıdığı bir usta var mı diye sorarız dedi.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 123
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 38
Kayıt tarihi
: 24.04.18
 
 

1977 Uşak Endüstri Meslek Lisesi,             2003 Isparta Mes. Yük. Okulu,            TKGM  Taşr..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster