Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mayıs '19

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
35
 

ÇYK/A-11 İnşaat Ustası Cengiz

(1976 Yılı)  4/4

İlhan’ın gelmesiyle uykusu açılmıştı. Kapıyı kapatıp odasına doğru yürüdü, kapının eşiğinde durarak elektrik düğmesini çevirdi. Odanın içi aydınlandı, bir süre eşikte durarak odaya baktı, yatağına baktı. Uzun yastık yatağın başucu denilen (duvara yakın olan) tarafında ceset gibi yatıyordu. Bu yastık onun gecelerinin sırdaşıydı. Kocasının olmadığı zamanlar üzüntüsünü ve gözyaşlarını bu yastığa dökmüştü, bu yastık onun dert yoldaşıydı. Kimseye diyemediklerini yastığına söylüyordu. Kocası Hasan Hüseyin trene gittiğinde bu yatakta hep yalnız yatmıştı. Oğlu İlhan doğduğunda bir süre oğlunu yatırmıştı yatağına.

Gece yarısı İlhan’a süt verişini hatırladı. Altı yaşına geldiğinde artık İlhan başka odada kendi yatağında yatıyordu. Fakat kocasının trende olduğu gecelerinde dördüncü sınıfa geçinceye kadar bir süre daha oğlu ile koyun koyuna yatmıştı. Sonraları ise kocasının yokluğunda tek başına yatıyordu, Ama ilk zamanlar kaynanasının nefesini, kaynanası rahmete gittikten sonra da İlhan’ın nefesini dinliyordu geceleri. İşte bu nefesler Zeynep kadına güç veriyordu, korkusunu yeniyordu.

Kocası öldükten sonra ise yatak artık boş gibi duruyordu. Bu boş karyola ve uzun yastığın duvardan taraftaki kısmı geceleri artık soğuktu. Bu fiziki soğukluk Zeynep kadının yatağa karşı soğuk bakmasına yetiyordu. Uzun bir zaman kocasının ter kokusu geliyor diye sarılarak yatmıştı yastığa. Kocasına sarılıyor gibi geliyordu ona. Daha sonraları ise yastığa sarılmadan uyuyamadığını anladı. Kocasının görevini yastığa vermişti artık. Hele oğlu, İlhan’ı askerdeyken sığınılacak bir liman gibi sarıldı yastığa.

Eşikte ayakta aklından bunlar geçerken yanaklarından birer damla yaş süzüldü, dudağından süzülüp ağzına girdi. Gözyaşının tuzlu tadı ağzını yaktı. Kendine geldi ve yatağına yatarken kendi kendine “böyle gece nasıl iyi olacaksa” dedi. Yorganı üstüne çekti, sağına yattı, beş dakika geçmeden sola döndü, sırtüstü yattı, yine sağa döndü. Zaman geçtikçe ter bastı sonra “yok yok böyle olmayacak, uyuyamayacağım” dedi. Terlemeye başlamıştı, geceliğini çıkardı yere attı ve tekrar yattı. Uykusu kaçmıştı, sırt üstü yattı olmadı sol yana döndü sağ bacağını yukarıya karnına çekti. Yarım saat sonra daha da terlemiş olarak uykuya geçti.

 

Sabah uyanan İlhan kahvaltısını yaptıktan sonra tam kapıdan çıkmak üzereyken Zeynep kadın seslendi,

--İlhan oğlum ne yaptınız neye karar verdiniz dedi. Bir yardımım olursa söyleyin bende yardımcı olayım.

--Ana, bir karar veremedik daha, evvelsi günü bakkal Bayram amca var bildin mi, ?

--Yok bilemedim oğlum, yeni mi açılmış bu bakkal?

--Yok ana ne yenisi, eskiden beri var ya, arka sokakta, Manavın yanında şimdi bildin mi?

--Oğlum orda bakkal var ya eskiden,

--Hah işte o bakkal, Bayram amca,

--Oğlum ne Bayram amcası, orası Pangal bakkal değil mi?

--Evet ana Pangal Bakkal, Bayram amcanın bakkalı.

--Pangal bakkalın adı Bayram mı?

--Evet ana Bakkal Bayram Pangal.

--Eee ne olmuş Pangal bakkala?

--Bi şey olduğu yok, evvelki gün ona sormuştuk bildiğin bir inşaatçı ustası var mı diye, dün akşam biraz erken çıktım ya.

--Evet noldu.

--Bayram amcanın dediği usta geldi, Cengiz usta. Götürdük arka odayı gösterdik, sorduk kaça olur diye,

--Eee ne dedi?

--Odaya baktı kontrol etti. Dedi ki “Duvarlar iyi de temeli kontrol etmek lazım sağlam temel atılmış mı yoksa emanet iş mi yapılmış” dedi. “Sonuçta burada insan yaşayacak” dedi. “Bir deprem falan olursa can telef olmasın” dedi. Sonra bir de “Üstü tekrar çatı olacak mı yoksa sadece beton tabla mı atılacak” diye sordu. Bütün bunlara göre fiyat değişiyormuş. Tabi sadece beton olunca da kışın soğuk, yazın da sıcak olur yanarsın diyor. Haklı da söylüyor, Bizim askerde bir arkadaş vardı; Necati, çok iyi bir çocuktu. O da söylüyordu; evlerinin üstü çatısızmış, sadece beton varmış. Yazın tavan ateş gibi oluyor, içerisi sıcaktan durulmuyor gece yarısını geçtiği halde oturduğumuz yerde terliyoruz diyordu. Hatta sıcaklığı engellemek için tavan betonunun üstüne badana yaptıklarını söylemişti.

--Badana sıcağı engelliyor muymuş?

--Beyaz renk güneşi yansıttığı için faydası oluyordur herhalde.

--Eee sizin usta kaça yapacakmış tamiri?

--Dediğim gibi, temel sağlamsa diyor araya da duvar konulacak ya betonun kırılıp temel atılması falan derken 14- 15 bin lirayı bulurmuş. Eğer temel sağlam değilse tüm duvarların yıkılıp temizlenip tekrar yeniden yapılması gerekiyormuş. O zamanda 20 bine yaklaşır dedi. Bir kısmı banyonun içinde kalacak şekilde bir ocak yapılacak. Pencere konulacak, demir kapı değişecek falan işte.

--Yani küçük bir ev olacak öyle mi?

--Evet tek odalı, banyolu, salonun içinde mutfaklı, dolaplı, salonun ve odanın tabanı tahta döşeme yapılacak falan.

--İyi pazarlık yapın. Kimdi usta, adı neydi?

--Cengiz usta. Cengiz Kalafat, daha önceden tanıdığım biri değil. Hadi ben kaçtım.

--Hadi güle güle, kolay gelsin.

İlhan evden çıktı, Yağan yağmurun oluşturduğu çamurdan kurtulmak için yapılmış taş döşeli sokaktan kahvehaneye doğru yürüdü.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 114
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 39
Kayıt tarihi
: 24.04.18
 
 

1977 Uşak Endüstri Meslek Lisesi,             2003 Isparta Mes. Yük. Okulu,            TKGM  Taşr..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster