Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mayıs '19

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
39
 

ÇYK/A-12 Elvan’la Tanışma 3/5

(1976 Yılı)   3/5

Elvan elindeki beş lirayı uzattı, Bakkal bayram parayı alıp üstü olan elli kuruşu iki tane yirmi beş kuruşluk olarak verdi.

Elvan’la İlhan kapıdan dışarı çıkarlarken, İlhan

--Tekrar hayırlı işler Bayram amca dedi.

--Güle güle İlhan oğlum dedi.

İlhan’la Elvan geldikleri yoldan geri dönerken İlhan sessizce yürüyordu. Kahvehanenin önüne kadar hiç konuşmadan geldiler. Kahvehanenin önünde İlhan Elvan’ın kolundan tutarak;

--Eğer nişanlınla evlenmek istemiyorsan, seni zorla vermeye kalkarlarsa, sen de beni istersen seni kaçırırım dedi.

 Bunu nasıl söylediğine kendisi bile inanamıyordu. Elvan da şaşkındı, böyle bir şey beklemiyordu.

--Se se se sen ne diyorsun dedi? Sana ne oluyor da benim işime karışıyorsun, bu cesareti nerden buluyorsun? Sen de kimsin dedi.

--Kızım benim kim olduğumu daha bilmiyor musun? Ben seni ilk gördüğümde eli ayağına dolanan, dili damağına yapışan sesi kısılan, soluğu çıkmayan biriyim dedi. Sen çok güzelsin ben de seni çok beğendim. Sen tamam de, ben şimdi seni elimizde bu ekmekler varken hemen kaçırayım. Sen benim aklımı başımdan aldın, bende sana tutuldum, Senin gibi güzel bir kız için her şeyi yaparım dedi.

Bu sözler Elvan’ın içindeki çatlamış topraklara sağanak yağan bir yağmurdu, çorak topraklara bir bahar havası getirdi. Zaten kendisini beğenen güzel bulan bu delikanlı yakışıklı sayılmasa da istediği zaman ağzı laf yapıyordu. Hem de ne söyleyeceğini biliyordu. Fakat İlhan’ı kendisinden uzak tutmalıydı.

--Sen kendi işine bak dedi, kiminle evleneceğime ben kendim karar veririm. Beni kimse zorlayamaz, eğer zorlarlarsa benim kimseye ihtiyacım yok ben kendim kaçarım dedi.

--Sen kimden kaçarsan kaç, nereden kaçarsan kaç ama benden kaçma dedi. Senden de bir şey rica edeceğim haddim olmayarak.

--Neymiş o isteyeceğiniz şey dedi Elvan.

--Bir daha bu kadar kısa etek giyinmeyin, dedi.

--Evet dedi Elvan, bunu istemek sizin haddinize değil, haddiniz olmayan isteklerden de vazgeçin, dedi.

Bu son söz İlhan’ın beynine balyoz gibi inmişti. Zaten bu son isteği söylemekle hata etmişti ama kendisini tutamamıştı. Ne yapsaydı yani hoşlandığı kız mini etekli mi gezseydi. Eğer olursa nasıl derdi “Ben bu kızı seviyorum” diye. Aslında kız nişanlı değil miydi? “Babası, nişanlısı karışmıyorsa dört kelime etik diye aptal gibi kızın üzerinde hak iddia ediyorum” diye düşündü. İlhan böyle düşündü ama Elvan bir daha mini etek giymedi.

Elvan kız tam dönüp gitmek üzereyken,

--Özür dilerim dedi İlhan, Afiyet olsun, güle güle dedi. Elvan da,

--Size de afiyet olsun dedi.

Elvan kız yürüyerek gitti ve evlerinin bulunduğu sokaktan içeriye girdi. İlhan da kahvehanenin bahçesinden yürüyerek geçip içeriye girdi.

Efe İsmail camın önünde ayakta dışarıya bakıyordu.

--Ne oldu, ya da ne olmadı diye sordu.

--Beni tersledi dedi İlhan.

--Nasıl tersledi diye sordu Efe İsmail.

--Kıza “Bir daha bu kadar kısa etek giyinmeyin” dedim. O da bana “bunu istemek sizin haddiniz değil, haddiniz olmayan isteklerden vazgeçin” dedi.

--Bunu kızdan istediğine göre ona aşık olmuşsun dedi.

--Yok ya, ne aşık olması dedi İlhan. Ama hoşuma gitmedi de değil hani,  güzel kız, hele bir gözleri var ki, ömre bedel dedi.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 99
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 38
Kayıt tarihi
: 24.04.18
 
 

1977 Uşak Endüstri Meslek Lisesi,             2003 Isparta Mes. Yük. Okulu,            TKGM  Taşr..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster