Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Temmuz '19

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
60
 

ÇYK/A-13 Arka Odanın Tadilatı 9/9

(1976 Yılı)  9/9

--Biliyorum, tahmin etmiştim. Şunu söyleyeyim. Elektrik ve su işlerini ustalar kendileri yapacaklar. Yani ne kadar çok iş yaparlarsa masraf o kadar artar. Onun için su tesisatı tuvaletin olduğu yerden alınırsa işçilik ve malzeme masrafı daha az olur. Bir de mutfak ve banyo sularının tahliye borusu da direk tuvaletin kanalizasyonuna bağlanırsa ucuza gelir. Sonra elektrikte aynı yerden alınabilir. Yani elektrik ve suyun kömürlük tarafına taşınma masrafı fazladan bin, bin iki yüz lirayı bulur kanaatimce. Ama siz bilirsiniz, nasıl derseniz öyle olur.

--O zaman senin dediğin gibi yapalım ustam. Biz değil sen nasıl olur dersen öyle olsun.

--Peki, bir konu da rutubet. Rutubeti kesmek için tabanı yükseltmemiz lazım. Tabanı en az yirmi santim daha yükseltmemiz lazım. Bu da ekstra masraf demektir. Ama yapılması gerekir. Yoksa rutubetten romatizma olursunuz. Duvarların boyu da yeterli değil, duvar iki metre yirmi santim. Eğer tabana tekrar beton atarsak on beş yirmi santimini yer, iki metre kalır. Bu da çok iyi olmaz basık olur. Normal yükseklik için en az üç sıra daha tuğla döşememiz lazım.

--Cengiz Usta nasıl iyi olacaksa sen öyle yap. Biz inşaat işinden pek anlamayız. Bize sen yol göster. Tamam, banyo ve mutfak tuvalet tarafında olsun fark etmez.

--Bir de pencerelerin durumu var. Mevcut pencerelerin durumu da önemli, isterseniz arkaya geçip bir daha bakalım. Banyonun ve mutfağın yerini işaretleyip odanın duvarının nereye geleceğine bir bakalım dedi. Bir de banyoya küçük bir pencere daha açılması lazım, bakalım nereye açılması uygun olacak.

Hep beraber yeniden arka tarafa geçip banyonun ve mutfak tezgâhının yerini işaretlediler. Sonra da duvarın yerini işaretlediler. Son duruma göre Banyo ve mutfak tezgâhının duvarı ve tabanın bir kısmı fayans olacaktı. O da ve salonun kalan kısmına çam taban tahtası çakılacaktı.

Cengiz usta defterini çıkardı yapılacakları yazdı. Sonra yazdıklarını okudu ve

--Eksik bir nokta kaldı mı diye sordu.

--Eksik yok, Hepsi var dedi Efe İsmail, aklımıza gelen bu kadar.

Cengiz Usta eline kalemi alıp hesapladı. Hesap yaparken terledi mendilini çıkarıp terini sildi. Başını kaşıdı ve hesabı bitirince başını kaldırıp Efe İsmail’in yüzüne baktı ve

--Elektriğine suyuna karışmam, siz anlaşırsınız onlar bana şurası derler ben oraya dedikleri şekilde iş yaparım. Odalar çam tahtadan olacak, mutfak tezgahının duvarı ve tabanı ve de banyo fayans olacak, demir kapı değiştirilerek ahşap kapı olacak, banyoya da küçük bir tane pencere yapılacak, taban betonu kesilerek oda ile salon ayrılacak, taban tekrar yirmi santim kadar yükseltilecek, duvarlar üç sıra tuğla ile örülecek, salona ocak yapılacak ve banyonun, sobanın ve mutfak davlumbazı için delik yapılacak. Üstüne tabla betonu atılacak, su akmaması için şap atılacak ve üstüne tekrar çatısı konulacak. Evin tekrar rutubet almaması için etrafına da 75 santim genişliğinde taş döşenip beton atılacak. Bütün bunların hepsini birden sana on bir bin liraya yaparım dedi.

Dokuz bin lira için başlayan pazarlık, Kahvehanenin de Cengiz ustaya yaptırılacağı da söylenerek ve de çayların Efe İsmail tarafından iki kere yapılması da kabul edilerek (10.000TL  on bin liraya anlaşıldı. El sıkışıldı. İşin Cumartesi günü başlanmasına karar verildi ve o zamana kadar da Efe İsmail ve İlhan bir elektrikçi ve bir de sucu ile anlaşacaktı.

Efe İsmail ve İlhan Cengiz ustanın tavsiye ettiği Elektrikçi Altan ve Sucu Ersan ustalarla buluşarak odaya bir priz ve salona da iki priz ve iki priz de mutfak tezgâhının bulunduğu kısımda olmak üzere toplam beş priz ve odada, banyoda, salonda ve mutfakta olmak üzere dört lamba takılacaktı ve elektrik girişine sigorta bağlanacaktı. Su işini ise arka bahçeye bir musluk bırakılacak ve mutfağa ve banyoya termosifon ve şofben bağlanacak şekilde tesisat döşenecekti ve banyoya da sonradan klozet bağlanabilecek şekilde tesisat döşenecekti. Ustalarla yapılan pazarlıkta Cengiz usta da İsmail ile İlhan’ın tarafında olmasıyla (1.800TL ) bin sekiz yüz liraya anlaşıldı.

Cumartesi günü sabahtan saat 07: 30 da Cengiz Kalafat ve iki işçisi gelerek işe başladılar.

Evin tadilatı başladıktan üç gün kadar sonra bir (11 Ekim 1976) Pazartesi günü İlhan ile Efe İsmail T.E.K e giderek elektrik abonesi olmak üzere müracaat ettiler. TEK deki görevliler önce biraz mırın kırın falan ettiler ama sonunda abonelik işlemlerini yaptılar. Müracaattan sonraki Cuma günü de sabahtan gelip saati kontrol ettiler ve kahvehaneye elektriği bağladılar.

Kahvehaneye elektrik bağlanmasından sonra artık geceleri pencereden dışarıya sarı bir ışık huzmesi yayılıyordu. Gecenin erken saatlerinde yanan bu ışıklar bazı kişileri rahatsız etmemesi için Efe İsmail kahvehanenin camlarını gazete kağıdı ile kapattı. Böylelikle kendisi de içeride daha rahat edecekti. Önceden dışarıdan görünecek, ayıp diye ödü patlıyordu Efe İsmail’in. Artık rahatlamıştı.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 246
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 31
Kayıt tarihi
: 24.04.18
 
 

Gittikçe kısalan bir yolun sonuna adım adım yürüyorum. Ancak beni yol değil yol arkadaşlarım yoruyo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster