Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Temmuz '19

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
22
 

ÇYK/A-14 Eve Yerleşme 6/8

(25 Ekim 1976) 6/8

--Elini suyun altına tut dedi.

İsmail elini kaldırıp korka korka bakarken Zeynep kadın geldi ve İsmail’in sol elini tutup çekerek çeşmenin altına sokup suyu açtı. Çeşmeden akan serin su İsmail’in elinin sıcaklığını düşürürken el sızlamaya başladı. Zeynep kadın oradaki bir bezi Efe İsmail’in sol elini sıkıca sardı ve yine çeşmenin altına tuttu. Bir süre akan serin su İsmail’in elinin daha fazla şişmesini engelledi. Bu sefer İlhan keseri eline aldı ve çiviyi düzeltip işaretli yere çiviyi yavaş yavaş çaktı. Sonra da tahta tabaklığı çivilere astı. Efe İsmail elinin acısını unutmuş gibiydi. Tabaklığa baktı ve

--Çok güzel oldu dedi.

İlhan ile Zeynep kadın temizlenen tel dolabı getirip önceden belirlenen yere koydu. İlhan kahvehaneye giderek çaya baktı, demliğe çay atarak üzerini kaynar su ile doldurdu. Çaydanlığa tekrar su koyarak ocağın üstüne koydu. Sonra da bir tepsinin üstüne üç tane bardak ve çay tabağı bıraktı, şeker koydu ve eve geri döndü. İlhan’ın yokluğunda evde tek kelime yapılmadı tek bakış atılmadı. Zeynep kadın Efe İsmail’in elini tutup çeşmenin altına çekmişti ama aklına hiçbir şey gelmemişti. Efe İsmail de Zeynep kadın elini tutup suyun altına çekerken bir şey hissetmemişti. İlhan elindeki tepsiyi tezgâhın üstüne bıraktı.

--Bu masa ve sandalyeler burada kalsın, ana sen şunları bir siliver dedi.

Zeynep kadın masa ve sandalyeleri silmek üzere hareketlendi. Efe İsmail ise dikeldiği tezgâhın önünden olan bitene bakıyordu. İlhan kahvehaneden sırt sırta getirdiği iki sandalye daha getirdi, diğerinin yanına bıraktı. Sonra da eline temizlik bezini alarak anasına yardım etti. İkisi beraber kısa sürede temizlediler. Bu sırada Efe İsmail Masada oturuyordu. İlhan Efe İsmail’e,

--Abi diğer malzemeleri de getirelim mi diye sordu. Efe Oturduğu yerden kalkarak,

--Olur İlhan kardeş getirelim dedi. Zaten akşam olmadan taşımamız lazım.

İkisi beraber giderek Karyolayı getirdiler, İlhan anasına,

--Ana bizim getirdiğimiz eşyaların tozunu alabilirsen alıver dedi.

Zeynep kadın elindeki bez ile karyolanın tozunu almaya başladı. İlhan’la İsmail bu kez de Kahvehaneden sandığı getirdiler. Sonra gidip gardırobu getirdiler. Temizlenmesi biten karyolayı odadaki tekrar temizledikleri köşeye yerleştirdiler. Onlar gidince Zeynep kadın odanın zemin karolarını tekrar elden geçirdi temizledi. Efe İsmail ile İlhan kilimleri alıp geldiler, açtıklarında Zeynep kadın desenlerini pek beğendi. Kilimin birini odaya yatağın yanına serdiler. Kilimin bir kısmı karyolanın altında kalmıştı.  Temizlenen gardırobu da odaya duvarın yanına koydular. Tekrar giden İlhan ile Efe İsmail Sandık ve pamuk kilimi getirdiler. Onlar tahta sediri almaya gittiklerinde Zeynep kadın sandığı da sildi temizledi. Tahta sedir geldi, kapının önündeki yere kondu. Üstü ve yanları temizlenen sandığı yan yatırdılar ve sandığın ayakları da silindi, içeriye taşıdılar ve köşeye bıraktılar. İlhan ve anası tahta sediri de sildiler ve salonda giriş kapısının tam karşısındaki duvara yanaştırarak koydular. Diğer kilimi ise salonun temizlenen zeminine serdiler. Efe İsmail’in getirdiği Pamuk kilim de sedirin üstüne konuldu, kilimin yarısı sedirin önünü kapatacak şekildi sarkıtılmıştı. Eski yorganlardan yaptırdıkları iki kaba minderi de sedirin üzerine atınca oturacak güzel bir yer oldu.

Zeynep kadın getirilecek büyük bir eşyanın kalmadığını öğrendiğinde salonun geri kalan kısımlarını silip temizledi. Sonra da;

--Bundan sonra evin içinde ayakkabı ile dolaşılmayacak, talimatını verdi.  Artık ayakkabı ile dolaşmak yasaktı. 

Tekrar gidenler kovalı sobayı da getirip kapının girişinin sol tarafına tablası üzerine bıraktılar. En son olarak da Kahvehanedeki mutfak eşyaları ve çaydanlık geldi. İlhan Çaydanlığı tezgahın üzerine bıraktı ve ben iyice yoruldum dedi. Çıkıp sedirin üstündeki minderlerden birinin üstüne kuruldu. Efe İsmail de diğer mindere oturdu. Zeynep kadın doldurduğu çay bardaklarını iki eline alarak getirip Efe İsmail ile İlhan’ın önüne koyup şekerliği tuttu. İlhan şekerlikten şeker alıp bardağına koyduktan sonra Zeynep kadın bu kez de şekerliği Efe İsmail’e tuttu. Efe İsmail şekeri kaşıkla alıp kaldırdığı anda Zeynep kadının yüzüne baktı. Zeynep kadın kızararak gözlerini indirdi. Zeynep kadın kendisine de çay doldurmak üzere tezgâha doğru giderken İsmail’in gözleri kaçak onu takip ediyordu. Zeynep kadın bu bakışları bedeninde hissetti ve yeniden kızardı. Efe İsmail şekerini karıştırdığı çayını yudumladı ve arkasından bir birinci sigarası yaktı. Dumanını üflerken başını yukarıya kaldırdı ve öylece kaldı. Gözlerinin önüne rahmetlik karısı gelmişti. O da evde kaldığı günler çayını getirirken böyle işveli yürürdü. Çayını sessizce önüne bırakıp geri geri giderdi. Bunlar gözünde canlanırken birden eski karısının hayali Zeynep kadının hayaline dönüşüverdi. Sonra da arkadaş, kardeş dediği İlhan’ın anası, ana dediği kadın için bunları düşündüğü için kendine kızıp pişmanlık duydu. İçinden kendi kendine küfür etti. İlhan,

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 118
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 39
Kayıt tarihi
: 24.04.18
 
 

1977 Uşak Endüstri Meslek Lisesi,             2003 Isparta Mes. Yük. Okulu,            TKGM  Taşr..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster