Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ağustos '19

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
51
 

ÇYK/A-15 Kahvehanenin Tadilatı 2/6

 (Ekim 1976) 2/6

--Ben o filme gittiğimde ağladığımı kimse görmesin diye çok uğraşmıştım. Ama ne çok çile çekti küçük kız ya, bir ara yan taraftan bir ses duydum baktım üç dört kişi ilerde bir kadın hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Kocası da “karıcığım bu kadar üzülme, bu sadece bir film” diyordu.

--Hah işte kahvehanenin arkasındaki de işte öyle küçük, küçücük olduğundan ev değil de EVCİK. Bir de daha küçüğü var çocuk işi ona da evcilik deniyor dedi.

--Şimdi gayet iyi anladım dedi Efe İsmail, zaten bazı şeylerin küçüğü daha hoş oluyor dedi. Mesela ben kocaman tabancalardan hiç hoşlanmadım. Her zaman küçük ve zarif olanları alırım. Ama Çatal Yürek Nusret abim daha büyüklerinden hoşlanırdı. “tabanca dediğin attı mı kurşunu, gülle gibi dağıtmalı sizinkiler sanki mermi atmıyor da leblebi atıyor, tın tın ötüyor” derdi rahmetli.

--Senin Nusret abin de hep kaba kuvvetle mi iş yapıyordu arkadaş. Hiç mektep görmemiş miydi? Hep sert biriymiş gibi söylüyorsun dedi.

--Çatal Yürek Nusret abim İstanbul Erkek Sanat Enstitüsü mezunuydu, “Hem de Ağaç İşleri Bölümü” diyordu, “On ölçerim bir biçerim, biçtim mi de tam biçerim” diyordu. Bu yüzden de “Ben yapacağım işi yapmadan önce iyice ölçerim biçerim, hesabımı iyi yaparım. Kimsede hesabım kalmaz. Mutlaka hesabını görürüm, ya da hesabı yanlış yapanlara bu yanlışın hesabını sorarım” diyordu.

--İsmail abi bizim Cengiz usta ne zaman gelecekti saati belli miydi diye sordu İlhan.

--Saat demedimdi ben sadece akşam kahvehaneye gel de konuşalım dedim, akşam yemeğini yiyince gelir herhalde dedi.

Pencerenin altına konuşmaları dinleyen adam bu konuşmalardan sonra yine usul usul geldiği gibi duvardan ara yola atlayıp oradan da caddeye çıktı. Caddenin yetersiz ışıkları arasında karanlığa karışarak görünmez oldu.

Kimliği bilinmeyen karanlık adamın gidişinden on, on beş dakika kadar sonra karanlıkların içersinden bir adam belirerek caddede yürüdü yürüdü ve kahvehanenin karşısına gelince dönüp ön bahçe duvarının arasındaki kapı boşluğundan girdi. Dökülmüş çınar yapraklarına basa basa kahvehaneye yaklaştı yaklaştı ve kapıyı çalarak içeriye girdi.

--Selamünaleyküm dedi. Efe İsmail,

--Aleykümselam, Hoş geldin Cengiz usta dedi, şöyle buyur diye yer gösterdi.

Cengiz Kalafat efe İsmail’in gösterdiği sandalyeye oturdu ve cebinden birinci sigarası çıkararak Efe İsmail’e tuttu. İsmail paketten bir sigara çekti, adam bu kez de İlhan’a tuttu. İlhan

--Sağ ol usta ben kullanmıyorum dedi.

Adam paketi geri çekerek kendisi de paketten bir sigara çıkarıp dudaklarına koyduğu sırada Efe İsmail çakmağını çakarak ustanın sigarasına tuttu, Cengiz usta sigarasını yaktı sonra da Efe İsmail kendi sigarasını yaktı. Cengiz usta ağzındaki dumanı üfledikten sonra,

--Nasılsın Efe İsmail abi dedi.

--İyiyim Cengiz usta sen sağ ol dedi.

--Yeni yapacağımız yer burası değil mi diye sordu Cengiz Usta.

--Burası dedi Efe İsmail, burayı adam edeceğiz.

Cengiz usta, başını çevirerek etrafına baktı. Eline bir kül tabağı alarak duvara sürttü, tavana baktı. Çay ocağının yanındaki altındaki sıvaları kontrol etti. Efe İsmail’e dönerek,

--Buranın iç sıvalarını indirip yeniden sıvayıp boyamak lazım dedi. Bu sırada da elektrik ve su tesisatını da yenilemek lazım dedi. Pencerenin de her tarafı boyaları dökülmüş, bazı kısımları da çürümüş, pencerenin ve kapının da değişmesi lazım. Yani duvarlar kalacak ve geri kalan her şey yenilenecek. Yenileme işlemine çatı da dâhil edilecek. Bu da size baya tuzluya mal olur dedi.

Efe İsmail’in canı sıkılmıştı. Bu işin masrafı çok olacaktı. Acaba değer miydi? Tamirat işine kendi parası yetmeyecekti. Bu nedenle de,

--Cengiz usta biz bu sıvanın boyasını falan kazıyıp sıva dökülen yerlerine de yama yapsak nasıl olur, zaten dediğin gibi kapı ve pencerenin de değişmesi lazım. Bir de çay yapmak için yeni bir su kazanı alınması lazım. Elektrik su tesisatını hiç bilmiyorum, nasıl olur. Buraya fazla masraf çıkartmadan bir şeyler yapsak diyorum.

--Doğru söylüyorsun, şimdi benim dediğin gibi her tarafını yeni gibi yapmaya kalksan çok masraf gider. Ama senin dediğin gibi de yapılırsa fazla gitmez aynı masrafı bir iki yıl sonra tekrar yaparsın. Bu sizin bileceğiniz bir şey.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 118
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 39
Kayıt tarihi
: 24.04.18
 
 

1977 Uşak Endüstri Meslek Lisesi,             2003 Isparta Mes. Yük. Okulu,            TKGM  Taşr..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster