Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ağustos '19

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
15
 

ÇYK/A-16 Cemil Özener’in Gelişi 5/7

(1976 Yılı)  (5/7)

--Fazla yorgun değilim hem de fazla vakit kaybetmeyeyim dedi.

Adam vakit kaybetmeyeyim diyordu ama gitmiyordu. Yorgunum demişti fakat dinlenmek istemiyordu. Bu durum İlhan’ın garibine gitmişti. Biraz daha dikkat ettiğinde adamın gitmeye niyeti yokmuş da ayaküstü konuşmak istiyormuş gibi bir hali vardı. İlhan,

--Bana müsaade dedi.

 Kahvehaneye doğru yürümeye başladı. Adam ise iki üç adım kadar gerisinden gelerek konuşmaya çalışıyordu. İlhan ne yapacağını bilemiyordu ancak bu adamla konuşmaktan da hoşlanmıyordu. Kahvehanenin önüne gelince duvarın önünde durdu. Elindeki kâseyi duvarın üstüne koydu. Vakit öğlendi ve hava sıcaklığı Ekimin son günlerine göre mevsim normallerinin oldukça üzerindeydi. Adam kahvehane ne zaman açılacak, kim açacak gibi sorularına dolaylı olarak cevap ararken İlhan’ın sabrı tükendi ve beklemediği bir anda adamın karnına bir yumruk yapıştırdı. Yumruğu yapıştırırken de,

--Sen kimsin lan ibne, neyi soruşturuyon sen. Ağzımdan ne almaya çalışıyor yavşak derken sol yumruğu da adamın sağ çenesine oturttu. Adam sol tarafına doğru sendeleyerek üç dört adım attı, fakat düşmedi. Adam,

--Ne yapıyon sen yav dedi niye vuruyon bana derken kendine gelmeye çalışıyordu. Adam İlhan’a vurmak istemiyormuş gibi de bir hali vardı. İlhan ise sinirden yüksek sesle bağırıp küfrediyordu,

--Ulan yavşak kılıklı, ulan ibne kılıklı herif deminden beri kahvehaneyi kim açacak, ne zaman açacak, nasıl açacak diye sorular soruyon. Yoruldum diyon dinlenmiyon, susadım diyon su içmiyon sen benim ağzımı mı yokluyon ..öt lalesi senin amacın ne? Sen ne yapmaya çalışıyon?  

--Abi benim bir amacım yok.

Dışarıdan duyduğu gürültülere kulak kesilen Efe İsmail İlhan’ın küfürlerini duyunca kahvehanenin içinde bulduğu sobanın demirini eline alarak fırladı. Bahçenin önüne geldiğinde duvara dayanıp seyretmeye başladı. İlhan adamın üzerine gidip tam yumruğu yapıştıracağı sırada Efe İsmail bağırdı.

--İlhan bırak bırak.

İlhan eli havada dönüp Efe İsmail’e baktı, hiçbir şey anlamamıştı.

--Niye diye sordu. Bu yavşak ağzımdan laf almaya çalışıyor.

Bu sırada adam da arkasını dönüp baktı, Efe İsmail’i gördü. Efe İsmail yanlarına geldi ve İlhan’ın dövdüğü adamla sarıldılar. Ama sağlam sarıldılar. Efe ile adam kol kola kahvehaneye doğru yürüdüler. İlhan da hiçbir şey anlamamıştı ama Efe İsmail’in adamı çok iyi tanıdığını anlamıştı. Duvarın üzerindeki çorba kâsesini alarak arkalarından kahvehaneye geldi. Efe İsmail,

--Gel İlhan kardeş gel dedi. İlhan kardeş bu arkadaş bizim eski arkadaşlardan. Sana bahsetmiştim ya Gökgöz Cemil. İlhan elini uzattı ve

--Hoş geldin birader dedi. Tanıyamadım kusura bakma.

--Nasıl tanıyacaksın İlhan, dedi Cemil hiç görüşmedik ki. Fakat yumrukların sağlammış. Az daha çenemi kıracaktın. 

Efe İsmail eski günlere dönmüş gibi sevinçliydi. Cebinden sigara paketini çıkararak Cemil’e sigara tuttu. Cemil bir sigara alarak yaktı. İsmail de bir sigara yaktı. Sigara dumanları kahvehanenin boya kokan havasına ağır ağır karışırken masada da sohbet koyulaşıyordu.

--Bunca zamandır nerelerdeydin diye sordu Efe İsmail.

--Nerede olacağım İsmail abi dedi Cemil, orda burada sürtüyordum. Kahvehanelerde garsonluk yaptım, halde hamallık yaptım, bir ara pavyonda çalıştım. Fakat hiçbir iş bana zevk vermedi. Yani hiçbir işte dikiş tutturamadım, bendeki bu asabiyet, fevri davranış bana çok zarar verdi. Durmadan birileri ile dalaştım durdum, karı bile bu yüzden kaçtı gitti, dedi Cemil.

--Deli Gökgöz Evlendin mi yoksa?

--Evlendim evlenmesine ya, bir türlü alışamadım evliliğe. Ben alışmışım haytalığa, hiçbir kadın da çekmez benim gibi birini. Evlendikten sonra iki yıl zor dayandı karı bana. İki yıl sonra bir gün eve sarhoş geldiydim baktım karı uyuyor. Kalk dedim karıya, karı kalkmak istemedi, kalk dedim kalkmadı. Bağırdım çağırdım, bu arada üç beş de tokatlamışım ben bunu sonra da sızıp kalmışım. Sabah bir kalktım baktım karı falan yok. Kayınpederin evine gittim karı orada, gel dedim gelmedi. Gel dedim gelmedi, zaten çocuk ta olmamıştı boş ol dedim geri döndüm geldim. Zaten aramızda resmi belediye nikahı da yoktu. Herkes kendi yoluna gitti.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 117
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 39
Kayıt tarihi
: 24.04.18
 
 

1977 Uşak Endüstri Meslek Lisesi,             2003 Isparta Mes. Yük. Okulu,            TKGM  Taşr..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster